Tebrizli Şems Dediki
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
10 Åžubat 2012, 08:49:58
12196 Mesaj 2632 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  Tebrizli Åžems Dediki 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 8 9
Gönderen Konu: Tebrizli Åžems Dediki  (Okunma Sayısı 29467 defa)
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #75 : 05 Ekim 2009, 11:44:17 »

Adamın biri ölmüştü. Nevvahe (kiralık ağlayıcı) getirdiler. Ölü sahiplerinden sordu: «Merhumun hünerlerini söyleyiniz. Bilgisi var mıydı?» «Hayır,» dediler. «Zâhid, âbid bir adam mı idi?» «Hayır.» Nevvahe yüzünü kıbleye çevirerek tekrar sordu: «Fakire, fıkaraya, yoksullara, bakış görüş eder mi idi?» «Hayır,» dediler. Hülâsa her ne sordu ise «hayır» dan başka bir cevap alamadı. Sorduğu şeylerden de bir nişan bulamadı. Şöyle bir ezgi ile ağlamaya başladı: «Ey şaşkın gelip şaşkın giden zavallı!


Åžems-i Tebrizi - Makalat



İzahat: Cahiliye devrinde araplarda yaygın bir gelenekmiş, cenazelerde parayla ağıtçı kiralamak. Tabi bu İslâmla birlikte yasaklanmış. Ancak başta Mısır olmak üzere bu gelenek halen devam etmektedir. Bu bilgileri verdikten sonra, bu dünya hayatında hiç bir iyi iş işlememiş, hayra vesile olmamış biri için "şaşkın ve gafil" denmezde ne denir.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #76 : 10 Ekim 2009, 10:36:19 »

         Veys-EI-Karanî (Allah ondan razı olsun). Hazreti Muhammed'in (S.A.) huzuruna eriÅŸemedi. Peygamberin saÄŸlığında, sudan topraktan ayrılmadı. Ama aralarında perdeler kalkmıştı. Onun mazereti, annesine yardım etmek idi. O iÅŸi de yine Allahnın ve peygamberinin iÅŸaretine uyarak yapıyordu. Ömer'le bazı dostlarının onun halinden haberleri vardı. DemiÅŸti ki, EÄŸer benden sonra gelirse (M. 331) onun iÅŸareti şöyledir. Benden ona selâm söyleyin, fakat onunla fazla konuÅŸmayın. Peygamber dünyadan göçtükten sonra, Veys'in annesi öldü. Büyük Sahabelerin hazır bulunmadığı bir sırada Hazret! Muhammed'in (S.A.) türbesini ziyaret etti. Sahabeden bir kısmı onun ahvaline dair birçok sorular sordular: O da cevap verdi, mazeretini söyledi. Bunlar dediler ki: Ana baba ne demektir? insan Allah Peygamberinin katma varmakta nasıl olur da kusur gösterir? Biz ve dostlarımız bütün yakınlarımızı, Hazret! Muhammed'in (S.A.) sevgisi uÄŸrunda öldürmeyi sivrisinek öldürmekten daha kolay sayarız. Veys, ne kadar mazeret gösterdi ise, ziyaret edememesinin sebebinin, yine Hazre-ti Muhammed'in (S.A.) iÅŸareti ile olduÄŸunu, nefsinin ve mizacının havası ile olmadığını söylediyse de anlatamadı. Onlar daima Veys'i suçlamaya uÄŸraÅŸtılar, sözü uzattılar. Nihayet Veys, yüzünü onlara çevirdi ve dedi ki: Sizler ne zamandan beri Hazret! Mustafa (S.A.) ile düşüp kalkıyorsunuz? Her biri ayrı ayrı ÅŸu kadar seneden beri diye cevap verdiler ve dediler ki: O günlerin her biri bin yıldan daha deÄŸerlidir. Bunu nasıl hesap edelim?

Åžiir:
Kendini bir an için sevgili ile baş başa bulursan,
Bir ömür boyunca nasibini ancak o an içinde alırsın!
O dakikayı sakın elden çıkarmamaya bak!
Çünkü böyle bir anı bir daha pek az bulursun.

          Veys dedi ki: Åžimdi soruyorum sizlere, Hazreti Mustafa'nın (S.A.) niÅŸanı ne idi? Bir kaçı boyu şöyle idi, yüzü rengi böyle idi diye anlatmaya baÅŸladılar. Veys, onları sormuyorum dedi. Şöyle gönlü alçak, böyle cömert, gece gündüz şöyle ibadet ederdi. Kur'an'ın "Geceleri biraz kalk," (Müzemmil Sûresi, 3) hükmüne göre namaz kılardı, dediler. Bunları da sormuyorum, dÅŸdi. Bazıları da, ilmi şöyle idi, mucizesi böyle idi, dediler. Bunları da sormuyorum, dedi. (M. 332) EÄŸer sahabelerin uluları orada olsalardı, o asla bu .soruları sormayacaktı. Çünkü onlar da onun niÅŸanını görüyordu, iÅŸitmek, gözle görmek gibi deÄŸildir.

Åžiir:
Yüzümü zamane altını gibi gör de sorma!
Bu göz yaşını nar daneleri gibi gör de sorma!
Evin içinde neler olduğunu benden sorma,
Dergâhın kapısında kan gör de sebebini araştırma!

         Sahabeler bu soruların karşılığını vermekten aciz kalınca, biz bu niÅŸanlardan baÅŸkasını bilmiyoruz, ÅŸimdi sen söyle, dediler. Veys cevap vermek için aÄŸzını açacağı sırada on yedi kiÅŸi yüz üstü düştüler. Baygın bir halde kendilerinden geçtiler, ötekilerde de bir yufka yüreklilik, bir aÄŸlama belirdi. Bir şöy söylemelerine imkân olmadı. Zaten hiç kimsede de dinleyecek hal kalmamıştı.

Åžems-i Tebrizi  -  Makalat


İzahat: Veysel Karani hazretleri, sahabe-i kiram efendilerimiz gibi Hz. peygambere uymakta ve yaÅŸantısını onun yaÅŸantısına benzetmekte büyük titizlik  göstermekteydi. Uhud savaşında efendimizin diÅŸinin ÅŸehit olduÄŸu haberini alınca, hangi diÅŸinin ÅŸehit edildiÄŸini bilmediÄŸi için, Hz peygamberin kullanmadığı diÅŸi ben nasıl taşırım diyerek, aÄŸzındaki bütün diÅŸleri çektirmiÅŸtir. Burada da bu anlatılmaktadır.
AÄŸlayan AÄŸlayan AÄŸlayan
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #77 : 11 Ekim 2009, 13:52:04 »

Şahab'ın yanına geldiler, binlerce akla yakın sözler dinlediler. Ondan faydalandılar, secde ettiler. Dışarı çıkınca dediler ki: bu bir felsefecidir. Her konuda bilgin olan bir filozoftur. Ben onları kitaptan sildim. O her şeyde bilgin olan ancak Allahdır dedim ve şöyle yazdım: Filozof çok şeylerde bilgindir. Kıyameti anlatırken, dedi ki: Bir gün feleğin dönüşü hareketini durdurursa, kıyamet o zaman kopar. Âlem nasıl yerinde durabilir? dedim. Derler ki peygamberler hikmet ehlidirler, ancak halkın maslahatı icabı böyle söylemişlerdir. Hazreti Ali'nin buyurduğu gibi, eğer iş senin dediğin gibi ise, hep kurtulduk demektir. O konuda insanlar acizdir. O bahsi konuşmaktan kaçınmak ve bu konuyu kesip atmak gerekiyor. Bu, Kur'an'da buyurulduğu gibi, "Bir gün yeryüzü başka bir yerle değiştirildiği, gökler altüst olduğu zamanda ancak herşeyi yok eden tek Allah kalacaktır," (K. 14/39) ve buna benzer ayetlerde ve yine, "O gün, gökleri kitap yaprakları gibi katlarız." (K. 21 /104) anlamındaki âyette de anlatılmıştır. Şimdi bu görünen yeryüzünü ortadan kaldırır ve gökleri bir araya toplarlarsa, o zaman ne olacaktır? Nihayet bunlar olacaksa o bilginler neyi hesap edecekler. Bunların gereği de yok.
 
 
Åžems-i Tebrizi  -  Makalat
 
 
İzahat: Allah (c.c) hazretleri bazı gaybi bilgileri kullarından saklamıştır. Bunların başında ise "Kıyamet" gelmektedir. Mü'minler bu tür meselelere gayben inanırlar. İnsanlardan bir kısmı ise, bu tür haberlerin inceliklerinin peşine düşer. Bütün bir ömrü bu gibi gizemli meseleleri araştırmakla geçer. Bazıları halk nazarında muteber, akla ve bilime uygun bilgilere de sahip olabilirler. Ama bunların tamamı bir görüşten, karanlığa bir taş fırlatmaktan başka bir şey değildir.
 
Çok bilmek hüner değil, güzel ve salih bir kul olabilmektir marifet. Çok bilginin de hesabı var. Kul o güne eli boş gidiyorsa, kıyametin vaktini ve ne şekilde kopacağını bilse ne çıkar? Alemin kıyametinden ziyade, kişinin kendi kıyameti (ölümü) ne ne hazırlık yaptığına dikkat etmesi daha efdaldir.
 
İşte şeytan, kişiyi bu tür gizemlerin peşine düşürür de, ahirete hazırlık yapmasından gaflete düşürür. Oysaki Rab'bimiz (c.c) defaatla bizlere "gafillerden olmayın" der. Allahu alem...
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #78 : 12 Ekim 2009, 18:38:22 »

Bir ge'nç Kuran öğrenmek istiyordu. Çok zahmet çekmiş, Kuran'ı ezberlemişti. Ama hâlâ arzusu vardı. En iyi
Kuran okuyan öğretmen kimdir? Diye soruyor ve Allah'a yalvararak Kur'an uzmanı ve Allah adamı has kullardan bir öğretmenle tanıştırmasını diliyordu. Ansızın Bağdat'ta bir öğretmenin olduğu haberini aldı ve derhal yanına gitti. Ezberindeki her âyeti ona tekrar ediyor o da şöyle oku böyle oku diye düzeltiyordu. Kuran öğrencisi baktı ki ömrünü boşuna harcamış, işe yeniden başlamak gerekli. Ne olursa olsun dedi, öğrenci, öğretmene karşı şu şartı ileri sürdü: benim babamın adeti her sahife için bir altın vermektir. Öğretmen, peki, dedi. Genç öğrenciye Kuran'ın sırlarını öğretiyor, o da, altınları gönül hoşluğu ile veriyordu. Ama bir gün geldi ki verecek altını kalmadı. Baba üzülüyordu. O sırada bir ihtiyara rasladı, üzüntüsünün sebebini sordu, ahvali anlatınca ihtiyar güldü. Onu evine götürdü, misafir etti. Baba (M. 312) canının sıkıntısından yemek yemiyordu. ihtiyar sizin o öğretmeniniz benim oğlumdur, dedi, senin verdiğin altınlar da şu halının altındadır. Oğlumun altına ihtiyacı yoktur. Hazret-i
Peygamber, "Kuran'ı güzel ses ve ahenk ile okumayan bizden değildir," buyurmuştur. Bizim altınımız Kuran'dır, mülkümüz, kuvvetimiz ve varlığımız Kuran'dır.


Åžems-i Tebrizi  -  Makalat



İzahat: İnsan bütün bir ömrünü Kur'an ve Kur'ani hakikatleri öğrenmeye adasa güzel bir iÅŸ yapmış olur. Bütün bir servetini bunun için harcasa güzel bir iÅŸ yapmış olur. Sırf bu maksatla hicret etse güzel bir iÅŸ yapmış olur. Kâmilen Kur'an-ı Kerim'e  bende olmak, peygamerimiz (s.a.v), ashab-ı kiram ve Allah'ın (c.c) sevdiÄŸi kullarına nasip olmuÅŸ bir zinettir. Bu nedenle ondan daha deÄŸerli ve kıymetli bir ÅŸey yoktur.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #79 : 13 Ekim 2009, 12:59:33 »

Hazreti Ömer', bir gün Tevrat'tan bir parça okuyordu. Hazreti Muhammed (S.A.), kitabı Ömer'in elinden çekti, «Bunu bırak!» dedi. «Eğer bunun sahibi yani Tevrat kendisi için indirilmiş olan Musa (a.s) sağ olsaydı, oda ancak bana uyardı, bir kahraman gelmiş, bütün bu işleri altüst etmiş; kendi kurduğu dinin nimet sofrasını açmıştır. Hiç kimse onun yolunda rızıksız ve nasipsiz kalmamıştır. Nasıl olur ki Muhammed'in (S. A.) devrinde Musa'dan (a.s) söz açılsın.
 
 
 
Åžems-i Tebrizi  -  Makalat
 
 
 
 
İzahat: Hepimizin bildiÄŸi gibi, Medine-i Münevvere ve yakınlarında ehl-i kitap'tan olan topluluklar vardı. Bazı sahabe efendilerimiz (Allah (c.c) cümlesinden razı olsun) ehl-i kitaptan kiÅŸilerin sohbetlerine katılıyorlardı. Halbuki bu suyun görüldüğünde teyemmümün bozulması gibidir. Hz peygamberle birlikte, ilâhi nizam son ve evrensel ÅŸeklini almıştır. DoÄŸal olarak Hz Musa (a.s) zamanın da  Hz Harun kendisine nasıl tabi olduysa, eÄŸer peygamber efendimizin zamanında Hz Musa saÄŸ olsa idi, Hz Muhammed (s.a.v) efendimize tabi olmaktan ve Kur'an-ı Kerim'in bendesi olmaktan baÅŸka yapmayı arzulayacağı birÅŸey yoktu.
 
Çünkü peygamberler, Allah'ın (c.c) razı olmayacağı hiç bir fiili yapmayı istemezler. Bu nedenle, o dönem de ve bu dönem de Allah'ın (c.c) rızası, Kur'an-ı Kerim'e ram olmaktan geçmektedir. İşte bu nedenden dolayı Hz Ömer efendimizin şahsında, aslında bütün ümmet-i muhammed ikaz edilmiştir. Allah'u alem...
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #80 : 14 Ekim 2009, 20:20:13 »

Bâyezid ve başkaları gibi büyük ariflerin sözlerinden anlaşılıyor ki, onların sözlerinde başka bir mana vardır. Bu
sözlerle uğraşmak bir perdedir. Bu gidiş başka bir gidiştir. Dediler ki: «Bu niçin başka bir şey olsun?» Ben de cevabı verdim: Diyelim ki, sen bizim sözümüzü dinlerken yüreğine soğukluk geldi. (M. 18) îşte o, böyle bir şeye perde olur.


Åžems-i Tebrizi  -  Makalat


İzahat: Bayezid-i Bistami (k.s) gibi bazı büyüklerin, seyr-i sülûkları'nın belirli zamanlarında sarfetmiÅŸ oldukları bazı sözler vardır ki, bunlara ÅŸatahat, ÅŸathıye diyoruz. Forumumuzun "Tasavvuf Bölümünde" bu konu ile ilgili bir yazı bulunmaktadır. Bu tür sözler bazen insan nefsine hoÅŸ gelebildiÄŸi gibi, ağırda gelebilmektedir. YetiÅŸkin bir insanın kaldırdığı yükü, nasıl ki bir bebek kaldıramaz ise, o insanların yaÅŸadıkları bir hâl neticesin de sarfettikleri sözleri, bizler de  anlayamayız. Her ne kadar bu sözlerin taliplileri çoksa da, Hazret o taliplilere ihtaren şöyle demiÅŸtir;

Coşkunluk fırtınalı bir deniz ise, sukût o denizin dibindeki inci gibidir. (B. Bistami k.s)
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #81 : 15 Ekim 2009, 19:10:56 »


Bazan insanda bir ayıp olur ki bin hünerini örter; halbuki bir hüner gerekir ki bin ayıbı örtsün. Bir insan da vardır ki, hiç bir eksik tarafı yoktur ama kincidir. Bu hal bütün hünerlerini örter. Sonunda, «Sana lanet osun!» hitabına hak kazanır. İyi adamın gözü ayıbı görmez.


Åžems-i Tebrizi - Makalat


İzahat: Bir kişi düşünün, beş vakit namazını kılıyor, nafileleri de eda ediyor. Hergün ise oruçlu, Geceleri çok az uyuyor ve devamlı Kur'an okuyor. Ancak zalim ve gaddar. Etrafındakilere yaptığı zulmün haddi hesabı yok. İşte onun o gaddarlığı, bütün iyi yönlerini örtmeye yeterde artar bile.

Oysaki, mü'min muhabbet oluğudur. Alemle, bitkilerle, hayvanlarla ve insanlarla ülfet ve muhabbet içerisinde yaşamalıdır. İnsandaki bu muhabbet ise, onun bütün ayıplarını örtmeye yeterde artar bile. Eskiden Şeyh efendiler bir kişiyi müridliğe almadan önce, çevrenin temizliği ile vazifelendirir, hayvanların bakımıyla vazifelendirir, insanların hizmetiyle vazifelendirir, ondan sonra samimiyetini izhar, rüşdünü ispat edenleri müridliğe kabul ederlermiş.

İşte aleme muhabbet nazarıyla bakan kişi, ayıp ve kusur arayan gözü kendisinde barındıramaz, öyle bir bakışı kendisine yakıştıramaz. Etrafında ayıp ve kusur aramayan bir zat, toplumda ifsad eden değil, muslih (ıslah) olan bir zat olur. Allahu alem.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #82 : 16 Ekim 2009, 19:59:06 »

İyi insan dert ortağı olur, iyi insan cana yakın, tatlı bir insan olur.


Åžems-i Tebrizi  -  Makalat


İzahat: Dertliyiz hepimiz! Allah'a (c.c) olan kulluk ahdimiz de tam duramıyoruz. Dertliyiz elbette, Hazreti Rasulün kudsi nefesinden feyizlenemiyoruz. Dertliyiz mutlaka, günahın, cehaletin, zilletin, vefasızlığın içerisinde kaldık ve son nefesimiz de imansız gitmekten korkuyoruz. Dertliyiz belki, gerçekte neyin dert olduğunu bilmediğimiz için.

Ey Allah'ın (c.c) kulları, uyanık olun. Dünyanın kendi gibi derdi ve elemi de yalandır. Sizler sakın bu yalana inanmayın. Zihninizi be kalbinizi bu dünyaya ait üzüntülere açmayın. Derdiniz, dininize ve imanınıza yönelik değil ise, o dert falan değildir. O iblisin, zihninize ve kalbinize çektiği, elem sürmesidir. Hakikati idrak etmenizi engellemek için.

İşte, derdi Allah (c.c) olan kullar, etraflarında dünya derdi çekenlerle karşılaştıklarında, onların gözlerini açar, dertlerinin dert olmadığını onlara gösterir. Dünya derdini yüklenenler, böyle birisini gördüklerinde içlerine rahatlık çöker, gönlündeki elem zeval bulur.

Mü'minin başı Rabbine eğilir, derdi dünyaya değil.

Şu dünyanın sevinci de fani, derdi de fani. Mü'mine bunlara kapılmak yakışmaz.

Derdi Allah (c.c) olanlara ise, Allah (c.c) büyük mükâfatlar verir. Çok büyük sıkıntıların ardından, efendimize (s.a.v) Mirac gibi bir ihsan da bulunduÄŸu gibi. Allahu alem.   
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #83 : 20 Ekim 2009, 20:26:26 »

Bazı âyetleri tefsir etmiyorlar. Yani gerekli görmüyorlar. Asıl gerekli olan şey, senin kendini kurtarmandır.


Åžems-i Tebrizi  -  Makalat
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
inci
Ziyaretçi
« Yanıtla #84 : 24 Ekim 2009, 14:23:12 »

böyle bir konu başlatıp şems-i tebrizinin sözlerini burada yayınlamanız çok güzel olmuş. son zamanda yayına çıkan elif şafak ın aşk kitabında şems-i tebrizinin geçmesiyle insanların şems-i tebriziye olan merakı arttı ama ne yazıkki çoğunlukla yanlış bilgilendirme yapılıp şems-i tebrizi ile belki hiç alakası olmayan şeylerde söylenmekte eğer mümkünse bu zatın hayat hikayesini de yazabilirseniz ne güzel olur. özellikle kimya hatun ile evliliği. bu konu birçok kitapta farklı farklı anlatılır. eğer bir bilginiz varsa bilgilendirirseniz sevinirim. Allah razı olsun
Logged
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #85 : 24 Ekim 2009, 15:17:33 »


Hazrete ait sözleri yayınlıyor olmamızdan duyduÄŸunuz memnuniyet bizi de memnun etti. Evet, dönem dönem Åžems-i Tebrizi hazretleri bir ÅŸekilde insanların gündemine gelmekte.  İnsanlar, o güzel ÅŸahsiyet'i gündeme getiriken, kendi "benceleri ve pencereleri" ile getirmekte ve aslıyla aynı olmayan bir kimlik karşımıza çıkmaktadır. Galiba buna hayal edilen Åžems demek uygun olur. Kimileri de, onu bir roman bir hikâye kahramanı yapmakta ve bunun da aslı ile aynı olduÄŸunu söylemek çok zor. Biz de, bu bilgi kirliliÄŸinin önüne geçebilmek amacıyla, Åžems-i Tebriz-i Hazretlerini, kendi kelimeleri ile ortaya koyup, taliplilerine tanıtmaya çalışıyoruz. Umarım bunda da, faydalı oluyoruzdur. Hayatı ile ilgili müstakil bir çalışma yapılmalı belkide. Bu konuda bizi yeni bir çalışmaya sevkedecek olmanız nedeniyle de bizde size teÅŸekkürlerimizi sunuyoruz.
 
Allah (c.c) cümlemizden razı olsun. 
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #86 : 25 Ekim 2009, 21:02:27 »

Onları kıyamet gününde getirdikleri vakit, mezarlarının yanına götürdükleri gibi yüz bin nur ışığı görürler. Ölüm
meleği ne gezer, onlar için hayat meleği vardır. Mezar nerede? Onlara göre kurtuluş; mezardan ve zindandan kurtulma vardır.

Dünya müminin zindanıdır. Birine deseler ki: «Bu zindandan dışarı çıkarsan Sultanın dostu olacaksın, onun
yanında, onunla birlikte taht üzerinde oturacaksın.» Adam gelir gırtlağıma sarılır «Bu zindandan kurtulacağım» diye boğazımı sıkar. Eğer gerçek müminlerden iseniz ölümü dileyiniz. Onları kıyamet meydanına getirseler, kıyamet ne hale döner. O gün gizli işlerin açıklandığı gündür. Onların gizli sırları haktır, hak ise açıklanır.


Åžems-i Tebrizi - Makalat


İzahat: Rabbimiz olan Allah'ın (c.c) isimlerinden ve sıfatlarından bir tanesi "Settar" dır. Yani örten ve gizleyen, gizli olanı açığa vurmayandır. Eğer Allah (c.c) bu dünya hayatındaki gizli halleri örten olmasaydı, insanlar günahlarının aşikârlığından sokağa çıkamazlardı. Aynı şey Allah'a (c.c) sevdalanan, O'na aşık olan kulların bu hallerini ve işin hakikatini saklamaları noktasında da aynıdır. O aşık-ı sadık kulların, cisimleri nur, gönülleri nur, kabirleri nur, haşirleri nur ve makamlarıda cennette nurdur.

Kıyametin kopup, haşir olayının vuku bulduğu gün, mücrimlerin yüzleri kararmışken, onların yüzleri nurludur. Gizli hallerin açıklandığı o gün, kimilerinin fısk-ı fücuru ifşa edilirken, bu Hak'kın (c.c) aşık kullarının açığa çıkartılacak gizli halleri "aşkullah, muhabbetullah" tır. Tasavvuruna bile, binler ömür feda edilmezmi? Belki bu dünya hayatında kınadığımız, hakir gördüğümüz nice kişi, o er meydanında hak aşığı çıkacaktır. Sözlerimi sözlerin en güzeliyle sonlandırıyorum.

Ey iman edenler! Sizden her kim dininden dönerse (bilsin ki) Allah, öyle bir topluluk meydana getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler. Onlar müminlere karşı alçak gönüllü (şefkatli), kâfirlere karşı onurlu ve zorludurlar. (Bunlar) Allah yolunda cihad ederler ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmazlar (hiçbir kimsenin kınamasına aldırmazlar). Bu, Allah'ın, dilediğine verdiği lütfudur. Allah'ın lütfu ve ilmi geniştir. Maide 54
 
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #87 : 03 Kasım 2009, 13:01:15 »

Ben senin işin için elli sefer yolculuk yapayım. Yapacağım yolculuklar da sırf senin işini yoluna koymak içindir. Yoksa benim için ne fark var? Rum ülkesinden Şam'a gideyim, yahut Kabe'de veya istanbul'da olayım, aynı şeydir. Ancak şu vardır ki, ayrılık insanı pişirir, düzeltir.


Åžems-i Tebrizi  -  Makalat




İzahat: Şems'in Konya'dan ilk ayrılıp gitmesini bir çok kişi ve yazar, ölüm korkusuyla ve aldığı tehditler neticesinde gerçekleştirdiğini düşünür ve kabul ederler. Bu çok büyük bir yanılgı ve hazreti Şems-i tanımamaktan kaynaklanan bir zandan başka bir şey değildir. Hazret eğer Konya'dan ayrılmışsa bunun tek bir nedeni vardır. O neden ise, aşk ateşinde yanmakta olan Mevlana hazretlerini, bu defada ayrılık ateşinin içerisine atıp kül olmasını sağlamak, benliğinin yok olmasına yardımcı olmaktır. Sonrasında ise vuslatı yani kavuşmayı yaşatmaktır. Bu sözleri ifade ettikten sonra;

İnsanoğlu da, ruhlar aleminden bu aleme bu ayrılık maksadıyla gelmiş, ayrılık ateşinde yanması ve sevgiliye ifade ettiği sevgisini ispat etmesi istenmiştir. Özlem duyacaktır geldiği beldeye, özlem duyacaktır Rabbine (c.c). Eğer gerçekten aşk ehliyse, ayrılıp düştüğü beldenin güzelliklerini gözü görmeyecek, onlara kapılıp asıl vurgunu olduğu yeri unutmayacaktır, tabii gerçekten aşık-ı sadık ise. Eğer değilse, vuslat anında (ecel, kıyamet, haşr, mizan ve sır'at) kavuşma hazzını tadamayacak, tıpkı cehennem ehlinin dünyaya dönmeyi arzuladığı gibi bir hale düşecektir.

DoÄŸrusunu Allah (c.c)  bilir. 
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #88 : 05 Kasım 2009, 21:40:37 »


Sordular: «Televvün (değişiklik) bu mudur ki, bir saat ibadetle meşgulüz, bir saat de yiyip içmekle? O, nefsin riyazatıdır. Bu da nefsin terbiyesi.»

«Hayır, bu nebiler ve velîler içindir,» dedi. Kalktı ve dedi ki: «Nebiler ve velîler yemek yerken de ibadet halinde ruhlarını terbiye ederler. Nefislerini değil.


Åžems-i Tebrizi  -  Makalat


İzahat: Öncelikle kulluk namaz, oruç, hac, zekât vs gibi belirli vakitlerde yapılan ibadetlerin icrası ile sınırlı değildir. Allah'a (c.c) kulluk "yaşadığımız 24 saatlik zaman dilimi içerisinde Allah'ın (c.c) rızasına aykırı hiç bir şey yapmamaktır". Allah'ın (c.c) peygamberleri O'nun seçkin kullarının seyyitleridir. Onlar (aleyhimüsselam) Allah'ın (c.c) rızasına aykırı tek bir nefes almayı doğru görmezler. Allah'ın (c.c) bu seçkin kullarının arkasından gelen evliyalar taifesi ise, hallerini onlara benzetmeye çalışmakla aynı yola ve niyete kastetmiş durumdadırlar.

Halkın geneli ise, ibadet ve kulluk kavramlarına böyle yaklaşmayıp, 5 vakit namazını kılar, orucunu tutar, 3 öğün yemeğini yer ve etliye sütlüye karışmaz. Tabi bunu yapmayanlarda vardır. Allah (c.c) cümlemizi, peygamberlerinin ve sevdiği evliyaullah kullarının arkasından ayrılmayanlardan eylesin. Âmin Ya Muin
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
kanatsız_mlk**
Ziyaretçi
« Yanıtla #89 : 28 Kasım 2009, 23:34:13 »

****
** Hakkın karşına çıkardığı değişimler direnmek yerine,,
** Teslim ol...!!
** Bırak hayat sana rağmen değil..
** Seninle bereber aksın.
** ''Düzenim bozulur,,Hayatım alt üst olur'' diye endişelenme..!!
** Nereden biliyorsun;
** Hayatının altının üstünden iyi olmayacağını....
Logged
Sayfa: 1 ... 4 5 [6] 7 8 9
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  Tebrizli Åžems Dediki « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: