Kabe'ye Yönelmek
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
10 Şubat 2012, 08:22:01
12196 Mesaj 2632 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Fıkıh, İlmihal  |  Yazılar  |  Kabe'ye Yönelmek 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Kabe'ye Yönelmek  (Okunma Sayısı 2833 defa)
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« : 30 Mayıs 2010, 12:11:10 »

KÂBE’YE YÖNELMEK

Rasûlullah (s.a.v.) farz veya nafile namaz kılmak istedi­ğinde Kâbe’ye yönelirdi.[1] Bu şekilde yapılmasını da emre­derdi. Bundan dolayı, namazını düzgün kılmayan kişiye şöy­­­le buyurmuştur:

“Namaz kılmak için kalktığında abdesti güzelce al. Son­ra kıbleye doğru yönel ve “Allahu Ekber” diyerek tekbir al.2

Rasûlullah (s.a.v.) “yolculuk esnasında bineği üzerinde nafile ve vitir namazı kı­lardı. Binek [doğu veya batı,] hangi tarafa yö­nelirse, o yöne doğru kılardı.”(3)


Bu hususta şu âyet nazil olmuştur: “Nereye dönerseniz Allah’ın yüzü (vechi) oradadır.”
(4) (Bakara (115).

“Bazen devesi üzerinde nafile namaz kılmak is­tediğinde devesini kıbleye doğru yöneltip, Allahu ekber di­yerek tekbir alırdı. Sonra bineği hangi yöne yönelirse, o ta­rafa doğru na­mazını kılardı.”(5)

“Bineği üzerinde namaz kılarken rükû ve secdeleri ba­şıyla ima ederek yapardı. Secdeyi rükûya göre daha fazla eğilerek yapardı.”(6)



“Farz namaz kılmak istediğinde bineğinden iner ve kıbleye yönelirdi.”(7)


“Düşman korkusunun büyük olduğu zamanlarda kılı­nan namaza (korku namazı) gelince, Hz. Peygamber, üm­metine bu durumda namazı, ayakta, binek üstünde, kıbleye dö­nerek veya dönmeden kılmayı meşru kılmış­tır.”(Karizmatik

Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Ordular birbirine girdiğinde namaz sadece “Allahu Ekber” diyerek tekbir almak ve baş ile işaret yapmak­tan ibarettir.(9)

(
Yine o (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Doğu ile batının arası kıbledir.”(10)

Cabir (r.a.) diyor ki:


“Bir yolculukta veya bir askerî birlikte Rasûlullah (s.a.v.) ile beraberdik. Bu esnada hava bulutlandı. Kıble yönünü tes­­bit etmeye çalıştık; fakat kıblenin hangi yönde olduğu ko­nu­sunda anlaşmazlığa düştük. Herkes namazı tek başına kıl­dı. Sonra her birimiz yerimizi belirlemek üzere önümüze çizgiler çizdik. Sabah olunca, herkes çizdiği çizgiye baktı; he­­pimiz kıbleden başka yöne doğru namaz kılmıştık. Bu du­­rumu Rasûlullah (s.a.v.)’a bildirdik. [Bize namazı tekrar kılmamızı emretmeyip,] şöyle buyurdu: “Namazınız geçerli­dir.(11)




“Hz. Peygamber (s.a.v.) “(Ey Muhammed!) Biz senin yü­zünün göğe doğru çevrilmekte olduğunu (yücelerden haber beklediğini) görüyoruz. İşte şimdi, seni memnun olacağın bir kıbleye döndürüyoruz. Artık yüzünü Mescid-i Haram tarafına çevir.”(12)

âyeti inmeden önce namazlarını, Kâbe’yi önüne alarak, Mescid-i Aksa’ya doğru kılıyordu. Bu âyet indikten sonra Kâbe’ye doğru dönmeye başladı. Halk Kubâ Mescidi’nde sabah namazını kılmaktayken, onlara biri gelerek şöyle seslendi: “Bu gece Rasûlullah’a Kur’an indi­ril­di ve ona Kâbe’ye doğru dönmesi emredildi. Haydi, Kâ­be­'ye doğru dönün.” Bu esnada cemaatin yüzleri Şam’a dö­nüktü. Bunu duyunca derhal Kâbe'ye doğru döndüler. [İmamları ile bir­likte, yüzleri kıbleye dönük oluncaya kadar döndüler.](13)



[1]    Bu hadis, mütevatir olduğu için kesindir. Bu özelliğinden dolayı kay­nak­larını göstermeye gerek yoktur. Bu konuda diğer hadisler ileride ge­lecektir.

[2]    Buhârî, Müslim ve Serrâc rivâyet etmişlerdir. Birinci hadis “İrvâ”da (289) tahriç edilmiştir. [Buhârî, İsti'zan, Eyman; Müslim, Salât 46, (397), c.3, s.1259. Mütercim]

[3]    Buhârî, Müslim ve Serrâc rivâyet etmişlerdir. Birinci hadis “İrvâ”da (289) tahriç edilmiştir. [Buhârî, Salât 31 (50), c.1, s.487–488, Tak­siru's-Salât 7 (13), 8 (16), 9 (17), 12 (22, 23), c.3, s.1061,1063, 1067, 1068 Vitr 5 (9), 6 (10), c.2, s.952-953; Müslim, Müsâfirîn 31, 32, 37-39, (700), c.4, s.2006-2009; Muvatta, Kasru's-salât 7 (22), c.1, s.193; Ebû Dâvud, Salât 8, (1224, 1225), c.4, s.415, 421. Mütercim]

[4]    Müslim ve Tirmizî rivâyet etmiştir. Tirmizî hadisi sahih kabul etmiştir. [Müslim, Müsâfirîn 33, 34 (700), c.4, s.2006, 2007; Tirmizî, Salât 255 (343), c.1, s.246, Tefsir 3 (3132, 3133), c.5, s.87. Mütercim]

[5]    Ebû Davud; İbn Hibbân, “es-Sikât” (1/12) adlı kitabında ve Ziya da “el-Muh­târa” adlı kitabında sahih bir senedle rivâyet etmiştir. İbnü’s-Se­ken ha­disin sahih olduğuna hükmetmiştir. Aynı şekilde İbn’ül-Mü­lakkin, “Hu­lasat’ül-Bedr’il-mûnir” (1/22) adlı kitabında ve onlardan ön­ce de Abdülhak el-İşbilî, “Ahkam” adlı kitabında (Benim tahricimle: 1394 nu­ma­rada) hadisi nakletmiştir. İbn Hânî’nin naklettiğine göre; “el-Mesâil” adlı kitabında (1/67) İmam Ahmed de böyle söylemiştir. [Ebû Dâvud, Salât 8, (1225), c.4, s. 421. Mütercim]

[6]   Ahmed ve Tirmizî rivâyet etmiş; Tirmizî sahih olduğunu söylemiştir.

[Tirmizî, Salât 301 (407), c.1, s.286. Hadisin metninde İmam Tirmizî ha­dis için "garip" değerlendirmesini yapmakta ve “Bunu sadece Ömer b. er-Rimah el-Belhî rivâyet etmiştir” demektedir. Mütercim]

[7]    Buhârî, Ahmed.

[Buhârî, Salât 31 (50), c.1, s.487-488. Mütercim]

[8]   Buhârî, Müslim. Hadis “el-İrvâ”da tahriç edilmiştir (588).

[Buhârî, Salâtu'l-Havf 2 (2), c.2, s.903, Megâzî 31 zatür rika gazvesi; 65 Tefsir 2 Bakara 44; Müslim, Müsâfirîn 305-312 (839-841), c.4, s.2334; Muvatta, Salâtu'l-Havf 1 (3), c.1, s.234. Hadisin yukarıda ge­çen metni Muvatta'ya aittir. Mütercim]

[9]   Beyhakî, Buhârî ve Müslim’in senediyle rivâyet etmiştir.

[10]    Tirmizî ve Hâkim rivâyet etmiş ve sahih olduğunu söylemişlerdir. Ben de hadisi “İrvâul-ğalîl fî tahrîci ehâdîsi Menar’is-sebîl” adlı kitabımda (292) tahriç ettim. Allah’ın yardımıyla kitap basılmıştır.

[Tirmizî, Salât 254 (341), c.1 s.245; İbn Mâce, İkametü's-salât, 56 (1011), c.3, s.314; Muvatta, Kıble 4 (Karizmatik, c.1, s.256. Muvatta'da "Bey­tul­lah'a dönmek şartıyla" ilavesi vardır. Mütercim]

[11]    Dârekutnî (1/271/4), Hâkim (743), Beyhakî (2/11). Hadisin Tirmizî’de (345) ve İbn Mâce’de  (1020) şahidi vardır. Bir şahidi de Taberânî’de bulunmaktadır. Hadis “el-İrva”da tahriç edilmiştir (296).

[Tirmizî, Tefsir 3 (3132, 3133), c.5, s.87; İbn Mace, İkametü's-salât, 60 (1020), c.3, s.324–325. Mütercim]

[12]    Bakara, 144.

[13] Buhârî, Müslim, Ahmed, Serrâc, Taberânî (3/108/2) ve İbn Sa’d (1/ 243). Hadis “el-İrvâ”da da tahriç edilmiştir (290).

[Buhârî, İman 30 (33), Salât 31 (49), c.1, s.192, 487; Müslim, Mesâ­cid 11, 13, 15 (525, 526, 527), c. 3, s.1550-1551; Tirmizî, Salat 253 (339), c.1, s.244; Ebû Dâvud, Salât 199-200, (1045), c.4, s. 114. Mütercim]


Hadislerle Hz.Peygamberin Namaz Kılma Şekli isimli kitaptan alıntıdır.
Logged

Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Fıkıh, İlmihal  |  Yazılar  |  Kabe'ye Yönelmek « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: