KURAN'DA BAŞÖRTÜSÜ YOK DİYENLERE CEVAP
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 19:08:42
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  KURAN'DA BAŞÖRTÜSÜ YOK DİYENLERE CEVAP 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: KURAN'DA BAŞÖRTÜSÜ YOK DİYENLERE CEVAP  (Okunma Sayısı 1354 defa)
lazyoner
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


100 yıl sonraki halim :)


« : 07 Eylül 2010, 10:35:47 »

Hımar lügatte örtü demektir. İçkiye aynı kökten “hamr” denmesinin sebebi aklı örttüğü içindir. Hamr kelimesinin asıl anlamı ise örtmektir. İçilince, düşünce yetisini örttüğü için şaraba hamr denmiştir.Bu tarife göre ayette geçen hımar kelimesinin illa da başörtüsü olarak tercüme edilmesinin sebebi nedir? Oysa yakaları örten örtü olarak da tercüme dilebilir.

Bunun cevabı şudur ki ayetteki karineleri, tarihi bilgilerle bir araya toplarsak bu kelimenin başörtüsü olarak tercüme edilmesi gerekir. Aksi takdirde anlamsız ve abes olur. Çünkü ayette şöyle deniyor: “Örtülerini yakalarının üzerine taksınlar.” Eğer bu cümleden başların örtülmesi değil bazılarının dediği sadece göğüs ve boynun örtülmesi kastedilmemiş olsaydı, o zaman şöyle denmesi gerekirdi: “Göğüs ve boyunlarınızı örtün.” Oysa bu tabir yerine “örtülerinizi yakalarınıza takın” buyuruyor. Peki, bu tabirden kastedilen mantıklı anlam nedir? Neden böyle söylenmiştir. İşte bunu ayetin sebeb-i nüzuluyla ilgili tarihi bilgilere başvurduğumuzda anlıyoruz. Evet, cahiliyet zamanında kadınlar arasında başörtülerini kulak arkasından arkaya doğru sarkıtma adet idi. Dolayısıyla boyun ve göğüsleri açıkta kalıyordu. Bu yanlış İslam sonrası da devam etmesin diye örtülerinizi yakarlınıza takın ki bu vesileyle başla birlikte boyun ve göğüsleriniz de kapanmış olsun, emri gelmiştir.

"Baş örtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler.” El-Khumuru kelimesi el-Khımar kelimesinin çoğuludur ve kadının başını örtüp göğsünün üzerine sarkıttığı örtü demektir. El-Cüyub ise, el-Ceybin çoğuludur ve cep, yaka, gerdan anlamına gelir. Burada göğüs anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla kast edilen anlam şudur: Baş örtülerinin uçlarını, üzerini örtsün diye göğüslerine doğru sarkıtsınlar.

Allah örtme konusunda gereken hududları beyan etmiş Peygamberde açıklamış gerisi şahsa kalmış bu hududları aşmadığı sürece istediği şekilde istediği tarzda istediği şey ile ve de renk ile örtme hakkına sahiptir. İranda "çador" , Türkiyede "çarşaf" veya "pardösü" yada "abaye", Afganistan da "Burda", Suudta başka tarz Lübnanda başka tarz giyim şekilleri mevcuttur.


Ancak şunu da belirtmek gerekir ki başörtüsü, İslâm'ın şartı değildir. Bir kadın baş örtüsü takmıyorsa inkâr etmedikçe dinden çıkmaz.

Logged
lazyoner
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


100 yıl sonraki halim :)


« Yanıtla #1 : 07 Eylül 2010, 10:37:22 »

hımar, genel olarak örtü anlamına gelse de herhangi bir örtü anlamına gelmiyor. başı örten örtü için kullanılıyor. aynı kökten gelen humur kelimesi içki anlamına geliyor. o da başta bulunan aklı örttüğü için bu kelimeden türemiş.

baş örtüsü kelimesi türçede iki kelimeden oluşmuş: baş + örtü

bu arapçada tek kelime olan hımar kelimesiyle karşılanıyor. illa da bir dilde iki kelime ile ifade edilen bir anlam başka dilde de tek kelimeyle ifade edilmeyecek, orda da iki kelime kullanılması gerekir diye bir şart yok. bu dillerin özellikleri..

hımar kelimesi herhangi bir örtü değil baş örtüsü anlamına geliyor. bununla Allah başı örtmeyi emrediyor.

tıpkı çorap kelimesi ile ayak örtüsü kastedildiği gibi. şimdi birisi nasıl çoraplarını giy dendiğinde eline eldiven ya da başka bir örtüyü üzerine giymeyi anlamıyorsa hımar kelimesinden de hiç bir insan başka yerleri örten örtüleri anlayamaz. öyleyse bu baş örtüsüdür. ve Kur'an'da da geçtiği için Kur'an'da baş örtüsü emri kesin olarak vardır..

başörtüsü tartışmalarının arka planında başka nedenler var

insanlığın fıtratını bozmak istiyorlar. başını açtığınız kadın artık bir sektördür. tüketim dünyasına adım atmıştır. burdan yahudi pazarları kozmatim kurulur. sonra şeytan sokaklara günah pazarları kurar. gençler böylece yoldan çıkar. gençleri yoldan çıkmış bir toplum diri ve ilerlemesi mümkün değildir. avrupa bu yüzden aile hayatını yitirdi şimdi de bu hastalığı İslam aile yapısına enjekte ediyorlar. büyük bir oranda da başardılar..

bu savaştan diri çıkacak olan tesettürlü toplumlar olacak. onların ... mefhumları ve aile durumları korunacak.. 

Logged
lazyoner
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


100 yıl sonraki halim :)


« Yanıtla #2 : 07 Eylül 2010, 10:45:43 »

humur kelimesi bir şeyi ortada bırakacacak şekilde yukarıdan örtmek anlamına geliyor daha ayrıntılı anlamıyla. kelimedeki bu anlam nedeniyle bir çok İslam alimi kadınların örtünecekleri örtünün çarşaf olduğunu söylemişlerdir. çarşafı da kadının başı ortada kalacak şekilde örten aşağıya kadar uzanan bir elbise diye tanımlamışlardır. sadece başa bağlanan ve orayla sınırlı kalan bir örtü şeklinde değil. masa örtüsü de masayı ortada bırakacak şekilde tepeden örtmektedir.
eğer humur kelimesi boyuna örtülecek bir örtü olup ordan yakalara inecek olsaydı, araplarda böyle bir elbise türü yoktu ki.. buna boyun örtüsü diye anlam verebilelim..

ayette yakalarının üzerine kadar indirsinler diye geçen kelime de bu anlamı pekiştirmektedir. bu durumda söz konusu örtü aşağıya yakalara kadar inen bir örtü olup yakalarla başlayan bir örtü değildir.. o da ancak başla başlayabilir.

diğer yandan ayet zaten cahiliyede var olan bir örtünme şeklini eleştirmekte onun eksik yönlerini tamamlamakta olup, adeata çıplak bir mankeni baştan sona giydirmeyi tarif etmemektedir. eksik olan o gün boyunların ve göğüslerin üst tarafları idi. ayet bunların tamamlanmasını ve zaten var olan baş örtüsünün doğru dürüst örtülmesini emir buyurmaktadır.

baştan, altındaki nesneyi ortada bırakacak şekilde örtünme anlamına gelen humur kelimesine yine ayetten istisna getirilmektedir: kendiliğinden görünenler hariç. yani doğal yaşam gereği insanın gözleri ağzı ve elleri kullanımı nedeniyle açıkta kalması gerekir, aksi zorluğa neden olmakta kimi yerde yaşamı imkansızlaştırmaktadır. bu nedenle humur yani vücudu ortada bırakacak şekilde örtren baştan aşağıya elbiseden yüz ve eller istisna edilmiş olmaktadır..

Logged
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #3 : 13 Eylül 2010, 16:39:35 »

Nur suresi 31.ayette
Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, mahrem yerlerini korusunlar. Ziynetlerini/ziynet sayılan yerlerini meydana çıkarmasınlar/göstermesinler. Ancak (kendiliğinden) görünen (el, yüz) bu emrin dışındadır. Başörtülerini, yakalarının üstüne kadar (boyunlarını örtecek şekilde) koysunlar.(1)buyurulmaktadır.

DİPNOTU;
1. Yani, kadınlar saçlarını, başlarını, kulaklarını, boyunlarını, gerdanlarını, sînelerini açık tutmayıp bu suretle iyice örtsünler ve o halde bu emri yerine getirebilecek baş örtüsü kullansınlar. Buna Arapça’da “hımar” çoğuluna “humur” denir ve bu bilinen baş örtüsüdür.

Türban ise Fransızca’dan alınmış olup boyun kökünden alnın üstündeki kıl bitimine kadar saçları örten kulağı göğsü ve boynu açıkta bırakan bir örtüdür.

 Bu âyetten önce câhiliye kadınları, baş örtülerini boyunlarına bağlarlar, uçlarını arkaya bırakırlar, gerdan ve gerdanlıklarını açık tutarlardı. İşte bu âyet-i kerîme ile câhiliye dönemi örtünme şekli kalktı.

Elmalılı’nın da dediği üzere, anlatılan ölçüler dâhilinde müslüman kadınların başlarını örtmesi farzdır (Elmalılı, IV, 3507). Hz. Peygamber’den beri de uygulama böyledir. Bunun aksini düşünmek, yüce Kur’an’ın emrini, menfaate ve arzuya uydurmaktır. Allah’ın hükmü ve müslümanların uygulaması böyledir.

Buna karşılık “başını isteyen açsın, isteyen örtsün” ve benzeri söylemler Allah’ın emrine aykırıdır. İslâm, kadını bir bütün kabul eder. Bunun için de izin verilen yerlerin dışında kadının her yeri ziynettir, fıtraten güzeldir; erkeğin dikkatini çeker ve hislerinin uyanmasına sebep olur.

Böylece İslâm, kadınlara hem şehvetle bakışı, eliyle, diliyle onları rahatsız edişi, hem de kadınların şehveti tahrike sebep olan açılışlarını, cilveli konuşma ve davranışlarını, cinsel bir taciz olarak haram kılmıştır. Bu da temiz bir aile ve cemiyet kurulmasını temin içi
ndir.

Örtünmenin şekli ise 33/59’da ve (Müslim (Davudoğlu), II, “Libas” 125, hadis no: 2128) gibi hadislerde belirtilmiştir.

TC Diyânet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu da 03.02.1993 tarih ve 6 nolu karar ile bu belirtilen ölçülere uygun olarak kadınların tesettürlerinin ve başlarını örtmelerinin farz olduğunu yayınlamıştır.

FEYZÜL FURKAN K.KERİM MEALİ.(HASAN TAHSİN FEYİZLİ)
Logged

Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  KURAN'DA BAŞÖRTÜSÜ YOK DİYENLERE CEVAP « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: