Peygamberimiz SAS in Kronolojik Hayatı
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Ekim 2014, 14:40:48
12260 Mesaj 2680 Konu Gönderen: 1923 Üye
Son üye: ukalaulema
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Özel Gün ve Geceler  |  Yazılar  |  Peygamberimiz SAS in Kronolojik Hayatı 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Peygamberimiz SAS in Kronolojik Hayatı  (Okunma Sayısı 6272 defa)
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1274



« : 19 Nisan 2010, 19:08:31 »


Peygamberimiz SAS, Mekke’de doğdu. 40 yaşında Peygamber oldu. 23 yıllık Peygamberlik hayatının 13 yılı Mekke’de, 10 yılı da Medine’de geçtı. Medine’de 63 yaşında vefat etti.

MS 571- Hz. Muhammed SAS in doğumundan iki ay kadar önce babası Abdullah, Suriye seyahatinden dönerken Yesrib (Medine) de hastalanarak 25 yaşında vefat etti ve orada defnedildi.

Ms 571- Fil Olayı- Habeşistan’ın Yemen valisi Ebrehe, Kabe’ya saldırdı. Bu olay, Peygamber Efendimiz SAS in doğumundan 52 gün kadar önce oldu.

571- Dünyaya teşrif etmeleri.

Hz. Muhammed (s.a.s.) Milâddan sonra 571 senesi, Fil Yılı’nda, 12 Rebiülevvel (20 Nisan) pazartesi gecesi sabaha karşı, Mekke’nin doğusunda bulunan “Hâşimoğulları Mahallesi”nde, babasından kendisine mirâs kalan evde doğdu. Arapların takvim başı olarak kullandıkları “Fil Vak’ası”, Peygamberimiz (s.a.s.)’in doğumundan 52 gün kadar önce olmuştu.

Abdülmuttalib, torununun doğumu şerefine verdiği ziyâfette çocuğun adını soranlara:

“Muhammed adını verdim. Dilerim ki, gökte Hakk, yeryüzünde halk, O’nu hayırla yâdetsinler…” cevâbını verdi. Annesi de “Ahmed” dedi. (Muhammed, üstünlük ve meziyetleri anılarak çok çok övülüp senâ edilen; Ahmed de Cenab-ı Hakk’ı yüce sıfatları ile öven, hamdeden kimse demektir.=

Hz. Muhammed (s.a.s.) dört yaşından altı yaşına kadar, öz annesi Âmine ile kaldı, O’nun şefkat ve ihtimâmı ile yetişip büyüdü. Altı yaşında iken, babasının Medine’de bulunan kabrini ziyâret etmek üzere, annesi ve sadık hizmetçileri Ümmü Eymen’le beraber Medine’ye gittiler. Medine’deki akrabaları Neccâroğullarında bir ay kadar misâfir kaldılar. Dönüşte, Medine’nin 23 mil güneyinde Ebvâ Köyü’nde Âmine hastalandı.(31) Henüz doğmadan babasından yetim kalmış olan Hz. Muhammed (s.a.s.) altı yaşında iken annesinden de öksüz kalıyordu. Bu acıyı bütün varlığı ile hisseden anne, oğlunu şefkat dolu gözlerle süzdü. Bağrına basıp uzun uzun öptü. Masûm yüzüne bakarak

“Her yeni eskiyecek, her fâni yok olup gidecek, 

Ben de öleceğim, fakat buna gam yemem,  Namımı ebedi kılacak hayırlı bir halef bırakıyorum…”
anlamında bir şiir söyledi. Bu sözlerden sonra vefât etti. Annesinin ölümünden sonra çocuğu Ümmü Eymen Mekke’ye götürüp dedesi Abdülmuttalib’e teslim etti. 

578- Dedesi Abdülmuttalib’in vefatı

583- Rahip Bahira, Allah Rasulü’nün (SAS) beklenen son peygamber olduğunu farketti.

591- Kureyşs ve Hevazin arasında dört yıl süren Ficar harbinde tarafsız kaldı. Hılful Fudul Cemiyetine katıldı (ve bundan sonraları da hep memnuniyetle bahsetti).

596- Hz. Hatice (R.Anha) Validemizle evlendi.

598- Oğlu Kasım’ın doğması- Kendisine Ebul Kasım denmesi

600- Kızı Zeyneb’in doğması

604- Kızı Rukiye’nin doğması

605- Kabe’nin yeniden imarı esnasında kabileler arasında çıkan anlaşmazlığı giderdi.

Kureyşliler, Kâbe binasını yıkarak, yeniden yapmaya karar verdiler. Yardımlar toplandı, gerekli malzeme temin edildi. Hz. İbrâhim’in yaptığı temele kadar yıkarak, duvarları yeniden örmeğe başladılar. Ancak; “Hacer-i Esved”i yerine koyma sırası gelince anlaşamadılar. Kureyş’in bütün kolları, bu şerefin kendilerine âit olmasını istiyordu. Anlaşmazlık dört gün sürdü, kan dökülmek üzereydi ki, Kureyş’in en ihtiyarı Ebû Ümeyye veya Huzeyfe b. Muğîre”Harem kapısından ilk girecek zâtın hakem yapılarak, onun vereceği karara uyulmasını” teklif etti.

Bu teklif kabul edildi. Az sonra kapıdan Hz. Muhammed (s.a.s) girmişti. Buna o kadar sevindiler ki, “el-Emîn, el-Emîn, O’nun hakemliğine râzıyız…” diye bağrıştılar.Yanlarına gelince, durumu anlattılar.

Hz. Muhammed (s.a.s.), üzerine Hacer-i Esved-i koyduğu yaygının uçlarını Kureyşin ulularına tutturdu; hep berâber, konulacağı yere kadar taşıdılar. Hz. Peygamber (s.a.s.)’de taşı alıp yerine yerleştirdi. Anlaşmazlığın bu şekilde çözümlenmesi herkesi memnûn etti. Böylece büyük bir felâket önlenmiş oldu.
  [/IMG]
Devamı var inşaallah:)
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1274



« Yanıtla #1 : 20 Nisan 2010, 10:17:46 »

608-]Kızı Ümmügülsüm’ün doğması

610- Hira’da ilk vahiy geldi.
          
       Kızı Hz. Fatıma’nın dünyaya gelişi

614- Açık tebliğ başladı.

Peygamberliğin dördüncü yılında (614 M.) inen: “Sana emrolunan şeyi açıkca ortaya koy, müşriklere aldırma”. (el-Hicr Sûresi, 94) anlamındaki âyet-i celile ile İslâm’ı açıktan tebliğ etmesi emrolundu. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem (s.a.s.) halkı açıktan İslâm’a dâvete başladı. Harem-i Şerif’e gidip kendisine inen âyetleri açıktan okuyordu:

“Ey insanlar şüphesiz ben, göklerin ve yerin mülk (ve hâkimiyetine) sâhip ve kendinden başka hiç bir tanrı olmayan, dirilten ve öldüren Allah’ın sizin hepinize gönderdiği Peygamberiyim. O halde Allah’a, ümmî nebiy olan Rasûlune-ki O’da Allah’a ve O’nun sözlerine inanmıştır,- imân edin, O’na uyun ki doğru yolu bulmuş olasınız…” (el-A’raf Sûresi, 158) diyerek onları İslâm’a dâvet ediyordu.

Açık dâvetin başlamasından sonra, halkla daha kolay temas edebilmek için Rasûlullah (s.a.s.), kendi evinden, Safâ ile Merve arasında işlek bir yerde bulunan “Erkam”ın evine taşındı. Bir çok kimse bu evde İslâm’la şereflendiği için bu eve “Dâr-ı İslâm” denildi.

615- Habeşistan’a ilk hicret.

Müşriklerin ezâları dayanılmaz bir hal almıştı. Müslümanlar serbestçe ibâdet edemiyorlardı. Bu sebeple Rasûlullah (s.a.s.) Müslümanların Habeşistan’a hicret etmelerine izin verdi.

Müslümanlar Habeşistan’a iki defa hicret ettiler. İlk defa 12’si erkek, 4′ü kadın 16 kişi Mekke Devri’nin (Peygamberliğin) 5′inci yılında(615 M.)  Recep ayında Mekke’den gizlice ayrılarak Kızıldeniz kıyısında birleştiler. Başlarında bir reisleri yoktu. Buradan kiraladıkları bir gemi ile Habeşistan’a geçtiler. İçlerinde, Hz. Osman, eşi Rukiyye, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf ve Abdulllah b. Mes’ûd gibi muhterem zâtlar da vardı.

616-  Habeşistan’a 2. hicret.

        Hz. Hamza ve Hz. Ömer’in müslüman oluşları.

        Müslümanların muhasaraya alınması.

620- Hüzün Yılı: Mekke Devri’nin 10′uncu yılı Şevvâl ayında önce Ebû Tâlib, üç gün sonra da Hz. Hatice vefât etti

       Taif Yolculuğu

621-  İsra ve Mirac

Mekke Devri’nin 11′inci yılı Recep ayının 27′inci gecesi (Hicretten 19 ay önce) Peygamber Efendimizin “İsrâ ve Mîrâc” mûcizesi gerçekleşti.

Mîrâcta Cenab-ı Hakk, sevgili Peygamberine nice âlemler gösterdi. Kuluna vahyedeceğini vâsıtasız vahyetti. Bu makamda Hz. Peygamber (s.a.s.)’e üç şey verildi.

1) Beş vakit namaz farz kılındı.

2) Bakara Sûresi’nin son iki âyeti (Amene’r-rasûlü…) vahyedildi.

3) Ümmetinden şirk koşmayanların Cennet’e girecekleri müjdesi verildi.


621- 622- Akabe Biyatları

622- Medine’ ye Hicret


Peygamberliğin 13′üncü yılın ilk ayı Muharrem’de (Temmuz 622)
Medine’ye hicret başladı. Mekke’den Medine’ye ilk hicret eden, Beni Mahzûm’dan Abdülesed oğlu Ebû Seleme(121), en son hicret eden ise Rasûlullah (s.a.s.)’in amcası Abbâs’tır.

Peygamberimiz SAS in hicreti: Peygamberimiz SAS ve Hz. ebu Bekir R.Anh, deve yürüyüşü ile 13 günlük olan Medine yolunu 8 günde katederek 12 Rabiulevvel/23 Eylül 622 pazartesi günü Kuba’ya ulaştılar.

Rasûlullah (s.a.s.)ilk vahiy Hîra (Nûr) dağı’ndaki mağarada gelmişti. Hira’daki mağara ile Sevr’deki mağara arasında geçen müddet, Rasûlullah (s.a.s.) ‘in Peygamberlik hayatının Mekke Devri’ni teşkil etmişti. Sevr dağı’ndaki mağaradan başlayan hicret ise, Mekke Devri’nin sonu, Medine Devri’nin başı olmaktaydı.

             

       Kuba Mescidinin inşası

        İlk cuma namazı ve ilk hutbe.

        Hz. Aişe Ra.nha ile evlenmesi

devamı var...
Logged

tebrizi
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 377


Onlar,boş söz (ve iş)lerden yüz çevirirler..(23/3)


« Yanıtla #2 : 20 Nisan 2010, 11:42:55 »

Allah razı olsun çok hoş bi paylaşım olmuş...
Logged

"Kul oldum,kul oldum,kul oldum!Ben Sana hizmette iki büklüm oldum.Kullar azad olunca şad olur;ben Sana kul olduğumdan dolayı şad oldum"
(Mevlana)
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1274



« Yanıtla #3 : 20 Nisan 2010, 15:52:16 »

amin canım cümlemizden Allah razı olsun.
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1274



« Yanıtla #4 : 21 Nisan 2010, 13:25:55 »

624- Oruç ve Zekat farz kılındı. İlk bayram namazı.

            Bedir Savaşı

625- Uhud Savaşı

626- İçki ve Kumarın Haram Kılınışı

626- Hendek Savaşı

628- Hudeybiye Anlaşması

           Rıdvan Biatı

           Hayber’in Fethi

629- Hudeybiye Anlaşmasına göre müslümanların Kabe’yi ziyaret etmesi

           Mute Savaşı       

           Mekke’nin Fethi

           Huneyn Gazvesi

630- Tebük Seferi

            Mescid-i Dırar’ın yıkılması

            Peygamberimizin SAS oğlu İbrahim’in vefatı

632- Veda Haccı ve hutbesi

           Efendimiz SAS in rahatsızlanması ve irtihali


“Ya Muhammed, şüphesiz sen de öleceksin, onlar da ölecekler.”
(ez-Zümer Sûresi, 30)

Vedâ Haccından döndükten sonra, Hz. Peygamber (s.a.s.) Uhud şehidlerini ziyâret edip cenâze namazlarını kıldı. Bunlar, cenâze namazları kılınmadan defnedilmişlerdi. Hastalanmasından bir gün önce de, Medine’nin “Cennetü’l-Bâkî” denilen kabristanını ziyâret etmiş, burada defnedilmiş olan müslümanlar için duâ etmişti. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s), böylece ümmetinden hayatta olanlarla vedâlaştığı gibi, sanki ölenleriyle de vedâlaşmıştı.

Hastalığı esnâsında, kızı Hz. Fâtıma’ya gizli bir şey söylemiş, Hz. Fâtıma ağlamıştı. Daha sonra kulağına tekrar birşey daha söyleyince gülmüştü. Hz. Fâtıma bunun sebebini, Rasûlüllah (s.a.s.)in vefâtından sonra şöyle açıkladı. Rasûl-i Ekrem(s.a.s.):

-Kızım, her yıl Ramazan ayında Cibrîl, Kur’an-ı Kerîm’i (o zamana kadar inmiş olan kısmını) benimle bir kere mukabele ederdi. Bu yıl iki defa mukabele etti. Sanıyorum, ecelim yaklaştı, buyurdu. Bunu duyunca ağladım. Sonra, ev halkı içinden kendisine ilk olarak benim ulaşacağımı söyledi. O zaman da güldüm.

Gerçekten Hz. Fâtıma, Rasûlüllah (s.a.s.)dan 6 ay sonra vefât etti. Ehl-i Beyti’nden Rasûlüllah (s.a.s.)’e ilk kavuşan O oldu.
devamı var inşaallah.
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1274



« Yanıtla #5 : 22 Nisan 2010, 16:22:11 »

Rasûlüllah (s.a.s.) Bâkî kabristanından döndüğü gece (19 Safer Çarşamba günü) hastalandı. Hastalığı 13 gün sürdü. 1 Rabiülevvel Pazartesi günü öğleden sonra vefât etti.

Hastalığının ilk beş gününü hanımlarının nöbetinde geçirdi. Gün geçtikce ağırlaşıyor, gücü azalıyordu. Bu yüzden, her gün ayrı bir yere gitmeyip Hz. Aişe’nin odasında kalmayı arzu ediyor, fakat eşlerinden hiç birinin gönlünü kırmamak için bu isteğini açıkça söylemiyor, bugün kimin nöbetindeyim, yarın nerede olacağım? diye soruyordu. Eşleri istediği yerde kalmasına izin verdiler.

Amcası Abbâs ile Hz. Ali’nin kolları arasında Hz. Âişe’nin odasına geldi. Güçsüzlükten ayakları yerde sürükleniyordu. Hastalığının son sekiz günü burada geçti. Rasûlüllah (s.a.s.)burada vefât etti.. Hastalığı süresince amcası Abbâs ile Hz. Ali ve bütün hanımları yanından ayrılmadılar. Gerektikçe hizmetinde bulundular.

Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)’in hastalığı humma idi . Zaman zaman bayıldığı oluyordu. Ateşin ve ızdırâbın şiddetinden yüzündeki örtüyü atıyor, vücûdunun hararetini soğuk su ile hafifletiyordu.

Vefâtından beş gün önce, Perşembe sabahı Rasûlüllah (s.a.s.)’in hastalığı ağırlaştı.

-Bana yazı yazacak birşey getirin; sapıklığa düşmemeniz için size vasiyyetimi yazdırayım, buyurdu. Yanında bulunanlardan bir kısmı, “şu anda Rasûlüllah (s.a.s.) ağır hasta; yanımızda Allah’ın kitabı var, O bize yeter. Sonra yazılsın”; bazıları ise “hayır, şimdi yazılsın.” diye tartışmaya başladılar. Bunun üzerine Rasûl-i Ekrem (s.a.s.):

-Hiçbir peygamberin yanında tartışılması yakışık almaz. Benim bulunduğum şu (murakabe) hâli, sizin beni meşgul etmek istediğiniz şeyden hayırlıdır. Beni kendi halime bırakın, buyurdu. Daha sonra, vefâtı esnâsında üç şey vasiyyet etti. 1) Müşrikleri Arabistan’dan çıkarınız. 2) Gelecek elçilere, benim yaptığım gibi, ikramda bulununuz. Olayı anlatan İbn Abbas, “üçüncüsünü unuttum.” demiştir.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı Web Kütüphanesi, Peygamberimizin Hayatı, İrfan Yücel

Derleyen: Nurgül ÇELİK
Logged

Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Özel Gün ve Geceler  |  Yazılar  |  Peygamberimiz SAS in Kronolojik Hayatı « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: