Makbul Tevbenin Alametleri
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 19:25:35
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  Makbul Tevbenin Alametleri 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Makbul Tevbenin Alametleri  (Okunma Sayısı 440 defa)
Sâre
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 108



WWW
« : 21 Mayıs 2009, 23:22:41 »


Makbul Tevbe'nin Alametleri

Herkes tevbe ettiğine kanaat getiriyor, yalnız tevbelerin kabulünün bazı şartları vardır. Üç meseleyle tevbekârın alameti belli olur:

Dilini lüzumsuz söz, gıybet, söz gezdirme, yalan gibi afetlerden korur.

Hiç kimseye karşı kalbinde haset ve düşmanlık yoktur.

Bütün günahlarından ve kötü arkadaşlarından Allah Tealâ onu ayırır.

Şu halde tevbe , sadece sözleri ile: “Ya Rabbi bağışla, ben pişmanım.” demekten ibaret değildir. Tevbenin hukuku çok derindir.

Mümin kendisi için istediğini başkaları için de istemedikçe kâmil olmaz. Şu halde tevbelerimiz noksandır. Kâmil bir makama götürmek için tevbenin hakikatına , tevbe -i nasuha ulaşacak sebeplere yapışmamız lazım gelir.

Ulemanın bildirdiğine göre, Allah Tealâ tevbekâr kuluna dört ikramda bulunur:

Kötü arkadaşları bırakır. Zira kötü arkadaş insanın kötü yola gitmesine vasıtadır. Hadis-i şerifteki: “İmanın en alt derecesi yoldaki taşı kaldırmaktır.” sözlerini Şah-ı Nakşibend Hazretleri şöyle açıklamıştır: Yoldaki taştan maksad nefstir . Zira Allah yolundaki insanın en kötü arkadaşı kendi nefsidir.

Tüm taatlara yönelik olmak şartıyla ve ibadetleri ifa etmekle her günahı bırakır.

Kalpten dünya sevgisi gider. Ahiret hüznü yerleşir.

Allah Tealâ'nın kefil olduğu şeylere karşı bir endişe duymaz, fakat akıbetinin ne olacağını da kestiremez.

Ebu Ümame Bahilî Hazretleri, Rasul-i Kibriya s.a.v.'den şöyle rivayet etmiştir:

“Sağ taraftaki melek sol taraftaki meleğin kumandanıdır. Kul bir iyilik yaptığı zaman hemen onun lehine on iyilik yazar. Kul bir kötülük işlediği zaman sol taraftaki melek onu yazmak isterse sağdaki melek şu emri verir. ‘Şimdilik dur!' Bu şekilde onun hatasını altı veya yedi saat bekleyerek, kul ettiğine tevbe edip Allah'dan bağışlanmayı isteyene kadar yazmaz. Allah'dan bağışlanmasını istemediği takdirde onun aleyhine bir kötülük yazar.”

Hz. Ebu Bekir r.a.'dan bildirilen hadis-i şerifte de Efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor: “Bir günah işlediğinizde derhal bir iyilik edin. Zira abdest ve gusül alır da Allah'ın huzuruna durup iki rekât namaz kılar, o iyilikten sonra bir tevbe ederseniz, Allah Tealâ sizin tevbenizi kabul buyurur.”

Bunun için her birimizin günahın arkasından iyilik etmeyi adet edinmemiz lazım gelir. Nice arif menkıbelerinde vardır ki, murad için bir arif-i billaha giden kimse, o mübareğin şöyle bir hitabıyla karşılaşır.

- Yanında biraz para filan var mı?

- Var efendim.

- Sen git, onunla yetimlere ve sadakaya muhtaç olanlara iyilik et. Elinden gelirse birkaç gün oruç tut. Gece seherlerde kalk, bir miktar namaz kıl. Sonra Allah Tealâ'ya sıdk ile tevbe et, Allah Tealâ seni muradına erdirir.

Görülüyor ki iyilikler kötülükleri yok ettiği gibi, her bir kötülük de makamımızı aşağıya dü şürür.

İmam-ı Hasan r.a.'dan beyan buyurulan hadis-i şerifte Rasululah s.a.v. şöyle buyurmu ştur:

“Her kulun iki meleği vardır. Bunlar Kiramen Kâtibin'dir . Sağ taraftaki melek sol taraftakininin kumandanıdır. Kul kötü bir iş işlediği zaman sol taraftaki melek sorar: ‘Bunu yazayım mı?' Sağ taraftaki şöyle buyurur: ‘Beş günah işleyinceye kadar yazma.' Beş günah işledikten sonra sol taraftaki tekrar sorar: ‘Yazayım mı?' Sağ taraftaki melek: ‘Bir iyilik yapıncaya kadar bekle.' der. Bir iyilik yaptığı zaman sağ taraftaki melek şöyle der: ‘Bize bir iyiliğe on sevap yazmamız emredildi. Gel, bu yaptığı bir iyilik için on kötülüğü silelim. Ayrıca lehine beş iyilik yazalım.' Bunun üzerine şeytan bağırıp sızlanarak: ‘Ben insanlara ne zamana kadar yetişebileyim!' der.”

Allah Tealâ buyurmuştur: “Muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yola giden kimseyi bağışlarım.”

Tevbede sabit kalmanın en güzel yolu sadıklarla beraber olmak, gönlünü Allah'a bağlayan, ilmiyle âmil ulemanın, ariflerin terbiyesine girmektir.


Mehmet ILDIRAR
Logged

karanligin ortasinda
Pasif Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 39



« Yanıtla #1 : 23 Mayıs 2009, 23:40:28 »


Allah razi olsun,Medreseli,,,,,
teferruatli ve güzel olmus,,,kul zaten bütün bunlari yapinca Rabbimin sevdigi kullardan olur,,,elhamdülillah,,,
 
Logged

Insanlara atese dost oldugun gibi dost ol,ondan faydalan fakat seni yakmasindan sakin
smeyra
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 370



WWW
« Yanıtla #2 : 08 Haziran 2009, 17:50:38 »

Rahman razı ola...
Logged

Dertleri zevk edinmektir Alemde hüner,
Gamu_u şadi felek böyle gelmiş, böyle gider...
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  Makbul Tevbenin Alametleri « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: