İslam Toplumunun Temeli Yardımlaşma
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 18:31:15
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Peygamberimiz (sav) ve Ashabı Kiram  |  Yazılar  |  İslam Toplumunun Temeli Yardımlaşma 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: İslam Toplumunun Temeli Yardımlaşma  (Okunma Sayısı 418 defa)
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« : 17 Ekim 2009, 17:53:53 »


İSLAM TOPLUMUNUN TEMELİ:YARDIMLAŞMA



مَنْ كَانَ مَعَهُ فَضْلُ ظَََهْرٍِ فَلْيَعُدْ عَلَىمَنْ لاَ ظهْرَ لَهُ وَ مَنْ كَا نَ لَهُ فَضْلٌ مِنْ زَادٍ فَلْيَعُدْ عَلَى مَنْ لاَ زَادَلَهُ                  

                                                      

  Hz.Peygamber (s.a.v)şöyle buyurdular:

‘’Fazla bineği olanlar olmayanlara versin ,fazla azığı olanlarda olmayanlara versin.’’

Müslim (Riyazüssalihin,Hadis no:563)

Huzurlu ve müreffeh bir toplum,birbirini seven , dayanışma  ve yardımlaşmayı şiar edinen fertlerden meydana gelir.

Birbirlerinden habersiz, sevinçleri ,tasaları, inanç ve hedefleri bir olmayan toplumların kuru kalabalık ve yığından öte bir manası olamaz.Gönül,kafa ve el birliği olmayanların ,bedenen bir arada olmaları hakiki birlik ve bütünlüğü ifade etmez.



İslamiyet; temeli sevgi,dayanışma,fedakarlık ve yardımlaşma olan bir toplum meydana getirmeyi hedeflemiş,Hz. Peygamder (s.a.v)’de fiilen böyle bir toplum modeli ortaya koymuştur.

Eflatun’un,Thomas More’un, Campanella(kampanelli)’nin,Karl Marks’ın hayal ve fantaziden öte gitmeyen toplum modelleri yerine ilahi ve insani prensiplerin yaşadığı ‘’saadet toplumu’’ meydana getirmiştir.

Kur’an-ın ifadesiyle o toplumun fertleri :’’Kendileri ihtiyaç içinde bulunsalar bile,muhacir kardeşlerini kendilerine tercih ederler.’’(Haşr :9),’’Kendi canları çekmesine rağmen ,yemeği yoksula ,yetime ve esire yedirirler.’’(İnsan:Karizmatik

Bu saadet toplumunu lideri olan Hz. Peygamder (s.a.v), toplumda görmeyi arzu ettiği bütün güzellikleri önce kendi şahsında göstermiş,yememiş yedirmiş,giymemiş giydirmiş,yoksulları gözetmiş,yetimleri bağrına basmış,hastaları,garibanları ziyaret etmiş,güçlüleri değil,zayıfları dikkate alarak yürüyüşünü ayarlamış,kimseyi geride ve yalnız başına terketmemiştir.

Hadis-i Şerifte de belirtildiği gibi kimsenin aç ve yaya kalmaması için fazla ve atıl servetlerin toplum yararına seferber edilmesini emretmiştir.

Besili devesine binip  yaya kardeşini yolda bırakanların devesine ‘’şeytanın devesi ‘’demiş,müslümanların dertlerine ortak olmayanları müslüman saymamıştır.Toplumun sıkıntı ve dertlerini topluma yaymak suretiyle hafifletme cihetine gitmiş,sınıflı toplum oluşmasına fırsat vermemiştir.Toplum kaynaklarının ölçülü ve beraber kullanıldığı takdirde ahenkli bir cemiyetin doğacağına ,aksi halde dengesizlik  ve huzursuzluk meydana geleceğine inanmış ve fertleri,müşterek hareket  etmeye çağırmıştır.

Şu fevkalade insani ve ahlaki tavsiyelerine bakınız:’’Bir kişinin yemeği iki kişiye, iki kişinin yemeği dört kişiye ,dört kişinin yemeğide sekiz kişiye yeter.’’(Riyazüssalihin ,Hadis no:562)



‘’Eşarilerin (bir kabile)seferde azıkları bitmeye yüz tuttuğunda ne varsa getirp bir yaygıya bırakırlar.Toplanan yiyecekleri eşit şekilde aralarında ,taksim ederler.Onlar benden ,bende onlardanım.’’(Riy.sal. H.no:565)

Zenginiyle fakiriyle,kölesiyle ,hürüyle, kadınıyla ,erkeğiyle yek vücud haline gelmiş,cimrilik ,bencillik ve hasetçilik illetinden kurtulmuş ve sıhhatli bir toplum yapısına kavuşmuş olan müslümanlar daima güçlü olmuşlar ,maddi ve manevi yönden gelişmişler ,tarihte en güzel toplum modelini ortaya koymuşlardır.

Ne zaman ki Hz. Peygamber (s.a.v)’in önderliğinde ortaya konan bu toplum modeli unutulmuş,fertler arasındaki sevgi,iman ve kardeşlik bağları zayıflamış.

Herkes egoizmin karanlık zindanına kapanmış,dünyayı kendinden ibret görmeye başlamış,işte ozaman islam  toplumu çözülmüş,müslümanların gücü kaybolmuş,emperyalistlerin yemi haline gelmişlerdir.

Fazla vasıtası ve azığı olanın bunları müslüman kardeşine vermesi;ödünç şeklindede olabilir,hediye veya tasadduk şeklinde de olabilir.Hadis-i şerifte kasdedilen ise daha ziyade hediye ve tasadduktur,zira hadisi rivayet eden Ebu Said el Hudri,devamla şöle demiştir:Sonra Rasulullah her çeşit malı zikretti.

Bunun üzerine ,kimsenin fazla mal saklamya hakkı olmadığını anlamış olduk.Vermek hangi türlü olursa olsun.Bu türlü bir davranış ,dostluk ve kardeşlik duygularını geliştirir.Sağlam ve güçlü bir toplum oluşmasını sağlar.

Meseleyi İslam ülkeleri çapında düşünürsek ,bilhassa petrol zengini varlıklı ülkelerin , Hz. Peygamber (s.a.v) bu tavsiyesine uyarak fazla olan imkanlarını  fakir kardeş ülkelere aktarmaları,İslam aleminin topyekün kaynaşması ve bütünleşmesine ,dolayısıyle de tarihteki güçlü yerini almasına sebep olur.http://www.ahmet-bulut.com/site/
Logged

Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Peygamberimiz (sav) ve Ashabı Kiram  |  Yazılar  |  İslam Toplumunun Temeli Yardımlaşma « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: