SABIR
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
05 Åžubat 2012, 07:43:51
12195 Mesaj 2631 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  SABIR 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: SABIR  (Okunma Sayısı 1137 defa)
Altuğ Öztürk
Pasif Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 20


« : 28 Ekim 2009, 17:30:04 »


Sabır, sadece zorluklar karşısında değil, hayatın her anında yaşanması gereken güzel bir ahlak özelliğidir.

Sabır; ‘ Rabbin için sabret.’  (Müddessir Suresi,7) ayetinden de anlaşılacağı gibi yalnızca Allah rızası içindir. İnsan ancak Allah'a olan imanı ve yakınlığı oranında sabır gösterebilir. KarşılaÅŸtığı olumsuz olaylarda gösterdiÄŸi güzel ahlak süreklidir. ‘İyilikle kötülük eÅŸit olmaz. Sen, en güzel olan bir tarzda (kötülüğü) uzaklaÅŸtır; o zaman, (görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiÅŸtir. Buna da, sabredenlerden baÅŸkası kavuÅŸturulamaz. Ve buna, büyük bir pay sahibi olanlardan baÅŸkası da kavuÅŸturulamaz.’ (Fussilet Suresi, 34-35) Ayetten de anlaşıldığı gibi ‘sürekli’ olan güzel ahlakı sabredenlerden baÅŸkası gösteremez. Müminler her zaman en güzel davranışı ve en güzel ahlakı gösterme konusunda kararlıdır ve en ufak bir gevÅŸeme göstermeden bu ibadeti yerine getirmeye devam ederler. Başına ne kadar büyük felaketler gelirse gelsin onlar için fark etmez. "Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın..." (Al-i İmran Suresi, 200)  ayetinde buyrulduÄŸu üzere hayırlarda yarışır gibi, sabırda da yarışmak bir mümin özelliÄŸidir.


Karşılaşılan her türlü olay mümin için bir sınav konusudur. Göstereceği sabrın önemini çok iyi bilir ve Allah’ın razı olacağı tavrı göstermek için yoğun bir çaba sarfeder. Bunu yaparken de en ufak bir huzursuzluk ve sıkıntı duymaz. Çünkü her şeyde mutlaka bir hayır olduğunu düşünür ve sonsuz bir tevekkülle Allah’a sığınır, yardımı da sabrı da yalnızca O’ndan diler. Kader gerçeğini bilen ve her şeyin Allah’ın kontrolünde gerçekleştiğine inanan mümin, her zorluğun ardından mutlaka bir kolaylık geleceğini ve Allah’ın kimseye güç yetireceğinden fazlasını yüklemeyeceği gerçeğini bilir.


"Demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır. Gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır."
(İnÅŸirah Suresi, 5–6)  "Allah, hiç kimseye güç yetireceÄŸinden baÅŸkasını yüklemez..." (Bakara Suresi, 286)



Sabır, Kuran’da çokça üzerinde durulan ve namaz kılmak, oruç tutmak gibi farz olan ibadetlerden biridir. ‘Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoÅŸnutluÄŸunu) isteyerek sabrederler, namazı dosdoÄŸru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret mutluluÄŸu) onlar içindir.’  (Ra’d Suresi,22) Sabır göstermek, namaz ibadetini yerine getirmek gibidir. Sabır vakti geldiÄŸinde sabır gösterememek, namazı vaktinde kılamamak ve ecri kaçırmaktan farksızdır. Allah sabır gösterenleri cenneti ile müjdelemektedir. ‘İşte onlar, sabretmelerine karşılık (cennetin en gözde yerinde) odalarla ödüllendirilirler ve orda esenlik dileÄŸi ve selamla karşılanırlar.’ (Furkan Suresi, 75)   Dünya hayatının geçici olduÄŸunu bilen mümin için, ahirette Rabbinin yüzü ve sonsuz cennet özlemi, sabır göstermesi için yeterli bir sebeptir. Unutulmamalıdır ki bütün ibadetlerde kararlılık ve süreklilik göstermek, sabırlı olmakla mümkündür. Sabır ibadeti, kararlı bir ÅŸekilde asla taviz vermeden uygulanması gereken ve insana sıkıntı deÄŸil ferahlık veren önemli bir ibadettir.


Mümin için Allah’ın rızası ve hoÅŸnutluÄŸu çok önemlidir. Allah sevgisi ve korkusundan yoksun olan insan, bu hissiyattan uzaktır. Bu nedenle Allah rızası için sabır göstermek yerine tahammülü tercih eder. Hayat onun için katlanmak zorunda olduÄŸu sıkıntılarla dolu eziyet verici bir ortamdır. Dayanabildikleri noktaya kadar dayanırlar sonrasında isyan ederler. Sürekli yaÅŸanan gerginlik, tedirginlik ve gelecek korkusu bedenlerinde geri dönüşü olmayan hastalıklara neden olur ya da isyanları onları intihara sürükler. Oysa Allah’a teslim olup sabreden mümin için sonsuz bir huzur ve güven duygusu vardır. ‘Andolsun, Biz sizi biraz korku, açlık ve bir parça mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan edeceÄŸiz. Sabır gösterenleri müjdele. (Bakara Suresi, 155) Ayetin tecellisi olarak her gün milyonlarca insan sevdiklerini ya da mallarını kaybeder. Sabır gösteremeyenler için bu durum bir isyan noktasıdır ve isyanları  ‘NEDEN BEN’ sorusuyla baÅŸlar.

Kutsal kitabımız Kuran’ı Kerim’de Peygamberlerin göstermiş oldukları sabır örnekleri:
Hz Eyüb’ün, yakalandığı hastalık karşısında gösterdiÄŸi sabır, ayetlerde ÅŸu ÅŸekilde bildirilmiÅŸtir: "Ve eline bir deste (sap) al, böylece onunla vur ve andını bozma." Gerçekten, Biz onu sabredici bulduk. O, ne güzel kuldu. Çünkü o, (daima Allah'a) yönelip-dönen biriydi.   (Sad suresi,44)

Hz. Yusuf, suçu olmadığı halde yıllarca zindanda kalmış, ancak asla isyan etmemiÅŸ, sabırla ve tevekkülle Allah’a yönelmiÅŸtir. "Rabbim, Sen bana mülkten (bir pay ve onu yönetme imkanını) verdin, sözlerin yorumundan (bir bilgi) öğrettin. Göklerin ve yerin yaratıcısı, dünyada ve ahirette benim velim Sensin. Müslüman olarak benim hayatıma son ver ve beni salihlerin arasına kat."   (Yusuf Suresi,101)

Hz. Musa’nın annesi ise sonsuz bir tevekkül göstererek oÄŸlu Musa’yı Allah’ın emri ile suya bırakmış ve sabırla Rabbine sığınmıştır. ‘ Musa'nın annesine: "Onu emzir, ÅŸayet onun için korkacak olursan, onu suya bırak, korkma ve üzülme; çünkü onu biz sana tekrar geri vereceÄŸiz ve onu gönderilen (elçilerden) kılacağız" diye vahyettik (bildirdik). (Kasas Suresi, 7) Musa'nın annesi ise, yüreÄŸi boÅŸluk içinde sabahladı. EÄŸer mü'minlerden olması için kalbi üzerinde (sabrı ve dayanıklılığı) pekiÅŸtirmemiÅŸ olsaydık, neredeyse onu(n durumunu) açığa vuracaktı.   (Kasas Suresi, 10)

Kararınızı Verin:

Yaşadığımız dünyanın bir imtihan yeri, asıl yurdun ise ahiret olduğunu düşünürsek, bu noktada verilmesi gereken önemli bir kararla karşı karşıya kalırız:

    Geçici Dünya hayatı mı?         Sonsuz cennet mi?         Sonsuz azap mı?

Kendimize sormamız gereken soru öncelikle bu olmalıdır. Tercih edilen mekan cennetse, cennete giden yolda sabır ve kararlılıkla ibadetleri yerine getirmek gerekir. Göklerin, yerin ve her ikisi arasındakilerin Rabbidir; şu halde O'na ibadet et ve O'na ibadette kararlı ol.’ (Meryem Suresi, 65)

EÄŸer bu soruyu görmezden gelip nefsi tatmin için sabırdan ve diÄŸer ibadetlerden vazgeçiyorsak, artık ahirette edeceÄŸiniz sabrın Allah için bir deÄŸeri olmayacaktır. ‘Girin ona; artık ister sabredin, ister sabretmeyin. Sizin için birdir. Siz ancak, yaptıklarınızla cezalandırılıyorsunuz.’  (Tur Suresi,16) Bu duruma düşmeden önce tevbe edelim ve sabırla amellerimizi Salih kılıp artıralım.

Duamız son pişmanlığı yaşamamak olsun

Logged
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #1 : 28 Ekim 2009, 18:01:41 »


Kemalâtta sabır, sabredecek bir musibet görmemektir.
 
Bilgilendirmeniz için teşekkürler, Allah (c.c) ilminizi artırsın
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
emir buhari
Pasif Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 24


« Yanıtla #2 : 29 Ekim 2009, 20:55:43 »

Allah razı olsun...
Logged

Rabbim!!! Ben yalnız sana kulum. Sensin benim mabudum. Senin yoluna baş koydum. Rabbim senden hoşnudum... Emir Han
fanidünya
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154



« Yanıtla #3 : 03 Aralık 2009, 12:50:58 »

Allah razı olsun..
Logged

Cehalet felakettir, amelsiz ilim ise vebal! Silkinelim, atalet ve cehaleti yenelim.

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COÅžAN (Rh.A)
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  SABIR « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: