Sünnet ve Çeşitleri
Sünnetin sözlük anlamı,
“yol, gidiş, tabiat, prensip, kanun” demektir. Terim anlamı ise,
Peygamber Efendimizin (a.s.) söz, fiillerinin ve takrirlerinin tümü mânâsına gelir. Resulûllah Efendimiz (a.s.), Allah’ın sevdiği ve razı olduğu örnek insandır. Ona uymayan kimsenin Allah sevgisi bir yanı ile eksik kalmış olur. “
De ki, Allahı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah çok bağışlayan ve esirgeyendir.” ( Al-i İmran Sûresi, 31), ayet-i kerimesi bize Efendimizin (a.s), Rabbimiz katında kıymetini, değerini göstermektedir. Bunun yanında
“Sen olmasaydın, sen olmasaydın alemi yaratmazdım” hadis-i kutsisi de yine aynı manayı ihtiva etmektedir.
Efendimiz (a.s.), sünnetini ihya edenleri şu hadisi ile müjdeliyor:
“Fesad-ı ümmetim zamanında kim benim sünnetime temessük etse; yüz şehidin ecrini, sevabını kazanabilir.”
Peygamber Efendimizin(a.s.) sünnetleri muhteva bakımından iki kısmdır:
1)Sünen-i Hüda
2)Sünen-i Zevaid 1-Sünnet-i Hüda:
Buna sünnet-i müekkede de denir. İslam dininin şiarıdır, başka dinlerde yoktur. Peygamber Efendimiz (a.s.) bunları devamlı yapmış, nadiren terk etmiş ve terk edenlere de bir şey dememiştir. Ara sıra terk ettiği sünnetlere de (gayri müekkede) denir. Müekked sünneti, özürsüz [mazeretsiz] devamlı terk etmek mekruhtur, küçük günah olur. Namaz içindeki müekked sünnetleri terk etmek ise tahrimen mekruhtur.
2-Sünnet-i Zevaid: Peygamber Efendimizin (a.s.), ibadet olarak değil de âdet olarak devamlı yaptığı şeylere denir. Zevaid sünnetleri terk etmek mekruh değildir.
Peygamber Efendimizin (a.s.) giyiniş şekli, iyi şeyleri yapmaya sağdan başlaması gibi şeyleri sünnet-i zevaiddir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
“Farza bağlı olan ve olmayan sünnet vardır. Farzdaki sünnetin aslı Allah’ın kitabındadır. Bu sünneti, [sünnet-i hüda’yı] almak hidayet, terki ise dalalettir. Diğer sünneti [sünnet-i zaide’yi] almak fazilet, terki ise günah değildir.
Efendimizin sünnetlerini hayatımızda uygulamaya çalışmak hayatımızın düsturu olmalıdır.Belki bir çoğumuzun bildiği ve uyguladığı sünnetlerden bir kaçını zikredelim: 1. Hediyeleşmek ve gelen hediyeye aynıyla veya daha güzeliyle karşılık vermek.
2. Az gülmek, gülünce kahkaha ile değil, tebessüm ederek gülmek. Mütebessim olmak.
3. Çoğu zaman susmak, tefekkür etmek, ihtiyaç olunca konuşmak.
4. Konuşmaya Allah’ın adıyla başlamak ve Allah’ın adıyla bitirmek
5. Uyku için yatınca önce sağ tarafına yatmak, sağ yanağını sağ avucunun içine koymak ve o günün muhasebesini yapmak. yüzükoyun yatmamak.
6. Beyaz giymek.
7. Misafire elinde bulunandan ikramda bulunmak. Misafir ve ziyaretçileri temiz bir kılık kıyafetle karşılamak.
8. Pantolonu oturarak giymek.
9. Tırnak kesmeye şehadet parmağından başlamak ve tırnağını Cuma günü kesmek.
10. Yemeğe tuz ile başlamak ve sofrada sirke bulundurmak.
11. Ayakkabıyı giymeden önce ters çevirmek.
12. Güneş doğduktan sonra bir miktar uyumak.
13. Biri seslendiğinde seslenene doğru bütün vücudu ile dönmek.
14. Abdest aldığında ve mescide girdiğinde namaz kılmak.
15. Cevizi peynirle yemek, Üzümle ekmek yemek.
16. Gömleğin düğmelerini aşağıdan yukarı doğru iliklemek, çözerken yukarıdan aşağı doğru çözmek.
17. Çocuklara karşı çok merhametli olmak.
18. Bir yere yaslanmadan yemek yemek.
19. Ayaktayken öfklendiğinde oturmak. Otururken öfkelendiğinde yatmak. (Böylece öfkeden sakinleşmek kolayca mümkün olur.)
20. Selamı yaymak.selamla birlikte samimiyetle, tebessüm ederek musafahada bulunmak. Efendimiz (a.s.) unutulmuş, uygulanmayan sünnetlerini,hatırlayan ve uygulayanları müjdelemiştir. O’nun (a.s.) sünnet-i seniyyesi ile yaşayan ve şefaatine erişenlerden olma temennisi ile… İlahıyatçı Öznur ZEYBEK
akwa.com