İslam'ın 1. Rüknü;Lâ İlâhe İllallah Muhammedun Rasulullah'a Şehadet Etmektir
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 18:32:27
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  İslam'ın 1. Rüknü;Lâ İlâhe İllallah Muhammedun Rasulullah'a Åžehadet Etmektir 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: İslam'ın 1. Rüknü;Lâ İlâhe İllallah Muhammedun Rasulullah'a Åžehadet Etmektir  (Okunma Sayısı 814 defa)
yaAqsa
Ziyaretçi
« : 14 Aralık 2008, 20:57:16 »

Lâ ilâhe İllallah Muhammedun Rasulullah'ın Manası


"Lâ ilâhe illallah'a" şehadet şunları gerektirir:

1 - Allah-u teala'dan başka tapılanları reddedip onlardan beri olmak.

İşte bu, "Lâ ilahe" nin manasıdır. Yani; ibadeti hak eden sadece Allah-u teala'dır. İlah edinilmiş sahte ilahlar ibadeti hak etmemektedirler.


2 - Sadece Allah-u teala'ya, Rasulü sallallahu aleyhi ve sellem ve mü'minlere vela göstermeyi gerektirir.

Mü'minleri sevmeyi onlara yardım etmeyi ve topluluklarına katılmayı gerektirir.


3 - Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in gösterdiği ve emrettiği şekilde Allah-u teala'ya ibadet etmeyi gerektirir.



"Lâ ilâhe illallah" ın iki rüknü vardır.

a - Red (Nefy) Rüknü:

Bu "Lâ İlâhe" dir. Bunun manası; Allah-u teala'dan başka bütün ibadet edilenleri ve onlara ibadet edenleri reddetmektir.


b - Kabul (İsbat) Rüknü:


Bu "İllâllah" tır. Bunun manası; ibadeti sadece Allah-u teala'ya has kılmak demektir.


"Lâ ilâhe illallah" ın manasını şöyle özetleyebiliriz;


LÂ İLÂHE:

Tâgutu ve kendini ilahlaştıranları tanımayıp inkar edeceğime, onlarla ilişkimi keseceğime, kalbimi bu pisliklerden temizlemek için bütün gücümü kullanacağıma dair Allah'a söz veriyorum.


İLLALLAH:


İbadetimde ve ibadetimin gerektirdiği şeylerde tam anlamıyla ihlaslı olacağıma; ilim, akide ve amelde sadece ve sadece tek olan Rabbim Allah'ın rızasını hedef kabul edeceğime, bütün amellerimi, ibadetlerimi, ihlasımı, Rasulullah'ın öğrettiği şekilde yapacağıma dair Allah'a söz veriyorum.


MUHAMMEDUN RASULULLAH:

Rabbime olan ibadetlerimi insanların düşüncelerine, kendi arzu ve hevesime ve bid'ate göre yapmayacağıma, fakat bütün ibadetlerimi Allah'ın sevdiği, Kur'an'da gösterdiği, Rasulüne öğrettiği ve Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem'in de bizlere gösterdiği şekilde yapacağıma dair Allah'a söz veriyorum.


Yukarıda sizlere açıklamaya çalıştığımız "Lâ ilahe illallah Muhammedun Rasulullah"ın manası Kur'an-ı Kerim'in ayetlerine göre düzenlenmiş bir manadır.

Allah-u teala "Lâ ilahe illallah Muhammedun Rasulullah"ın manasının tayin edilmesini kullara bırakmamış, aksine Kur'an-ı Kerim'in ayetleriyle bunu defalarca açıklamıştır.


Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"İbrahim babasına ve milletine demişti ki: "Beni yaratan hariç sizin taptığınız şeylerden uzağım. Beni doğru yola eriştirecek olan şüphesiz O'dur. İbrahim ardından geleceklere bu sözü devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı. Artık belki doğru yola dönerler." (Zuhruf: 26-28)

Allah-u teala sevgili kulu ve rasulü olan muvahhidlerin imamı ve ondan sonra gelecek nebilerin babası İbrahim aleyhisselam hakkında şöyle buyuruyor:

"İbrahim, babası Azer'e ve kendi toplumunun insanları olan Babil halkı ile kralları Nemrut'a dedi ki:

"Sizin taptığınız şeylerden uzağım."


İşte bu, "La ilahe"nin manasıdır. Çünkü İbrahim aleyhisselam'ın bu sözlerinden, onun bütün putlardan yani; insanların Allah'tan başka ibadet ettiği her şeyden uzaklaştığını, onlardan yüz çevirdiğini anlıyoruz.

"Beni yaratan hariç" ise "illallah"ın manasıdır. İbrahim aleyhisselam'ın bu sözlerinden sadece kendisini yaratan Allah'a ibadet edeceğini anlıyoruz.

"Bu sözü devamlı kalacak bir miras olarak bıraktı."

Bu ayet-i kerimede İbrahim aleyhisselam'ın kendisinden sonra geleceklere miras olarak bıraktığı "söz" bütün müfessirlerin icmaıyla "Lâ ilâhe illallah" sözüdür.


"Artık belki doğru yola dönerler."

Yani; gerek Mekke ehli gerekse diğer müşrikler belki İbrahim aleyhisselam'ı örnek alırlar da şirki terkedip, İbrahim aleyhisselam'ın dini olan tevhid dinine girerler ve gerçek kurtuluşa ererler.


Allah-u teala şöyle buyuruyor:


"İbrahim ve beraberinde olanlarda sizin için güzel bir örnek vardır. Hani bir zaman onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: "Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız. Sizi reddettik. Yalnız Allah'a iman etmenize kadar bizimle sizin aranızda ebedi bir düşmanlık ve kin ortaya çıkmıştır." (Mümtehine: 4)



Ayette geçen "güzel bir örnek" ifadesi; uyulması gereken, uyulması farz olan, demektir.

"Biz sizden ve sizin Allah'tan başka taptıklarınızdan uzağız" demek:

"Sizi Allah'tan başka şeylere tapmakta olduğunuz için müslüman olarak kabul etmiyor ve reddediyoruz. Ve siz bu tutumunuzda ısrar eder, Allah'ın dinine yönelip iman etmezseniz aramızdaki düşmanlık ve kin devam edecektir" demektir.

Ayet-i kerimede görüyoruz ki; İbrahim aleyhisselam ve beraberinde olanlar, kavimleri şirki terketmediği için onlarla bundan böyle aralarında düşmanlık ve kin başgösterdiğini ilan ediyorlar. Düşmanlık kişinin hareket ve davranışlarıyla belli olur ve kendini gösterir. Kin ise kişinin birini kalbiyle sevmemesidir.

İbrahim aleyhisselam ile beraberinde olanlar, kavimlerini ve onların Allah'tan başka taptıkları şeyleri terkedip uzaklaşıyorlar. Kavimleri şirk içinde oldukları için onları müslüman olarak kabul etmiyorlar. Onlarla dostluk ilişkilerini kesiyorlar ve aralarında bitmez tükenmez bir düşmanlık ve öfke baş gösteriyor. İşte bu "La ilahe"nin manasıdır.

İbrahim aleyhisselam'ın ve beraberindekiler şirkin her çeşidini reddedip Allah'ın dinine yöneliyor ve tüm ibadetlerini yalnızca O'na yapacaklarını, O'na ibadetten ayrılmayacaklarını belirtiyorlar. Bu ise "illallah"ın manasıdır.


Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"De ki: "Ey kitap ehli! Ancak Allah'a kulluk etmeniz, O'na hiçbir şeyi eş koşmamak, Allah'ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere bizimle sizin aranızda müşterek bir söze gelin. Eğer yüz çevirirlerse; "bizim müslüman olduğumuza şahid olun" deyin." (Al-i İmran: 64)

"Ey kitap ehli!"


Bu hitap yahudi ve hristiyan olan ehli kitap ile onların durumunda olanlara yöneltilmiş genel bir hitaptır.

"Bizimle sizin aranızdaki müşterek bir söze gelin."

Yani; gerçek manasını bilmeden şuursuzca tekrarlayıp durduğunuz "Lâ ilâhe illallah" kelimesinin gerçek manasını öğrenip kabul edin demektir. Burada ehli kitapla müslümanlar arasındaki müşterek söz "Lâ ilâhe illallah" sözüdür.

Sonra Allah-u teala bu kelimeyi açıklayarak şöyle buyuruyor:


"Ancak Allah'a kulluk etmeniz, O'na hiçbir şeyi eş koşmamak"



"Ne putları, ne haçı, ne ateşi, ne tâgutu ne de başka bir-şeyi O'na ortak koşmayın, ibadeti sadece tek olan ve ortağı bulunmayan Allah'a has kılalım."



"Allah'ı bırakıp birbirimizi rab olarak benimsememek üzere"

"Allah'ın haram kıldığı şeyi helal, helal kıldığı şeyi haram kılan kimselere itaat etmeyelim. İtaat ettiğimiz takdirde onları rab edinmiş oluruz."

"Eğer yüz çevirirlerse"

"Eğer bütün bunları kabule yanaşmayıp terkederlerse..."

"Bizim müslüman olduğumuza şahid olun." deyin."

"Biz "Lâ ilâhe illallah'ı" bu manayla kabul ettiğimiz için müslümanız. Siz ise bu manayla kabul etmediğiniz için kafirsiniz."

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Tâgutu reddedip Allah'a inanan kimse kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa sarılmıştır." (Bakara: 256)


Tâgut; hakka, hakikate ve imana karşı gelen, Allah-u teala'nın kulları için çizdiği nizamı ve sınırları aşan her şeyi ifade eder.

Tâgut; bir şahıs olabileceği gibi, Allah nizamından alınmamış her türlü sistem, Allah'a bağlanmayan her çeşit fikir, düşünce, adet ve alışkanlık da olabilir.

Kim bütün bunları ne şekilde olursa olsun reddeder ve yalnız Allah'a iman edip bağlanırsa ve Allah'ın kanun ve nizamlarını kabul eder ve tüm yaşantısını buna göre düzenlerse hiç şüphe yok ki kurtulmuştur. Ve onun kurtuluşu kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa bağlanan kişininki gibidir.

"


Tâgutu reddedip"

Ayet-i kerimenin bu kısmı "La ilahe" nin manasıdır.

"Allah'a iman eden kimse"

Ayet-i kerimenin bu kısmı ise "illallah" ın manasıdır.



Dikkat edilirse ayette tâgutu reddetmeden kopmak bilmeyen sağlam bir kulpa tutunmanın söz konusu olmadığı vurgulanıyor. Yani; bu durumda kişi imandan mahrumdur. Zira "sağlam kulpa tutunma" diye vurgulanan şey imanın ta kendisidir. Tâgutu reddetmeden iman etmek hiçbir zaman mümkün değildir.
[/B]
Logged
yaAqsa
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 19 Aralık 2008, 09:10:26 »

LÂ İLÂHE İLLALLAH'IN ŞARTLARI


"Lâ ilâhe illâllah"ın söyleyen kimseye fayda verebilmesi için aşağıdaki şartların gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlar gerçekleşmeden günde bin sefer "Lâ ilâhe illallah" söylense bile, söyleyen kimseye fayda vermez.

Şunun iyi bilinmesi gerekir ki; bu şartlardan kasıt, lafızları saymak veya ezberlemek değildir.

Zira bu şartları gerçekleştirmiş ve ona göre hareket eden nice kimseler vardır ki, kendilerine "şartları say" denildiğinde şartları sayamaz.


Fakat yine nice kimseler de vardır ki bu şartları güzel bir şekilde ezberlemelerine rağmen, amel ve sözleriyle bu şartları bozmuştur.

Oysa bu şartlardan kasıt; bu şartları yerine getirmek ve onu bozan amelleri işlememektir.


İmam Vehb b. Münebbih'e soruldu:

"Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem:

"Lâ ilahe illallah cennetin anahtarıdır" buyurmamış mıdır?

İmam şöyle cevap verdi:

"Evet. Fakat dişsiz anahtar olmaz. Dişsiz anahtar getirirsen kapıyı açamazsın. Kapıyı ancak dişli anahtar getirdiğin takdirde açarsın

." (Buhari muallak olarak rivayet etti c: 3 s: 109)


(Vehb b. Münebbih b. Kamil'dir. Yemen'in San'a şehrindendir. Ebu Hureyre'den, Ebu Said El hudri'den, İbn Abbas'tan, İbn Ömer'den ve başka sahabelerden hadis rivayet etmiştir. Acli onun hakkında şöyle dedi: "Güvenilir bir tabiidir." San'a kadısı idi. Ebu Zer-a, Nesei ve İbn Hibban da onun hakkında "güvenilir" dediler. H.34 senesinde doğmuştur H.110'da vefat etmiştir. (Tehzib Et-Tehzib, C. 11, S. 167)


Anahtarın dişleri ise aşağıda zikredeceğimiz "Lâ ilâhe illâllah"ın şartlarıdır.


1 - Lâ İlâhe İllallah'ın Manasını Bilmek

2 - Şüphesiz ve Şeksiz -Lâ İlâhe İllallah'ın- Manasını Kabul Etmek

3 - Bu Kelimenin -Lâ İlâhe İllallah'ın- Gerektirdiği Manayı Kalbiyle ve Diliyle Kabul Etmek

4 - Hareketlerini, Davranışlarını ve Yaşantısını Lâ İlâhe İllallah'ın Manasına Uygun Düşecek Şekilde Düzenlemek


5 - Lâ İlâhe İllallah'ı Yalanlamayıp Kalbiyle ve Diliyle Tasdik Etmek

6 - İhlaslı Olmak -Yapılan Bütün Amelleri Sadece Allah Rızası İçin Yapmak ve Şirkten Temizlenip Uzak Kalmak-

7 - Bu Kelimeyi -Lâ İlâhe İllallah Kelimesini- ve Bu Kelimenin Gösterdiği Yolu Sevmek, Bu Kelimeyi Sevip Gösterdiği Yolda Yürüyenleri Sevmek, Bu Kelimeyi Kötü Görüp Gösterdiği Yoldan Başka Yollara Sapanları İse Sevmemek, Onları Yakın Dostlar Edinmemek


(sartların acıklamaları bir sonraki mesajlarda..devamı gelecek)
Logged
Surseven
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #2 : 19 Aralık 2008, 21:21:15 »

  Allah razı olsun.Katılıyorum,sizin belgeli nasihatlarınıza.Åžu zamanda müslümanların ekseriyeti zaten
 dediÄŸiniz gibi,ağız ve diliyle oda alışagelmiÅŸ ve bilincinde deÄŸil.Rabbim bizlere ve neslimize son nefese
 kadar,son nefes dahil hidayette daim kılsın.
Logged

Her şey merkezinde kalsın.
yaAqsa
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : 19 Aralık 2008, 22:20:53 »


ecmain insallah surseven kardesim..insan buraya astığı konuyu okuyanların olduğunu görünce yüreği kabına sığmıyor..
sartların acıklamalarına baslayalım insallah;

1-Lâ İlâhe İllallah'ın Manasını Bilmek


Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Bil ki! Allah'tan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur."

(Muhammed: 19)

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Ancak Kelime-i Şehadetin manasını bilerek Kelime-i Şehadet getirenler bundan müstesnadır." (Zuhruf: 86)

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Allah, kendisinden başka ibadete layık ilah olmadığına, adaleti ayakta tutarak şahitlik etti. Melekler ve ilim sahipleri de buna şehadet ettiler. Ondan başka ibadete layık ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir."
(Al-i İmran: 18)

Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Kim; Lâ ilâhe illâllah'ın manasını bilerek ölürse cennete girer." (Müslim)
Logged
yaAqsa
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : 18 Åžubat 2009, 14:14:30 »

2 - Şüphesiz ve Şeksiz -Lâ İlâhe İllallah'ın- Manasını Kabul Etmek

- Allahu Teala şöyle buyuruyor:

"Allah'a ve Rasulüne iman eden sonra imanında asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihad eden kimseler ancak hakkıyla iman edenlerdir. Samimi olanlar da işte bunlardır." (Hucurat: 15)



Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:


"Lâ ilâhe illallah Muhammedun Rasulullah'a şehadet ederim. Şüphe etmeyerek Allah'a bu iki şehadetle kavuşan kul asla cennetten men olunmaz" (Müslim)





Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:


"Ey Eba Hureyre! Bu bostanın arkasında kalbi yakinen şeksiz inanarak Lâ ilâhe illallah'a şehadet eden her kime rastlarsan onu cennet ile müjdele!" (Müslim)
Logged
yaAqsa
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 27 Mayıs 2009, 09:09:18 »

3 - Bu Kelimenin -Lâ İlâhe İllallah'ın- Gerektirdiği Manayı Kalbiyle ve Diliyle Kabul Etmek

Allah-u teala geçmiş ümmetlerin kıssalarını anlatırken bu kelimeyi kabul edenleri nasıl kurtardığını, bu kelimeyi kabul etmeyenlerden nasıl intikam aldığını ve nasıl onları yok ettiğini haber vermiştir.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:


"İşte böyle, senden önce hiçbir kasabaya, hiçbir uyarıcı göndermiş olmayalım ki oranın önde gelen azgınları: "Muhakkak ki biz babalarımızı bir ümmet üzere bulduk ve muhakkak biz onların izlerine uymaktayız" demiş olmasınlar. (Gönderilen uyarıcı onlara) dedi ki: "Ben size, sizin atalarınızı üzerinde bulduğunuzdan daha doğrusunu getirmiş olsam bile mi (atalarınızın dinini terketmiyorsunuz.)?"

(Müşrikler) dediler ki: "Muhakkak ki biz, sizin kendisiyle gönderildiÄŸinizi inkar edenleriz." 

Bu yüzden biz de onlardan intikam almıştık. Yalanlayanların akibetinin nasıl olduğuna bir bak!" (Zuhruf: 23-25)


"Sonra rasullerimizi ve iman eden kimseleri kurtarırız. Böylece üzerimize bir hak olarak mü'minleri kurtarırız." (Yunus: 103)




"Onlara "Lâ ilâhe illallah" denildiği zaman kibirlenirlerdi. Deli olan bir şair için ilahlarımızı mı terkedeceğiz derlerdi." (Saffat: 35-36)
Logged
yaAqsa
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : 06 Haziran 2009, 18:14:51 »

4 - Hareketlerini, Davranışlarını ve Yaşantısını Lâ İlâhe İllallah'ın Manasına Uygun Düşecek Şekilde Düzenlemek
Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Azab size gelmeden önce Rabbinize yönelin ve O'na teslim olun. Sonra yardım da görmezsiniz." (Zümer: 54)

"İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in hanif dinine tabi olandan din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah İbrahim'i bir dost edinmişti." (Nisa: 125)

"İyilik yaparak yüzünü Allah'a çeviren kimse muhakkak sapasağlam bir kulpa sarılmıştır. Bütün işlerin sonu Allah'a döner." (Lokman: 22)

Not: Ayet-i kerimede geçen "sapasağlam bir kulp" tan kasıt; "Lâ ilâhe illallah" tır.

Allah-u teala şöyle buyuruyor:

"Hayır! Rabbine andolsun ki aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem tayin etmedikçe iman etmiş olmazlar. Sonra haklarında verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar." (Nisa: 65)

İbn-i Kesir bu ayetin tefsirinde şöyle diyor:

"Allah-u teala kendi şerefli mukaddes zatına yeminle ifade buyuruyor ki bütün işlerde Allah ve Rasulunü hakem tayin etmedikçe hiç kimse gerçekten iman etmiş olmaz. O'nun verdiği hüküm gizli ve açık her zaman bağlanılması farz olan hak ve gerçektir. Bunun içindir ki Allah-u teala :

"Sonra aralarında verdiğin hükümden dolayı içlerinde bir sıkıntı duymadan kendilerini tamamen teslim etmedikçe iman etmiş olmazlar" buyurmuştur.

Yani; seni hakem tayin ettiklerinde gönüllü olarak sana itaat ederler. İçlerinde senin verdiğin hükme karşı herhangi bir sıkıntı duymazlar. İç ve dışlarıyla bu hükme uyarlar.

Bir karşı koyma, bir müdafaa ve münakaşa olmaksızın bütünüyle bu hükme teslim olurlar.

Nitekim bir hadisi şerifte şöyle buyurulmuştur:

"Nefsim elinde olan Allah'a yemin ederim ki arzusu benim getirdiğime tabi olmadıkça hiçbiriniz gerçekten iman etmiş olmaz." (Müslim)" (İbn-i Kesir Tefsiri)
Logged
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  İslam'ın 1. Rüknü;Lâ İlâhe İllallah Muhammedun Rasulullah'a Åžehadet Etmektir « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: