Mektubat-ı Mevlâna Halid Zülcenaheyn
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
11 Şubat 2012, 12:30:51
12196 Mesaj 2632 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  Mektubat-ı Mevlâna Halid Zülcenaheyn 0 Üye ve 3 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8
Gönderen Konu: Mektubat-ı Mevlâna Halid Zülcenaheyn  (Okunma Sayısı 15175 defa)
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #90 : 04 Mart 2010, 16:25:44 »

85. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu; Şam'dan Bağdat'taki halifesi Muhammed Cedid'e göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Habibim Molla Muhammed el-Cedid'e -Allah CC kendisini sıratı müstakimde muvaffak eylesin. Hak ve hakikat ehli ile beraber yürümeyi öğretsin.-

Efendim Abdulgafur'a evlenme izni verdim. Evlenme masrafları normal olsun. Hatta az harcasınlar. Eğer benim sözüme göre hareket ederlerse sarf ettiği miktarı bildirsin. Oradan karşılanabilirse uygundur. İnşaallah bütün masraflarını az veya çok ben karşılayacağım.

Molla Muhammed Musuli halis muhiblerdendir. İtikadıma göre ondan hiçbir soru veya cevap zahir olmaz.

Ev meselesi tevbekar hizmetçimiz, kardeşim, habibim, Naib Esad Efendinin ihtiyarına havale edilmiştir. Bu fakirin hallerinden geniş bilgi isterseniz Esad Efendiye müracaat ediniz. Onda kesin ve yakin haber vardır.

Mektupların cevaplarını yazmam için ısrar etme. Yanımda mektuplarımı yazacak yakınlarımdan kimse yok. Fakir ise Allah'a hamd olsun insanlarla bir arada oturma, gururlu kimselere laf yetiştirme hususunda sizler gibi değilim. Hadis-i Şerifte: “Ben ve ümmetimin müttakileri tekellüften uzağız.” (Acluni, Keşfu'l Hafa I,232 Had. No:610) buyurulmuştur.

İnsanların mektuplarıyla uğraştığımda birçok hayırdan uzaklaşıyorum. Kim beni seviyorsa, hüsn ü hatime ve sünnet-i seniyyeye uymada başarılı olmam için dua etsinler. Benimde aynı şekilde onlara dua edeceğimi bilsinler.

Çok fazla mektuplaşmaya gerek yok. Mektupları fazla göndermek, bazen kınama, azarlama ve kalbin soğumasına sebep olur. Fakat mühim bir iş olduğunda veya kalbi sevindirecek bir haber olursa hiç beklemeden yazılsın. Böylece üzerimizdeki endişe ve karışıklığı gidermiş olursunuz.

Seyyidim Abdurrahman Ruzbahani Efendi razı olursa ailesiyle birlikte evimde otursun. Haya edep sakınırsa sen ve İbn Naib ısrar edin. Gerçekten istemiyorsa serbest bırakın. Evin durumuyla görevlendirdiğim kimse ilgilensin.

Hadikatü'n-Nediye kitabının sahibi Muhammed bin Süleyman (kaddesallahu sırrahuaziz)'a insanlarla ilgili rüyaları bildirmememk şartıyla selam ederim.

Son sözümüz selamdır.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #91 : 19 Mart 2010, 23:21:56 »

86. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu Bağdat'taki iki halifesine göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Seyyidim Abdulgafur ve Muhammed el Cedid'e selam ederim. Bu mektubu getiren kimse ehlinden uzak ve garip birisidir. Ailesi Yemen'de olup Basra üzerinden yanlarına gitmek istiyor. Yardım edebilecek kimselere bu konuda mektup yazın.

Sizlere Muhammed Said'in durumunu bildiriyorum. O, Abdulgafur'a itaat etmeye riayet etmemiştir. Bu konuda vesvese ve şikayet dolu bir çok mektup yazarak halifelerimi ve müridlerimi rahatsız etmiştir. Kendisine mektup veya başka bir şekilde bana müracaat etmemesini söyleyin. Müridlerden veya mürid olmayanlardan hiç kimseyi bana ricacı olarak vasıta kılmasın.

Sizlere tekrar söylüyorum. Gerek izin konusunda gerek icazet konusunda, gerek kabul edilme konusunda ve diğer konularda onunla ilgilenmek Abdulgafur'un vazifesidir. Ben Abdulgafur'u, kerim nesebinden başka hiçbirşey için sevmiyorum. Bununla beraber kendisinin tarikat adabına bağlı olduğunu da biliyorum. Dolayısıyla onun hakkında hiçbir şikayetçi kabul etmem.

Bundan önceki kendi el yazımla yazmış olduğum gibi Muhammed Said'in iznini halifem Abdulgafur'u razı etmesine ve emrine imtisal etmesine bağladım.

Kendisine Abdulgafur'un evliliğe hazırlık dönemi müddetince geçici olarak izin vermiştim. Tekkenin işlerinin ve hatme-i haceganın devam etmesinde yardımcı olmasını emretmiştim. Bağımsız bir şeyh olarak mutlak irşad için izin vermedim. Nasıl olur da o mektupla Bağdat'ın doğusunda ve batısında iftiharla “filan beni halife kılmıştır. Fakat Abdulgafur ve diğerleri hased ediyorlar.” diyebilir.

İnsanlardan mektup alıp göndermiş. Halifelerimi kötüleyerek nefs-i emmare ve hased sahibi olarak nitelemiş. Her ne hali varsa Abdulgafur'dan başkasını kendisine şeyh edinmesin. Kesinlikle bana müracaat etmesin. Abdulgafur'un şeyhliğinden razı olmuyorsa kendisine izin verilmediğini bilsin. Nefsinden başkasını suçlamasın. Bununla beraber Abdulgafur'un da kusurlu ve anlayışının kıt olduğunu biliyorum.

Kelamın sonu selam.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #92 : 22 Mart 2010, 21:39:37 »

87. MEKTUP

Allah CC bizi O'nun hidayet yolu üzerinde sabit kılsın. Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu; Şam'da bulunan halifesi ve çocuklarının ilk vasisi olan Şeyh İsmail Enarini'ye göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Pür taksir, abd-i aciz Halid en-Nakşibendi'den Şeyh İsmail hazretlerine -Allah kendisini güzel hal ve ahlaklarda muvaffak kılsın. Onu günahkarların ve suç işleyenlerin sığınağı yapsın.-

Yüksek hitabınızı taşıyan şerefli mektubunuz geldi. Mektubunuzda Muhammed Kerkük'den sadır olan çirkin fiilin affı için şefaatçı olmuşsunuz. Bu miskin ve fakirin, gücü yettiğince dostlarına ve ashabına karşı en güzel şekilde muamele ettiği, kötülüğü güzellikle müdafaaya çalıştığı sizlere gizli değildir. Ancak bazı insanların kötü ahlakı halim olan kimseyi de zorluyor. Hiç tasavvur edilmeyen davranışlara sürüklüyor. Öyle ki şer'an o kimseyi terketmemiz vacip oluyor. Artık güzel muamelede bulunmak gücümüzü aşıyor.

Hasılı adı geçen şahsa kalbimin bulanıklığı o dereceye varmıştır ki; sizinle tevessül etmeseydi afvı dikenli ağacı el ile sıyırmaktan zor olurdu. Zira çok fazla fesad ve kötülüğü zahir oldu.

Gazabı yenmenin ecri ve sevabı Allah CC nezdinde çok büyüktür. Sizler onun affı için bizi  hatırladınız. Bir göz için bin göze hürmet ve ikram edilir.

Kendisini mektubunun cevabında yazmış olduğum şartlarla af ve musamaha ettim. Kıyamet gününde faziletini umarak cezalandırmaktan vazgeçtim.

Vesselam.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #93 : 23 Mart 2010, 22:46:18 »

88. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu; Bağdat'taki iki halifesine göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Seyyidim Abdulgafur ve Molla Muhammed el-Cedid'e selam ederim. Asırlarca insanların üzerine feyz yağdırmaya devam etsinler.

Mektubunuzda müslümanların rafizilere galip geldiğini yazmanız, kalbimin sevincine, gözümün ferah bulmasına sebep oldu. Bozgunculara buğz etmemden dolayı kalbimde hasıl olan kederi izale etti.

Mü'minlere yardım eden, bidatçıların fesadının kökünün kazınmasına fırsat veren Allah'a hamd olsun.

Evimin batı tarafındaki duvarının yıkıldığını, Habibim Abdurrahman Ruzbahani (kaddesallahu sırrahulaziz)'nin ailesinden hiç kimsenin zarar görmediğini, iki eski muhlisimizin, Hacı Mahmut ve Hacı Muhammed'in duvarı eskisinden daha güzel yapacaklarını yazmışsınız.

Seyyidim Abdurrahman Efendinin ve ehl-i beytinin zarar görmemesine Allah Tebareke ve Teala'ya fazlasıyla hamd ü sena ettim. Tamir masrafı hususunda sözünüz pek açık değil. Keyfiyetini ve masrafını kimin tarafından karşılandığını açıkça yazınız. Ben de ona göre parayı kime havale edeceğimi bileyim.

Eski dostum Molla Hattab'tan benim için bir kitap yazma talebinde bulunmanız kalbimi ferahlattı. Bunların hepsinden önemli olan; kitap ve sünnete yapışmanız, dini ilimlerin tahsilinde kuvvetinizi sarfetmeniz, ihlaslı bir şekilde amel etmeniz, daha önce sizlere yazmış olduğum nasihatlere imtisal etmenizdir.

Gerek muhlis gerek münkir olanlara af, afiyet, muhafaza, himaye , ibadetlerde başarılı olma, zararlı şeyleri terketme, dünya muhabbetinin ağına bağlanmama, dünya metaından kendini uzaklaştırma, haram yemekten uzak kalma ve kamil bir iman üzere ölme hususlarında dua ediniz. Vesselam.

Seyyidim ve gözbebeğim Mevlamız Muhammed Esad Efendi yaşadığı müddetçe terakkiye devam etsin. Kendisine, amcaoğluna Abdullah Efendi'ye, Hacı Miran'a ve ona intisab edenlerin hepsine selam ederim.

Molla Abdulgani ibn Cemil'e de selam ederim.

Büyük vezir hazretleri, bidatleri yok edip, sünneti ihya eden valilere genel olarak yaptığımız duaların kapsamına girmektedir. İnşallahürrahman ihlas ile galip gelmen ve Tevfik-i Bari'ye mazhar olmamız için özel dualarımızda sizleri unutmayacağız.

Dini ve dünyevi kötülüklerden selim bulunmasına duacıyım. Adaletle hareket etmesini, doğru yolda yürümesini, sünnet-i seniyyenin yayılması için yaptığı çalışmalarda muvaffakiyetini dilerim. Hakka yardımcı olmaya, din ve devlet düşmanlarını kahretmeye devam eylesin.

Dualarımızın sonu alemlerin rabbine hamddır. 
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #94 : 24 Mart 2010, 11:44:39 »

89. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu Kudüs-ü Şerif'teki muhlisi allame Şeyh Ömer el-Müctehid'e göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Hamd Allah'a mahsustur. O bize kafidir. Selam Allah'ın seçtiği kulların üzerine olsun.

Kardeşimiz Şeyh Ömer'e kerem ve nimet sahibi Allah'tan selam ve rahmet dilerim.

Sizler duacınızı mektup yazmakla ve hoş kelamla ihya ettiniz. Allah sizleri hayır ile mükafatlandırsın. Sizleri dünya ve ahiret zararlarından korusun.

Huzurun azlığından ve hatıratın çokluğundan şikayet etmişsiniz. Allah'a hamd olsun haliniz şükrü gerektirir. Zira sizler süluk yolunda daha yenisiniz. Huzur işi çok zordur. Zorluklara ve tehlikelere katlanılmadan kolaylıkla elde edilmez. Hatta elde edilmesi için dostları, memleketi ve ülfet ettiğiniz şeyleri terk etmeniz gerekir.

Yalnız kerim olan Rabbimden ümid ederim ki cenabınıza fazl ü ihsanıyla muamele edilsin. Huzurunuzu ümid etmediğiniz yerden karşınıza çıkarsın.

Sözümüzün sonu selam.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #95 : 25 Mart 2010, 14:35:52 »

90. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu; Şam'dan Bağdat'taki halifesine göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Uzakta kalmış, terkedilmiş fakirden, seyyidi, dostu Abdulgafur'a ve ayrılık oklarıyla uzaklara düşmüş miskinden seyyidi, güvendiği Muhammed el-Cedid'e -Allah onlara iki cihan saadeti versin-

Mektubunuz geldi. Mektubunuzda gözümüzün süruru Bahauddin'in bu tarafa yöneldiğini haber ediyorsunuz. Bahauddin'in seferi konusunda ve yolda hizmetini yapan hizmetöi ve yardım eden kimseleri geniş olarak yazmışsınız.

-Hizmeti geçenlerin hepsini Allah dünya ve ahirette en güzel mükafat ile mükafatlandırsın.-

Şunu da bilin ki; Peygamber Efendimizin de bildirdiği gibi dünya bir sineğin kanadına değmez.

Bu mektubu yazdığım 17 Rebîevvel 1238 senesi perşembe gününe kadar onlar tarafından haber gelmedi. Allah'a hamd olsun hazırlıkları tamamdır. Her belde de asker onları kollar. O bölgenin büyükleri emniyetli bölgelere varıncaya kadar kendileriyle hareket ederler.

Eğer siz bizden sorarsanız Allah'a hamd olsun selametteyiz. Yüce Tarikat-ı Aliyye'ye rağbet artmakta ve parlaklığı yayılmaktadır. Yalnız bu fakirin bir köşeye çekilmeye olan meyli tahmin ettiğinizden daha fazladır. İnsanların bir araya gelmesiyle hatırım ve kalbim bulanmaktadır. Onlarla bir arada olmayı vakti boşa geçirmek olarak kabul ediyorum. İnzivaya çekilmeyi o kadar çok istiyorum ki dostların aşırı talebine rağmen tarikatta ders vermeye başlamadığım gibi medresede de başlamadım.

Muhlisimiz Şeyh Ahmed Hatip teveccühle meşgul olmaktadır. Kendisine çok fazla rağbet var. Toplantılardan uzaklaşarak uzlete çekildiğimden yanımdaki arkadaşları beldelerine gönderdim. Molla İbrahim'i Cizre'ye; Seyyid İsmail Berzenci'yi, Şehriyar'a; Mahmud Sahib'i Süleymaniye'ye; Ubeydullah Efendi'yi Bağdat'a; Muhammed Meczub'u Kerkük'e; Seyyid Taha'yı Van'a gönderdim.

Sizler kitaplarımı çok güzel muhafaza ediniz. Yanıma gönderilmelerinde dikkatli davranınız. Musa Ceburi'ye güzel davranınız. Kendisini sevdiğim sizlerce gizli değildir.

Allah'ın selamı üzerinize olsun.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #96 : 26 Mart 2010, 12:16:34 »

91. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu; Bağdat'taki halifesi Muhammed Cedid'e göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Miskin olan kuldan,kardeşim Muhammed Cedid'e -Allah CC O'nu selim kılsın.-

“Tasrih” kitabı merhum Musa Mendelavi'nin oğlu İsa'nın yanındadır.

“Şerhül-Metali” de Süleymaniye'deki Mehum Molla Abdülaziz'e ödünç olarak verilmiştir. Molla Abdurrahman o kitabı kardeşi Molla Ali'den alıp, sana göndersin. Her iki kitabı ve aylar, günlerle ilgili küçük kitabımla birlikte bize gönder.

Daha önce sizlere yazdığım hususi nasihatlarımla ilgili mektubun birer suretini kardeşim Şeyh Mahmud'a, Molla Abdullah'a ve Hidayetullah Erbili'ye gönder. Aynı mektubu Molla Muhammed Said Süveydi'ye iade edeceksin.

Mektubun içindeki nasihatlere kim muhalefet ederse bana bildirin. O kimseye edepleneceği şekilde muamele edeyim. Dünyanın sonu geldiğine dair alametler, birbirini tamamlar şekilde arka arkasına geliyor. Bu durumda emanet olan dünya sizi aldatmasın. Nefsi emmarenin arzularına ve temennilerine aldanmayın. Hangi vasıta ile olursa olsun, bana haber göndereceksin.

Molla Mustafa'nın bana gönderdiği, “İsabe” kitabı hakkında tam bir açıklık getirmemişsiniz. Parasıyla veya ödünç olarak mı gönderdiniz bana bildirsin.

“Suyuti” kitabının haşiyesinden, müellifin eliyle yazılmış olan nüshayı Abdülfettah'a vermiştir.

Molla Hattab'ın hattıyla bana özel nüsha yazılsın. Eğer fazla ücret talep ederse zararı yoktur.

Bütün dostlara, özellikle kardeşim Mahmud'a selam olsun.

Allah'ın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #97 : 29 Mart 2010, 19:18:46 »

92. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu; Şeyhü'l-İslam, Müftiü'l Enam samimi muhlisi Mekkizade Mustafa Efendi'ye -Allah kabrini kokulu ve hoş eylesin- göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Said kullarına manevi yakınlığı ihsan eden Allah'a hamd olsun. Allah CC birçoklarına manevi yakınlığı ihsan ettiği gibi bazı insanları da feyz ve kereminin okyanusundan mahrum bırakmıştır. Mahrum bıraktıkları, Allah'ın görünen ve ortadaki güzelliklerine iltifat etmemişlerdir.

Salat ü selam en büyük halife, gizli hazine cemal ve celalin mazharı Efendimiz (aleyhi ekmeluttehaya)'in üzerine olsun.

Utbe ve Uteybe'nin şekaveti, Suheybi Rumi (radıyallahu anh) ve Bilal-i Habeşi (radıyallahu anh)'nin saadeti, ibret alan kimseye kafidir. İhlasınızı ve güzel itikadınızı bildiren mektubunuz bize ulaştı. Muhabbet ve sevginizi dile getirmişsiniz. “Kamusu'l Muhit” kitabının güzel bir nüshasını hediye olarak göndermişsiniz. Hediyeleşmek muhabbeti getirir.

Hediyeyi çok nadir kabul etmeme rağmen reddetmekle kalbinin kırılacağını düşündüm. Daha özel bir hediye ile karşılık vermek düşüncesi ile kabul ettim. Halinize riayet etmek, kalbinizi ferahlandırmak ve kırılmasını önlemek için adetlerimize muhalefet ettik.

Mukabil olarak sizlere değerli dualar hediye ettim. Bu dualar değil ahiret ehlinin yanında, dünya ehline göre hediyenizden daha kıymetlidir.

Dünyanın ziynet ve güzellikleri arasında, fakirlerin hizmetinde şevk duymanız, kalbinizin onlara doğru çekildiğine, yardım ve mededin geldiğine en açık delildir. Bu durumunuz hediye göndermenizden bizce daha kabule şayandır. Bizleri sizlere daha güzel nazar eylemeye sevk eder. Gafletle kuşatılmış bir ortamda bizleri hatırlamanız nadir kimselere nasip olan bir davranıştır.

Cenab-ı Allah sizlerin kendisine yönelmenizi arttırsın. Sizleri maksat ve arzularınıza vasıl  eylesin. Kötülenmiş zahiri güzelliklerden yüz çevirmeyi sizlere kolaylaştırsın. Çirkin bid'atleri yok etmede ve parlak sünneti ihya etmede sizlere yardımcı olsun. Sünnet sahibinin üzerine salatın en efdali ve selamın en kamili olsun. Şu şiir ne kadar güzel ve yerindedir:

Düşün ki dünya toptan sana yönelmiş
Sonu terketmekse; bu ne boş şeymiş.

Dünyan benzer sanki bir gölgeliğe
Az gölgeler seni gider zevale.


Cenab-ı Allah, bize ve size, salih kullarına gösterdiği gibi dünyanın hakikatini görmeyi nasip eylesin. Ayakların kaydığı, pişmanlığın fayda vermeyeceği zaman gelip çatmadan evvel bizleri ve sizleri gaflet uykusundan uyandırsın.

Hamd alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.   
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #98 : 30 Mart 2010, 12:54:12 »

93. MEKTUP

Allah CC kabrini nurlandırsın. Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu; talebesi, allame, meşhur alim Seyyid Mahmud Şihabüddin Alusi'ye göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Hamd Allah'a mahsustur. O bize kafidir. Selam Allah'ın seçtiği kulların üzerine olsun.

İhlasınızın fazlalığını ifade eden, kemali muhabbetinizi ve bağlılığınızı bildiren mektubunuz geldi. Cenab-ı Allah sizi habibi Hatemü'l Mürselin (aleyhisselatu vesselam)'in mütabaatında başarılı, selef-i salihin'in siret ve ahlakı üzerinde sabit kılsın.

Sakın ola ki leşe benzeyen dünya metaına aldanmayın. Çirkin bid'atlardan kaçının ve kaçın.

Sizlere, lezzetlere dalmayı terketmenizi, şeriata ve tarikata canla başla, dört elle yapışmanızı bu fakiri ve ilahi aşktan şaşkın olanı hüsn ü hatime duasıyla hatırlamanızı tavsiye ederim.

Mektubun başında ve sonunda sizlere selam olsun.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #99 : 31 Mart 2010, 07:52:42 »


94. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu halifesi, Harem-i Şerif'teki sufilerin imamı Şeyh Muhammed Salih'e göndermiştir
.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Hamd Allah'a mahsustur. O bize kafidir. Selam Allah'ın seçtiği kullar üzerine olsun.

Fazlı ve ihsanı genel ve geniş, cemal ve celali mukaddes olan Allah CC 'dan ricam; umumi olarak o yüce mekanda bulunan bütün müslüman kardeşlerimizden, özellikle Seyyidim Şeyh Salih tarafından hatırlanmak ve ismimizn zikredilmesidir. Böylece o yüce makamda bulunanların iltifatlarıyla feyz ve felaha ereyim. Seyyidim Şeyh Salih'den -Allah Teala ömrünü uzatsın- hüsn ü hatime için dua etmesini dilerim.

Sizlere müjdeler olsun. Uyanın! O belde de ikamet etmekle bahtınız ne kadar güzeldir. Keşke ben de sizlerle beraber olsaydım; orada büyük fütuhata nail olurdum.

Nimet sahiblerine nimetleri afiyet olsun
Bu aşk-ı biçare de (ah) ile yari bulsun.


Faziletin ve mertliğin önderi Hazreti Peygamber (aleyhi ekmeluttehaya) cömertliğine uyarak sizlere bir seccade gönderdik. Ayağınızı basmakla onu şereflendireceğinizi ümid ediyorum. Onun için ne büyük saadettir.

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #100 : 01 Nisan 2010, 16:57:42 »

95. MEKTUP

Mevlana Halid (kaddesallahu sırrahulaziz) bu mektubu Bağdat'taki halifelerin reisi allame, Seyyid Mahmud Geylani Efendi'ye göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Yüksek ve en iyi dualarla birlikte selam ederim.

Cenabınıza layık olan Allah'a yakarıştan sonra, selamlarımı hediye ederim. Allah CC'dan dünya ve ahirette felahınızı rica ederim.

Emrinize imtisal ederek duayı talep eden kalbinizi hoş etmek için Cenab-ı Hak'tan dünya ve ahiret hayatında iyiliğinizi arz ve talep ederim.

Önce şunu belirteyim. Talebiniz  hususunda kabiliyetimiz ve cesaretimiz yoktur. Zira her tarafım günahla örtülmüştür.

Ayıplarımı da itiraf ederim. Allah'tan kendim ve sizler için dünya ve ahirette af ve afiyeti talep ederim. Sizlerden ricam, duaların kabul edilme vekitlerinde bize hüsn ü hatime ile dua etmenizdir.

Seyyidü'l Mürselin'in ittibası üzerine istikameti talep ettiğinizde, selef-i salihinin hidayet yollarına uymayı istediğinizde, sünnet-i seniyye'ye olup, çirkin bid'atlerden kaçınmak için yaptığınız dualarda bizi hatırlayın. Salih din kardeşlerimizin gıyabımızda yaptıkları duaların kabul olunması ve yerine ulaşacağı ümid edilir.

Cenab-ı Allah bizlere ve sizlere dünyanın hakikatini, müttaki kullara gösterdiği gibi göstersin. Bizi mukaddes kullarıyla haşreylesin. Bu Allah CC'ın katında zor bir iş değildir. Mektubun  başında ve sonunda Allah CC'ın selamı, rahmet ve bereketi üzerinize olsun. Zahiren ve batınen Cenab-ı Mevla Teala sizleri velilerin ruhaniyeti ile teyid edip, istikametle şereflendirsin.

Dualarımızın sonu, Hamd olsun alemlerin Rabbi Allah'a.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #101 : 02 Nisan 2010, 21:55:16 »

96. MEKTUP

Allah CC nefesleriyle bizleri yüceltsin. Kalblerimizi marifetinin nuruyla nurlandırsın. Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz bu mektubu halis müridi Molla Yahya Mervezi'ye göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Nimetlerine karşı Allah CC'a hamd olsun. Salat u Selam bütün peygamberlerin imamı Hazreti Muhammed'in sallallahu aleyhi vessellem üzerine olsun. O'nun eziyet gördüğü gibi hiçbir peygambere eziyet edilmemiştir. Salat u Selam aline, ashabına, ezvacına ve ahbabına olsun.

Seyyidim, senedim, fakirlerin dayanağı, tarikatın rağbet bulmasına sebep olan allame cenabınızdan gelen keremli mektubunuz bizi şereflendirmiştir. -Allah bizim tarafımızdan sizi en güzel şekilde mükafatlandırsın.-

Mektubunuzu kemal-i ihlas, iştiyak, güzel ahlakla ve hamd edilecek hasletlerle dolu bulduk. Şeyh Maruf'a gönderdiğiniz cevap da bize ulaştı. Kerem ve şevket sahibi Allah tarafından kendisine hüsn ü hatime ihsan edilsin.

Şeyh Maruf'a gönderdiğin cevap kendisini durduracak deliller taşımaktadır. Hatta alimler ve irfan ehli, ondan istifade edebilir. Mektubu valimizle birlikte kendisine gönderdik. Kanaatim o yönde değil ama inşallah faydalanır.

Sizlere yüce tarikat-ı aliyenin rağbet bulmasına, kudretinizin yettiği ölçüde cehd ve gayretinizi sarf etmenizi, sıkı bir şekilde tavsiye ediyorum. Uzun zamandan beri tarikatın eserleri kaybolmuştur. Deliller göstererek müslümanları bu tarikata teşvik ediniz. Tarikat-ı aliyenin Sadat-ı Kiram'ının kaddesallahu sırrahulaziz nezdinde makbul ve değerli olabilmek, ancak dinin adet ve alametlerini ihya etmek ve müridleri takviye etmekle mümkün olduğu, yakin derecesine ulaşmış bir bilgidir.

Bizler şöyle işittik: İmadiyye-i Mahmiye'ye bağlı olan köylerin çoğunda camiler vardı. O camiler cemaat ve zikir ile doluydu. Şimdi ise yıkılıp gitmiş veya kimse namaza gitmediği için muattal kalmıştır. İster bu miskin adına, isterse kendiniz muhlisimiz Zübeyr Paşa'ya emir edip, camileri tamir ettirseniz sizler için büyük bir sevap olur. Ebu Hureyre radıyallahu anh yoluyla Peygamber Efendimiz'den aleyhisselatu vesselam rivayet edilen bir hadis-i şerifte

“Ümmetim fesada düştüğünde sünnetime yapışan kimseye yüz şehid sevabı vardır.” buyrulmuştur.

Bütün çocuklarınıza selam ederim.

Habibim Molla Muhammed Emin'e de selam ederim. Cenab-ı Allah kendisini saidler cemaatine dahil edip, kıyamet gününde nebilerin ve velilerin sancağı altında haşr eylesin.

Tarikat-ı aliyyenin, evrad ve hizmetine devam ediniz. Gerçekte kalbi hastalıkların tedavisinde, onlar en başarılı ilaçtır. Hiç kimse bilen gibi sana haber veremez.

Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #102 : 03 Nisan 2010, 21:44:06 »

97. MEKTUP

Bu mektup Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz 'in vasiyeti hakkındadır. Vefatından önce halifelerine yazılmıştır. Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz vefatından hemen evvel salı günü ve çarşamba günü vasiyet etmiş, vasiyetini dört sefer tekrarlamıştır. Vasiyetinin birinci ve ikinci seferlerinde şunları söylemiştir:

“Malımın, arazilerimin, hatta evimin üçte birini hayır işleri için vasiyet ettim. Vasiyetimi uygulayacak önce Şeyh İsmail Enarini, sonra Şeyh Muhammed Nasib, sonra Şeyh Abdülfettah Akri'dir. Bu kimseler kabrimin yakınlarına sebil olarak bir sarnıç yapsınlar. Benim kabrime, çocuklarımın, akrabalarım ve halifelerin kabirleri üzerine tazim ifadeleri olmadan ve lakap kullanmadan işaret koysunlar. Kabrimin taşına; “Bu kabir kerim olan Mevlasının rahmetine muhtaç filan b. filan en-Nakşibendi el-Müceddidi” şeklinde bir ibare yazsınlar. Kitaplarımı daha önce vakfetmiştim. Malımın üçte birinin bin kuruşunu namaz iskatım için versinler.”

Bir ve ikinci seferlerinde irşad konusunda hiçbir şey söylemedi. Üçüncü ve dördüncü seferlerinde ise birinci ve ikinci seferdeki vasiyetlerine tekrar etti. Vasiyetine bakacaklar arasında İsmail Gazi'yi de koydu. Onlardan sonra vasiliğini akrabasından en uygun ve salih olana havale etti. Onlardan sonra ilim ve irşada ehil olmak şartıyla Tarikat-ı Aliyeyi Halidiye'deki raşid müridleri vasi tayin tayin etti.

Kitaplarının vakıf tarzını, 92. mektupta adı geçen Şeyhü'l-İslam Mekkizade Mustafa Asım Efendi'nin hediye ettiği Haznevi Kamusu'nun ilk sahifesi üzerine mübarek eliyle yazarak vasiyet etti. Kitaplarının evinden çıkartılarak önce medrese yaptığı cami olarak vakfettiği yere konulmasını oradan çıkarılmamasını vasiyet etti. O makam halen cami olup, Kerevet mahallesindedir.

Vasiyetinde müridlerin ve oğlu Bahaüddin'in annesi olan şerefli hanımından başkasının harem işlerine karışmamasını vasiyet etti. Onlar için gerekli ev ihtiyacının teminini vasiyet ettiği üçte birden çıkarılmasını belirtti. Süt emzirme zaruretinin dışında hiçbir yabancı kadının eve sokulmamasını, zaruret gereği olarak süt emzirmek için getirilecek olan kadının süt emzirme müddeti bitmeden evden çıkartılmamasını vasiyetine yazdı.

Sonra şöyle buyurdu: “Memleketimdeki cinsi ve sınırı bilinen arazim, oradaki kardeşlerime verilsin.” o zaman hayatta Şeyh Mahmud Sahib ile bir de öz kızkardeşi vardı. Vasiyeti şöyle devam etmektedir.

“Yukarıdaki vasiyet ettiğim Şeyh Ahmed Bekai'nin ve Şeyh İsmail Zelzevi'nin borçları verilsin. Tarikattaki fakirlerin iaşeleri bu sülüsten temin edilecektir. Onlara yemek hazırlayınız. Medresede namaz kılmayı ihmal etmeyin. Hatme-i Haceganda yapılırsa sevinirim. Medrese Molla Bekir ile Molla Ömer'in adlarına bağlı kalsın.” İrşad konusunda yine Bir şey söylemedi. Sadece “Halifelerimin Şeyh İsmail Enarini'nin rey ve görüşünden dışarı çıkmamalarını isterim.” dedi. Kimin irşad postuna oturacağını işaret etmedi. Bunun üzerine Şeyh İsmail şöyle cevap verdi:

“Efendim ben o vazifeyi sevmiyorum ve layık da değilim.”

Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz “Sevmediğin ve rağbetin olmadığı için irşad konusunda senin emrinden çıkmasınlar,dedim.” Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz devamla şöyle buyurdu:

Ahlakımı, şekil ve cemalimi sayarak ağlamayınız. Etrafa mektup yazarak vefatımı hiçbir kimsenin üzülmemesini ve ağlamamasını tenbih ediniz. Bana sevgi ve muhabbet besleyen benim için kurban kessin. Bazı sekr ehli gibi; “Arkamdan sadakaya, Kuran ayetlerinin okunmasına ihtiyacım yok.” demiyorum, bilakis Fatiha ve İhlas-ı Şerif'lere çok ihtiyacım var.

Daha sonra fazla gayretinden dolayı şöyle buyurdu:

“Haremime karşı dikkatli olun. Dikkatli olun. Ya İsmail, sen onların hakkında iyi bir şekilde hareket etmezsen, kıyamette beni göremezsin.”

“Namaz üzerime farz olunduğundan bugüne kadar olan namazlarım sayılsın. Bütün farz namazlarım kaza edilsin.”

Vefat ettiğinde yaşı elli seneden bir ay 17 gün eksikti. Bu duruma göre otuz beş yıllık namaz kaza edilmesi gerekir. Bu hesap allame Şeyh Muhammed bin Süleyman el-Halid el-Bağdadi'nin “Hadikatü'n-Nediye” kitabında belirttiği yaş müddeti bizim belirttiğimize muhaliftir. Sözlerinin devamında şöyle dedi:

Şeyh Ahmed Hatip, Şeyh Muhammed Salih ve Şeyh İsmail bin Zelzevi beni af etsinler. Haklarını bağışlasınlar. Sizler beni hoşgörünüz. Diğer beldelerdeki bütün mensuplarım da haklarını bağışlasınlar.

Şunu da bildireyim ki bütün fiillerimde kurtuluşumu, ıslahınızı ve Allah rızasını kasdettim. Ya İsmail halifelerimin kadr u kıymetini bilin. İrşad ve tarikat işlerinde haremime danışmayınız. Zamanımdaki tekkelerden başka tekke inşa etmeyiniz.

Kim yeni bir şey yapmak isterse İdas Camii'ni tamir etsin. Hepiniz birlik olun. Varlığı ve nifakı bırakın. Kabirde gözümü sevindirecek ameller işleyiniz. Vasiyet ve ikaz ettiği hususları umumi mecliste söyledi. Daha sonra kimseyle az veya çok bir şey konuşmadı. Harem tarafına geçip, abdest alıp iki rekat namaz kıldı. Sonra da “şimdi tauna yakalandım” dedi. Allah CC'a yönelip, yüzünü kıbleye doğru çevirdi. Kalbi haller ve gaybi münacaatla meşgul oldu.

Ruhum kendisine feda olsun. Yanına gelenleri uzaklaştırdı. “Beni Rabbimle bırakınız. Sizlere lazım olan hiçbir sözü bırakmadım. Hapsini söyledim.” dedi.

Sonra tam bir istiğraka dalıp, hiç ayılmadı. İstiğrak hali çarşamba yatsı namazından sonra cuma gecesi akşam namazına kadar devam etti. Akşam namazının ezanıyla beraber istiğraktan ayrıldı. Müezzine “Allahu hakkun” diye cevap vererek, dört sefer tekrarladı. Sonra da aşağıdaki ayeti kerimeyi okudu. Meali;

“Ey huzura eren mütmain olmuş nefis. Sen Allah'tan razı O da senden razı olarak Rabbine dön. Gir iyi kullarımın arasına. Gir cennetime.” (Fecr, 27-30)

Bu ayet-i kerimeleri okuduktan sonra temiz, zarif, pak ve yüce ruhu Vehhab ve Kerim Padişahının emrine icabet ederek gayet şeref ve ünsiyetle kudsi alemle birleşti. Fena aleminden beka alemine göçtü. Bol izzet ve ikramla birlikte sevgili, sevgiliye vasıl oldu. Yüce Allah bizleri onların zümresinde ve Hazreti Fahri Alemin aleyhi ekmeluttehaya sancak ve bayrağı altında haşr eylesin.

Dünyadan ayrılmasıyla tanıyan ve tanımayan herkesin kalbi eridi. Yeryüzü ağlama sesleriyle doldu. Üzüntüsünden ah vah etmeyen hiçbir mü'min görünmezdi. Cenab-ı Allah CC O'nun Gavslık rütbesini, Veba şehadetiyle kat kat yükseltti. Vefatından evvel kendi kabri için gösterdiği Kasyon Dağının eteğindeki Nur tepesine defnedildi.

Fazilet ve şeref sahibi Şeyh Seyyid İsmail Gazi Efendi, vefatı hakkında açıklamalı geniş bir kitap yazmıştır. “Hasılü'l-Üns Fi İntikal-i Hazreti Mevlana İla Hadirati'l-Kuds”  ismindeki bu kitaba geniş bilgi için müracaat edebilirsiniz.

Bu konuda açıklamalı bir yazıyı “Hadikatü'n-Nediye” kenarına talik olarak yazdım.

Mevlana Halid'in  kaddesallahu sırrahulaziz vefatı İslam'ın başına gelen büyük bir musibettir. Bu musibetten en fazla etkilenen mürşid olan halifeleri idi. Fakr ehli Nakşibendi tarikatının müridleri ve ilmiyle amil alimler bütün müslümanlar bu vefattan çok etkilendiler.

Hepimiz Allah'ın mülküyüz. Hepimiz sonunda O'na döneceğiz.

Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz bedenlerde, ruhlarda ve kalplerde tasarruf sahibi idi. Gerek hayatında gerekse vefatından sonra sayı ile sınırlandırılamayacak kadar çok olan kemalat ve keramet onun Gavs olduğuna şehadet eder. O mertebeye Peygamber Efendimiz'in aleyhi ekmeluttehaya izini en sağlam şekilde takip ederek ulaşmıştır. Makam-ı Muhammediyye'ye aleyhi ekmeluttehaya varis olan Gavsu'l Ferd'in irşaddaki rütbesi hayatında ve vefatından sonra sadır olan kemalatıyla şöhret bulmuştur.

Vefatıyla mededi kesilmemiştir. Kendi pak nefsiyle özellikle Cennetin yüce makamlarındaki müridlerine ve umumen memleketteki bütün muhiblerine yardım ediyor.

Hakikatte o kınından çekilmiş kılıç gibidir. Nakşibendi fakirlerine eziyet verenlere azap ve intikam kamçısıdır. Bu durumu biz gözümüzle müşahade ettik.

O'nun keşif ve kerametleri akıl ve basiret sahibi kimselere göre, gündüzün ortasında görülen güneş gibi apaçıktır. Ancak onun cemalinin feyzinden mahrum olan ve kemalatının saadet kapılarını açmaktan mahrum bırakılan kimse O'nun büyüklüğünü inkar eder. Bu kimsenin kalbi artık kördür. İmanın gittiğinden ve yok olduğundan haberi olmaz.

Gökteki yıldızların sayılamadığı gibi O'nun kerametleri de sayılamaz ve vefatından sonra menakıbının dalgalı denizine dalan kimse, kendi sıfatlarına münasip olandan başka bir şey çıkaramaz.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #103 : 04 Nisan 2010, 13:01:03 »

98. MEKTUP

Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz bu mektubu; Şemdinli'li büyük alim, kamil Seyyid Taha Hakkari'ye kaddesallahu sırrahulaziz göndermiştir
.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Kerim ve nimet sahibi Rabbimizin selamı ve rahmeti üzerinize olsun. Rabbim sizleri irfanından hisselendirsin ve ihsanıyla nimetlendirsin. O CC yardım sahibi ve esirgeyicidir.

Mektubunuzun gelmesiyle müşerref oldum. Talebinizin ve maksadınızın vasıl olması için Rabbime yalvardım. Duanın kabulünü ve istediğim şeylerin gerçekleşmesini, ihsan ve in'am sahibinden ümid ediyorum.

Benim ashabımın hepside sizlerin felahınızı ümid ve rica ederler. Özellikle seyyidim, Seyyid Abdülkadir Berzenci ve Hacı Musa ali cenabınızdan iman selameti için dua etmenizi rica ederler. Sizler hakikaten merhamet ve ihsan ehlisiniz.

Cenab-ı Allah bizleri ve sizleri kendi rızasıyla meşgul etsin. Masivasından yüzümüzü çevirsin. Dünyadaki aşağılık mal sevgisi yüzünden gözlerin görmediği, kulakların işitmediği, hiçbir kimsenin kalbinin göremediği nimetlerden alıkoymasın. Amin.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #104 : 05 Nisan 2010, 11:47:39 »

99. MEKTUP

Mevlana Halid kaddesallahu sırrahulaziz bu mektubu; Bağdat'tan Şam'daki büyük halifesi, “Nurü'l Hüda” ve “Adabu'ş-Şeyhi ve'l-Mürid” kitaplarının yazarı Şeyh Ahmet Hatip Erbili'ye göndermiştir.

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla,

Muhabbet ve ikram dolu selamım, Allah yolundaki kardeşim, tarikat-ı aliyenin muhlisi Molla Ahmed Efendi en-Nakşibendi eş-Şafi üzerine olsun. Allah Teala onu bütün afet ve belalardan selim kılsın.

Bizden soracak olursanız Allah'a CC hamdolsun, sıhhat, afiyet ve Allah'ın CC eksiksiz nimetleri içerisindeyiz. Cenab-ı Allah'tan bizler ve sizler için istikametin devamını dileriz. Dolayısıyla istikametin sebeplerini tahsil etmeye gayretle çalışınız. Gerçekten bir istikamet bin kerametten daha hayırlıdır. Sizlere parlak sünnetin ihyasını, çirkin bidatlerin yok edilmesini ihlas ile ilimleri yaymakla meşgul olmanızı, Havas ve Sadat-ı Kiram'ın kaddesallahu sırrahulaziz edeplerine yapışmanızı, varlığınızı yok ederek var olanı Allah yolunda vermenizi, yok olan şeyler için sabırlı olmanızı, Allah'a çok yalvarmanızı ve bu miskini de hayırlı dualarla hatırlamanızı tavsiye ediyorum.

Mektubumun başında ve sonunda sizlere selam olsun.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
Sayfa: 1 ... 5 6 [7] 8
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  Mektubat-ı Mevlâna Halid Zülcenaheyn « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: