Kur’ân-ı Kerîm’in Öğrenilmesinde Dinamizm
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 19:16:59
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Kur'an-ı Kerim  |  Yazılar  |  Kur’ân-ı Kerîm’in Öğrenilmesinde Dinamizm 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Kur’ân-ı Kerîm’in Öğrenilmesinde Dinamizm  (Okunma Sayısı 430 defa)
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« : 19 Eylül 2010, 11:33:07 »

Kur'an-ı Kerim, hiç şüphesiz, hepimizin baştacıdır; çünkü yüce rabbimizin bize gönderdiği kitabıdır.

Ne büyük şeref, ne tatlı bir iltifat ve mazhariyet! Bizim o padişahlar padişahının bu şahane fermanını, defalarca öpüp, başımıza koymamız, yüzümüze, gözümüze sürmemiz, ona en büyük saygıyı göstermemiz icab eder.

Onda eski ümmetlerin ibretleri, geleceklerin haberi vardır.

Onun içinde bize yöneltilmiş emirler, yasaklar bulunuyor. Biz ancak onları en iyi tarzda öğrenip, tam tamına uyguladığımız zaman hakk'ın rızasına erişebiliriz. Hiç bir kaçamak imkanı yoktur, tembelliğin hiç bir mazareti olamaz.


Ruhumuzun, bedenimizin, maddi ve manevi rahatsızlıklarımızın devası, çaresi Kur'an'dır.

Fert, aile, cemiyet, ümmet ve nihayet bütün insanlık ona uyulduğu zaman huzura ve mutluluğa kavuşabilecektir; çağımızın buhranlarına reçete Kur'an'd
ır.

Bu kadar kıymetli, dünya ve ahiretimiz bakımından bu derece ehemmiyetli bir kitabı acaba bu mevki ile mütenasip öğretip öğreniyor muyuz?

Maalesef hayır.

Kur'an evlerimizde garip garip, boynu bükük durur; yeni nesillerin anlayacağı doyurucu tefsirler yoktur, kütüphanemizin rafların da tefsir kitapları toz tutmuştur.

Bir çok müslüman O'nu yüzünden bile okunmasını beceremez; okuyanların çoğu tertil ve tecvide, tazim ve tebcile riayet etmez; veya iyi okursa da içindeki ahkamı bilmez, çoğumuz ise İslami emirlere uymaz, Kur'an-ı kerime zıt bir hayat tarzı sürdürürüz.

Büyük âlim Hasan-ı Basri rahmetullahi alyeh diyor ki: "Kur'an-ı kerim, ahkâmına uyulsun, kendisiyle amel olunsun diye indirilmiştir. Halbuki şimdi halk onun sırf kıraat ve tilavetini amel edinmiş."

Meşhur sahabi Abdullah İbni Mes'ud dan da böyle bir ifade rivayet edilir. Demek ki söze takılıp kalmak, öze inmemek, ana gayeyi unutup detayla oyalanmak, lafa dalıp icraata, çalışmaya, emrin gereğini ifaya, eyleme geçmemek eski, yaygın çirkin ve çok tehlikeli bir hastalık. Bu hastalıktan kendimizi kurtarmak zorundayız sevgili okuyucular.

MeÅŸhur  mutasavvıf âlim Ebu  Abdirrahman es-Sülemi (ölümü 481 hicri) bu mevzuda çok dinamik çok deÄŸerli bir metod zikrediyor, diyor ki: "Bize ilim öğreten üstatlarımız rivayet ettiler ki: Onlar, 10 ayet-i kerime (veya bir aÅŸr-ı ÅŸerif) öğrendiler mi, asla daha öteye geçmez, önce o 10 ayet ile amel ederler sonra öğrenmeye devam ederlermiÅŸ. Biz de o usulü takip ettik. Bu yolla Kur'an-ı kerimi ve onunla ameli (ahkamına ittibayı) birlikte yan yana öğrendik."

Cehalet felakettir, amelsiz ilim ise vebal, sayın okuyucular!

Silkinelim, atalet ve cehaleti yenelim; Allahü tealanın aziz kitabını yeni bir ÅŸevkle, aÅŸir  aÅŸir, deste deste, sözünü belleyip, ahkâmını tatbik ede ede baÄŸrımıza basalım, başımıza taç, hayatımıza rehber eyleyelim.

Salahımız, felâhımız, nusretimiz, izzetimiz, saadetimiz Kur'an'ı iyi anlayıp, iyi uygulamaktadır (gayemiz 82)

Kur'an-ı kerim: Allah kelâmı; Rabb-ül-alemin'in, resulü Muhammed-i Mustafa'sına ilahi vahyi; yaradan'dan, yaratılanlara hitap, mesaj, zikr, hatırlatma, tebliğ, beyan, irşad, ikaz, ihtar, emir, nur.. Vahy katipleriyle yazıya geçirilmiş, mushaf halinde kıyamete kadar, bir harfi değiştirilmeden korunma garantisiyle bize kadar tertemiz, sahih, dosdoğru, pırıl pırıl ulaşmış yüce kitabımız...

"İkra'bismi rabbikellezi halak" ayetiyle feyezana başlayan söz, fikir, iman, ilim, irfan ve hidayet menbaı... Sevgili Peygamberimiz -sallallahu aleyhi ve alihi ve sellem- hazretleri onu tebliğ, tefsir, talim ve tatbikle görevli.

Kendisine "cevami-ülkelim": Az sözle çok mana ifade kabiliyeti ve "efsah-ul-Arab": Arap kavminin en fesahatli ve belağatlisi, vasfı bahşedilmiş; en büyük mucizesi: Kur'an-ı mu'ciz-ül-beyan...

Özü güzel, yüzü güzel, sözü güzel; kelama, beyana, ilme, söze, yazıya, ifadeye, hitabete, kitabete, şiire, hikmete, büyük önem ve değer vermiş; ehadis-i şerifesi dinin temeli, şeriat ahkamının kaynağı, maddi ve manevi ulum ve maarif hazinesi, emsalsiz fasahat ve belağat numunesi...

Alimler onlar üzerinde çalışmış, hatipler ve vaizler minber ve kürsülerden onları açıklamış, hocalar halka onları öğretmiş, kitaplar onları yazmış, gönüller onların nuruyla aydınlanmış, teşne dudaklar onlarla suya kanmış, kalpler hikmete onlarla doymuş, şaşıranlar hak yolu onlarla bulmuş, aşıklar Mevlaya onlarla ermiş..

Halil NecatioÄŸlu
Logged

Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Kur'an-ı Kerim  |  Yazılar  |  Kur’ân-ı Kerîm’in Öğrenilmesinde Dinamizm « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: