Şeytanın Oyunu Duygusallık
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
11 Şubat 2012, 11:12:18
12196 Mesaj 2632 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  Şeytanın Oyunu Duygusallık 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Şeytanın Oyunu Duygusallık  (Okunma Sayısı 1000 defa)
Altuğ Öztürk
Pasif Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 20


« : 23 Ocak 2010, 13:36:54 »


Duygusallık dünyada milyarlarca insanı etkisi altına almış bir cahiliye kültürüdür. Şeytanın insanları Allah’ın yolundan alıkoymak amacıyla kullandığı bu etkili silah, insanların duygularının esiri olmalarına ve akıllarını kullanamamalarına neden olmaktadır. Bilindiği gibi şeytan, Allah’ın büyüklüğünü düşünemeyen, takdir edemeyen insanlar ortaya çıkarmak ve insanları Allah’ın yolundan saptırmak için ant içmiştir: ‘Madem öyle, beni azdırdığından dolayı onları ( insanları saptırmak) için mutlaka Senin dosdoğru yolunda (pusu kurup) oturacağım.’ (Araf Suresi, 16) Şeytan bu amacına ulaşmak için hiç ara vermeden var gücüyle çalışmaktadır.

Duygusallığın zararları:

Duygusallığın insanlar için zararları çok fazladır. Duygusal insanlar genelde çok hassas olurlar ve bu yüzden en küçük olayları dahi sorun haline getirip stres içinde yaşarlar. Bu sadece çevrelerine değil kendi bedenlerine de fazlasıyla zarar verir. Sürekli şüphe, kıskançlık, tedirginlik yaşarlar. Olaylar karşısında mantıklı düşünmek yerine duygularıyla hareket ederek yanlış kararlar verirler. Müminler Allah’a tevekkül ettikleri için sağlıklı ve mutlu iken, bu insanlar pek çok psikolojik rahatsızlıkla mücadele ederler.


Duygusallığın insan bedenine verdiği tahribatlar sonucunda çeşitli hastalıkların oluşması kaçınılmazdır. Mide, kalp rahatsızlıkları, aşırı zayıflama, saç dökülmesi, ciltte bozulmalar ve çok sayıda önemli hastalığın altında yatan en büyük sebep strestir. Neşeli ve mutlu yaşayan insanların daha uzun ve sağlıklı yaşadıkları bilimsel araştırmalar sonucunda ispatlanmış bir gerçektir.


Duygusallığın getirdiği zayıflık, aklını ve mantığını kullanan insanlarda görülmez. Bu insanlar olaylar karşısında soğukkanlı ve sakin olurlar. Çünkü her şeyin Allah’ın kontrolünde gerçekleştiğini bilir ve sonuna kadar O’na teslim olurlar. Bu durum insanlar için sonsuz bir güven duygusu demektir. Kendini güvende hisseden insan panik olmaz, kontrollü davranır. Sonuç ne olursa olsun yıkım yaşamaz ve her koşulda tevekküllü olur. Bu da sağlıklı bir ruh yapısı, sağlıklı bir insan ve sağlıklı bir toplumun oluşmasına neden olur.

Duygusallık telkini:

Günümüzde duygusallık telkininin en yoğun yapıldığı insanlar gençlerdir. Aşk ve tutkunun sonuna kadar yaşanması gerektiği telkiniyle gençlerin kontrolden çıkmaları sağlanarak çoğu zaman yanlış ilişkilere sürüklenmelerine neden olunur. Duygusal şarkılar, sözler, şiirler, filmler ve romantizm masallarıyla genç beyinlere mantıktan uzak sadece duygusal yaklaşımlarla ‘anı yaşamaları’ telkini verilir. Böylece gerçek sevgiyi yaşamadan sadece geçici heveslerin hüküm sürdüğü bir hayat yaşayan bu gençler beklentilerinin gerçekleşmediği durumlarda büyük yıkımlar yaşarlar. Bazen intihara kadar giden zayıflıklar dahi gösterebilirler. Oysa aklını kullanıp Allah’a sığınan insanlar için her türlü durum bir hayır olarak görülür. Şifayı uyuşturucu, alkol ya da başka şeylerde değil Allah’a sığınmakta bulurlar. ‘Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz.’ (İsra Suresi, 82)

Bugün yaşanan pek çok çözümsüzlüğün, sıkıntının ve belaların altında şeytanın bu bitmek bilmeyen telkinleri yatar. Şeytan insanların boş amaçlar, geçici hevesler peşinde koşup yanlışlar yapmasını ister. Bundan büyük bir haz duyar. Allah kullarını bu tehlikeye karşı Kuran’da şöyle uyarmıştır : ‘Ey iman edenler, şeytanın adımlarına uymayın. Kim şeytanın adımlarına uyarsa, (bilsin ki) gerçekten o (şeytan) çirkin utanmazlıkları ve kötülüğü emreder. (Nur Suresi, 21)

Son olarak insanlar, şeytanın telkiniyle, duygusallığın mutlaka olması gerektiğine inanarak duygusal olmayan insanları vicdansız olarak nitelendirirler. Bu yanlış kanı duygusal olmayan her insanın merhametsiz olduğu görüşünün ortaya çıkmasına neden olsa da Allah’ın sıfatlarından olan merhamet, mümin kulları üzerinde görülen bir özelliktir. Müminler merhametlidir ancak duygusal değildirler. Böylesine bir zayıflığın şeytanın oyunu olduğunu çok iyi bilirler ve bu oyunu Allah’ın dosdoğru yolundan giderek bozarlar. Mümin güçlü bir karakterdir, aklını kullanır, telkinlerden Allah’ın izni ile etkilenmez.


[JUSTIFY](Allah'tan) Sakınanlara şeytandan bir vesvese eriştiğinde (önce) iyice düşünürler (Allah'ı zikredip-anarlar), sonra hemen bakarsın ki görüp bilmişlerdir. (Araf Suresi, 201)



Altuğ Öztürk
Logged
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #1 : 23 Ocak 2010, 13:52:17 »

çok güzel yazmışsınız..  bizimle paylaştığınız için teşekkürler.. Allah kaleminize kuvvet versin..
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
Altuğ Öztürk
Pasif Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 20


« Yanıtla #2 : 23 Ocak 2010, 14:02:18 »

Allah razı olsun.
Logged
enuşa
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 257



« Yanıtla #3 : 23 Ocak 2010, 15:50:42 »

Teşekkürler.Konu başlığını şeytanın oyunları şeklinde yapsaydınız ve alt başlıklarla değişik konularada kapı açılsaydı daha hoş olurdu diye düşündüm.Sadece bir fikir.paylaşmak istedim.
Allahın insana verdiği tüm duygular kontrolden çıktığında şeytanın hileleri başlar. Mülayim yumuşak kalpli olmak kuranda peygamberlerin özelliği olarak kabuledilmektedir.
Kuran'da İbrahim Peygamber'in güzel ahlakından "Doğrusu İbrahim, halim (yumuşak huylu, ılımlı) ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi." (Hud Suresi, 75) diye bahsetmektedir.Duygusallık kontrollü olduğunda insan oyuna gelmemiş olur.
Başka bir ayeti kerimede :Allah'tan 'İçi titreyerek korkan' öğüt alır-düşünür. 'Mutsuz-bedbaht' olan ondan kaçınır. (A'la Suresi, 10-11) buyrulmaktadır.duygularını kontrol edemeyen insanlar bu hallerini değiştirme çabasıyla mantıklarını kullanmadıkça dini kavrayıp yaşamalarıda zordur.


Logged

''nE gElmEk vArDıR Ne De gİtmEk ( M.ibn-i Arabi )''
mafi müşkülat
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 24 Ocak 2010, 15:34:46 »


Peygamberimiz (aleyhi ekmelüttehaya) hazretlerinin namazda hüzünlenmek (duygulanmak) ağlamak, ağlıyamıyorsak bile ağlıyormuş gibi yapmamızı emreden tavsiyeleri yokmu?
 
Yazı bana tam olarak açıklanamamış gibi geldi, ben de enuşa gibi düşünüyorum
Logged
İbrahim Akin
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 123


« Yanıtla #5 : 24 Ocak 2010, 20:24:33 »

Cok  guzel bir yazi Allah razi olsun.  Allaha duyduklari asktan dolayi gozleri dolanlardan bahsedilir Kuranda ancak bu bir emir degildir..........Elçiye indirileni dinlediklerinde hakkı tanıdıklarından dolayı gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz inandık; öyleyse bizi şahidlerle birlikte yaz." (Maide Suresi, 83)....... Ayrica seytanin telkin ettigi duygusallik da bahsettiginiz gibi cok farkli, insani zayiflastiran ve sirke goturen bir duygudur. Olaylar karsisinda gevsemek, uzulmek, Allahin yarattigi kadere tam teslim olamamaktan kaynaklanir ve ayette de belirtildigi gibi kesin olarak uygun bir tavir degildir.....Gevşemeyin, üzülmeyin; eğer (gerçekten) iman etmişseniz en üstün olan sizlersiniz. (Ali İmran Suresi, 139)...........ayetten de anlasildigi gibi namaz kilmak gibi Allahin ayetle bildirdigi kesin emirdir. bu konuda uyarilarin oldugu pek cok ayet de vardir. insanlar yakinlari oldugunde kendilerini perisan ederler. oysa Allahin kaderine teslim olunsa, mulkun sahibinin Allah oldugu ve diledigi anda bizlere verdiklerini bir kader uzere geri alabilecegi konusu hazmedilse ve buna iman edilse insan degil uzulmek, olumu nese ile karsilar. Eger iman eden biri ise Rabbine kavusmaktan daha fazla istenecek ne olabilirki hayatta.
Logged
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  Şeytanın Oyunu Duygusallık « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: