Samimiyetsiz ve Yapmacık Olmak
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 21:01:50
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İbadet, Dua & Zikr  |  Yazılar  |  Samimiyetsiz ve Yapmacık Olmak 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Samimiyetsiz ve Yapmacık Olmak  (Okunma Sayısı 691 defa)
İbrahim Akin
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 128


« : 17 Nisan 2010, 18:01:04 »


Yüce Rabbimizin Kuran’da bildirdiği güzel ahlakı gereği gibi yaşamayan toplumlarda genellikle samimiyet, sadelik ve içtenlik yerine, samimiyetten uzak, yapmacık tavır ve davranışlar hakim olur.

Çoğu zaman dini yaşadığını zanneden ve kendisini bu konuda çok yeterli gören insanlar da, aslında son derece samimiyetsiz oldukları için, Kuran ahlakından uzak bir hayat sürdüklerinin farkına dahi varamazlar.

Allah’ın varlığını ve kudretini kavrayamadıkları için din, onların sosyal hayatları dışında yaşadıkları ve gizli tutulması gerektiğini düşündükleri, dört duvar arasında kalan bir etkinliktir. Allah’ın anıldığı ortamlarda, ‘herkesin inancı kendine’ diyerek, samimiyetsiz bir cümle ile konuyu kapatmak isterler. Hayatları boyunca nefislerini tatmin için yaşayıp, yaşlandıklarında hacca giderek arınacaklarını düşünürler. Hac’dan döndüklerindeyse, çoğu zaman eski nefsani yaşantılarına devam ederler.

İnsanlardan öyleleri vardır ki, bilgisizce Allah'ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için sözün 'boş ve amaçsız olanını' satın alırlar. İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır. (Lokman Suresi - 6)

Sadece Cuma namazına çokça titizlik gösterip, Allah’ın Kuran’da emrettiği vakti belirlenmiş farz namazlarını görmezden gelenler, ya da Ramazan’dan Ramazan’a namaz kılıp kalan 11 ayda secde etmeyenler, samimiyetsiz tavrın en belirgin göstergesidirler. Aslında namaz vakitleri, Rabbimizin bize verdiği buluşma saatleridir. Namaz kılarken huşu içinde, dünyadan sıyrılmış, yalnızca Yaratan’ı düşünen ve yücelten bir ruh halinde olmamız gerekir. Bir yandan namaz kılıp, bir yandan da televizyondaki diziyi takip etmek, ya da akşam pişireceğiniz yemeği düşünmek, son derece samimiyetsiz olur.

Aynı şekilde, ibadet vakitlerinde titiz olmamak, alışveriş veya eğlenceyi tercih edip ibadeti ertelemek de ayrı bir samimiyetsizlik örneğidir. Allah, Kendi katında olanın, alışveriş ve eğlenceden çok daha hayırlı olduğunu, bir ayetinde şöyle açıklamıştır:
Oysa onlar (kendilerini tümüyle Allah'a ve İslam'a teslim etmeyenler) bir ticaret ya da bir eğlence gördükleri zaman, (hemen) ona sökün ettiler ve seni ayakta bıraktılar. De ki: "Allah'ın katında bulunan, eğlenceden ve ticaretten daha hayırlıdır. Allah, rızık verenlerin en hayırlısıdır." (Cuma Suresi - 11)
İnsan ahirette, ‘önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeylerle’ sorguya çekileceğini asla unutmamalıdır.

…Ertelemek ancak inkârda bir artıştır. (Tevbe Suresi - 37)

Allah’a ibadette titiz ve kararlı olan müminler ise, Allah’ın rızası ve hoşnutluğunu her şeyin üstünde tutarlar. Ticaret veya alışveriş, onların ibadetlerini ertelemelerine asla sebep teşkil etmez. Bu gerçek, Yüce Rabbimiz tarafından bir ayette şu şekilde bildirilmiştir:
(Öyle) Adamlar ki, ne ticaret, ne alış-veriş onları Allah'ı zikretmekten, dosdoğru namazı kılmaktan ve zekatı vermekten 'tutkuya kaptırıp alıkoymaz'; onlar, kalplerin ve gözlerin inkılaba uğrayacağı (dehşetten allak bullak olacağı) günden korkarlar. (Nur Suresi -37)
Allah’a yönelmek ve layığı ile kul olabilmek için kiÅŸinin tüm dünyevi hırs ve tutkulardan sıyrılıp, geçici olan dünyayı deÄŸil sonsuz güzelliklerin olduÄŸu cenneti ve en önemlisi Rabbimizin yüzünü görmeyi hedeflemesi gerekir. Samimi bir müminin göstereceÄŸi tavır budur. Allah’ın dosdoÄŸru yolu dururken ÅŸeytanın eÄŸri yollarında ilerlemek çok samimi ve akılcı bir tavır olmaz. Zira biraz dünya biraz ahiret derken karşılaşılan son, insanın telafi edemeyeceÄŸi piÅŸmanlıklar yaÅŸamasına sebep olabilir. Geri dönüşü olmayan o büyük an geldiÄŸinde, sinelerin özünde saklı olanı bilen Rabbimize yalan söylemek veya tevil getirmek mümkün olmayacaktır. Vakit varken samimi bir kalple Allah’a yönelmek, tevbe edip salih amellerde bulunmak, Allah’ın da izni ve dilemesiyle bizi bu güç durumdan kurtarabilir.   
Logged
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İbadet, Dua & Zikr  |  Yazılar  |  Samimiyetsiz ve Yapmacık Olmak « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: