mevlana ve şems ve aşk
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 19:39:24
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  mevlana ve ÅŸems ve aÅŸk 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: mevlana ve ÅŸems ve aÅŸk  (Okunma Sayısı 581 defa)
tayfuri
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 88


« : 29 AÄŸustos 2009, 11:55:28 »



(........)
Bir vesileyle, rahmetli babamın hususî nüshasını bulup çıkardım kütüphanemden, ve artık iyice sararmış ve yıpranmış yapraklarını karıştırırken, kendisinin sayfa kenarlarına düştüğü bazı notlara tesadüf ettim. Hepsi de "Mart 1982" tarihli...
Bir sayfada bir paragrafı daire içine almış ve yanına şöyle bir not çıkmış:
— "DÜCANE'nin kulağı çınlasın!"
Hemen karşı sayfada Şems'in bir ayetle ilgili teviline şu notu düşmüş:
— "DÜCANE okusun! Ayeti de inkâr edemez ya! Kendine yakın olandan kaçmasın yeter!"
Bir yerde Şems, "Bal içindeyiz, kanadımızı çırptıkça daha çok yapışıyoruz" demiş, babam da yanına şu notu düşmüş:
— "O senin yüzüne bakıyor hâlde iken, (ey oğul), sen hâlâ arkasından gıybetinde bulunuyorsun." (Yani, gönül aynanda O'nunla yüzyüze konuşacağına, başkalarının aktardığı bilgilere güvenip habire o dedi, bu dedi diye dedikodu yapıyorsun!)
Ve daha bu minval üzre yazılmış muhtelif notlar...
Şaşırıp kalmıştım. Niçin sanki çok uzaklardaymışım gibi, babam bana böyle uyarılar gönderme gereği duymuştu acaba?
O tarihlerde ben neredeydim?
Derken, hatırladım; o tarihte, babamla aramda geçen şeriat-hakikat, zahir-batın münakaşaları yüzünden koca (!) kütüphanemi de sırtıma alarak evi terketmiştim. Beş parasızdım. Fakat izzet-i nefsimi de ezdiremezdim ya! Ne de olsa bir dâvâ adamıydım. Zahire sımsıkı sarılan genç bir adam!. Babasına rağmen, kendini kendine ispatlamaya ihtiyaç duyan küçük bir adam! İnsanlar sırf kendisini incitti diye, hakikati insanda arayıp bulmak yerine, onu sadece kitaplarda bulacağına ahdetmiş zavallı bir adam!
19-20 yaşlarında kendimce tutunacak muhkem bir kulp ararken, rahmetli babam her tutamağın bir tasallut sebebi olduğunda ısrar ediyordu. Ben hakikati ötelerde, yücelerde arıyordum, o ise, her defasında "Bir kez de insana baksan â evladım!" deyip işimi zorlaştırıyordu. "Gönlüne baksana!... Kendine!"
Gönül de neymiş!? Ben uçmak istiyordum, bu nedenle de kanatlarıma dayanıyordum. O ise kanatlarıma (ilmime) değil, ayaklarıma (irfanıma) dayanmam gerektiğini söylüyordu. Üstelik uçmak için değil, icab ederse birgün, inmek için!
Hâlâ kanatlarım çok güçlü, ve fakat ayaklarım zayıftır! 30 yıldır kanatlarıma dokunamayan mü'min dostlarım, nedense hep ayaklarıma tekme atmaktan zevk aldılar; yere inersem yürüyemiyeyim diye... ilk fırsatta sol kulağımdaki küpeyi çıkarıp atayım diye...
Hakikat şu ki hâlâ yere iyi basamam. Kolay incinirim. Kolay incitirim. Yedi kat gökte savaşmaya yarayan kılıcım da, kalkanım da ilim cevherinden olduğu için aslâ uzun süre ayakta kalamam, hemen düşerim.
Baba sözü dinlemedim çünkü!
(........)
DÜCANE CÜNDİOĞLU, YENİŞAFAK,29.08.2009
YAZININ TAMAMI İÇİN ŞU LİNKİ KULLANABİLİRSİNİZ:http://yenisafak.com.tr/yazarlar/Default.aspx?t=29.08.2009&y=DucaneCundioglu
Logged
enuÅŸa
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 257



« Yanıtla #1 : 29 AÄŸustos 2009, 12:49:55 »


''Sonuç gayet acı vericiydi. Çünkü ortada hakikat değil, hatta hakikatin edebiyatı bile değil, hakikatin edebiyatının edebiyatı vardı. Bildik mağara gevezelikleri... gölgelerle âşinalık... kokusuz edebiyat... tatsız tuzsuz ifadeler... aşksız tutkusuz kelimeler... şiiriyetten yoksun cümleler... yığınla klişe... hep bildik teraneler... pembeleşmiş aşk lafazanlıkları...

Neymiş, ilâhî aşkmış!

İlâhî aşk, beşerî aşk, hepsi de nâdân edebiyatı! Hepsi de birer dil oyunu!

Evet, hepsi de yaşanmamış bir âleme öykünmenin ürünü!

Hakikatten yoksun! Ve samimiyetten! Ferd planında çekilen ızdırabın kokusu duyulmuyor; ne şahsî bir hesaplaşmanın, ne de gerçek bir acının.''


Yazarın düşüncesine katılıyorum.Dücane Cundioğlunun eline sağlık güzel ifade etmiş.
Hakikatten uzak bir aşk anlatımı Aşk ...
Tayfuri kardeş eklediğin çok saol.Birileri dile getirsede katılsam diye bekliyordum
Logged

''nE gElmEk vArDıR Ne De gİtmEk ( M.ibn-i Arabi )''
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #2 : 29 AÄŸustos 2009, 13:06:15 »

bende okuduklarıma güldüm geçtim.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  mevlana ve ÅŸems ve aÅŸk « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: