Hiç Olmazsa Bir TebessümHz.Peygamber (s.a.v ) şöyle buyurdular : “Kardeşinin yüzüne tebessüm etmen senin için sadakadır.İyiliği emredip kötülükten sakındırman,yolunu şaşırana yol göstermen,görmeyene yardımcı olman,yol üzerinde ki taş,diken ve kemik gibi rahatsız edici şeyleri kaldırıvermen,kendi kabından başkasının kabına su döküvermen de senin için birer sadakadır.” (Keşfül-Hafa.Had.No:945)
Tebessüm ;mahabbet güneşinin yüzde parıltısıdır.
Kardeşliğe açılan kapıdır.Sevap kazanmanın en kolay ve kestirme yoludur.Tebessüm eden yüz,güneşli,berrak bir gün,asılmış surat ise bulutlu,sıkıntılı bir gün gibidir.
Cenab-ı Hak cehennemi “abûs” asık suratlı olarak tasvir ediyor.Müslümanlar arasında dostluk ve kardeşlik asıldır.Bunu gerçekleştirecek her vasıtada sadaka hükmündedir.
Bugün yeryüzünde dağınık ve birbirlerine dostça davranmayan müslümanlar,Hz.Peygamber (s.a.v)’in sadece yukarıda ki tavsiyesini tutsalar kardeşlik için en önemli adımı atmış olurlar.
İyiliklerden maksat muhatabı sevindirmektir.Gönül almaktır.Taberani’nin rivayetine göre Efendimiz şöyle buyurmuşlardır
: “Farzlardan sonra Allah’a en sevimli gelen amel,Müslümanın gönlüne sevgi koymaktır.”
Mevlana’nın dediği gibi, “Sevilmek zor ise de sevmek kolaydır.”Zira sevilmek için bir takım meziyet ve faziletlere malik olmak gerekir.Sevmek ise herkesin iktidarında olan bir nimettir.
Mevlana’ya kulak verelim : “Sevilen olma imkanını elde edememişsen,seven kimse olma fırsatını kaçırma.Eğer Yusuf olma şansın yoksa,Yakub olmaktan seni kim alıkoyar?Sevgiye sadık,aşkında daim olmana kim engel olabilir?”
Büyüklerden birisi şunu ilave ediyor: “Sevginin lezzetine,sevilenin kudret ve iradesi dayanamaz.Gözlerden çakan sevgi şimşeği düşmanlıkları mahveder,adavet duygularını eritir.”
Tasada ve sevinçte,varlıkta ve darlıkta ortak olmaları gereken Müslümanlar birbirlerinden bir tebessümcüğü bile esirgerlerse İslam kardeşliği nasıl tessüs eder?
İslami faaliyetlerde tekelci zihniyeti taşıyan ve başkalarına en ufak değer vermeyen,onlara basit bir tebessümü bile çok görenler İslam ümmetini hangi zeminde ve ne ile bir araya getirecekler?
Şimdiye kadar düşmanlıkta ittifak hasıl olmuşmu ki bundan sonra olsun.Sevgi yapar düşmanlık yıkar.Burada,baştaki hadis-i şerifin işaret ettiği diğer hususları ele almıyoruz.Onlar belki biraz gayret ve meşekkat gerektirebilir,ama müslüman kardeşimizin yüzüne tebessümle bakıp gönlünü ferahlandırmak hiç bir gayret ve külfet gerektirmiyor.
Evvela bu basit ve kolay merhaleyi aşmalıyız ki sıra ötekilere gelsin.Tebessüme muvaffak olamayanlar başka şeylere hiç muvaffak olamazlar.Bizim tebessümümüz,kaynağı kalp olan muhabbet yüklü tebessümdür.Yoksa maddecilerin riyakarlığa dayalı “sırıtma”sı değildir.İstismar ve aldatmaya dayalı “yüze gülme” tam bir sahtekarlıktır.
Müslüman “iğreti gülücük” “takma tebessüm” e iltifat etmez,zira imanla riya bir arada bulunmaz. Sayı ve imkanlar itibariyle çok güçlü olan,fakat sevgi ve dostluk bağlarını kopardıkları için dağınık ve perişan yaşayan müslümanların tekrar toparlanıp yek vucud olmalarının ilk ve basit şartı;Hangi parti ve cemaate,hangi ülke ve kıtaya mensup olurlarsa olsunlar birbirlerini tebessümle karşılamalarıdır.
Birlik ve kardeşliğe açılan yolun ilk işareti ve bu yolu aydınlatacak ilk ışık yüzlerde doğacak tebessüm güneşidir.Kardeşlik ve dostluğun diğer iki önemli vasıtası da selam ve musafahadır.
Hz.Peygamber (s.a.v) :
“Kudretiyle yaşadığım Allah’a yemin ederimli,iman etmedikçe Cennete giremezsiniz,birbirinizi sevmedikçe de gerçek Mü’min olamazsınız.Size,işlediğiniz zaman sevineceğiniz bir şey söyleyeyim mi?Aranızda selamı yayın.” (R.Salihin.Had.No:376) buyurmuştur.
Musafaha ile ilgili olarak da şu müjdeyi vermişlerdir :
“İki Müslüman birbirleriyle karşılaşıp musafaha ederlerse (toklaşırlarsa) daha birbirlerinden ayrılmadan bağışlanırlar.” (Tirmizi.Had.No:2727)
Dostluk ve kardeşliğe giden bu kadar kolay yol ve imkanlar varken,sevgi ve dostluktab başka da çare yokken müminlerin birbirleriyle düşman olmaları ve bir tebessümü,bir selamı ve bir musafahayı bile birbirlerinden esirgemeleri aklın ve izanın kabul edeceği şey değildir.alıntı
http://www.ahmet-bulut.com/site/