hersey zamnında yapılmalı
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 13:32:41
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İbadet, Dua & Zikr  |  Yazılar  |  hersey zamnında yapılmalı 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: hersey zamnında yapılmalı  (Okunma Sayısı 564 defa)
emir
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 267



« : 27 Haziran 2008, 16:12:35 »


Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında: 'Oğlum namaz hiç bu vakte bırakılırmı?' Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmış, ama ezan okunduğu vakit yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir hızla abdestini alır ve namazını kılardı. Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu. Ne oluyorsa, hep... namaz son dakikalara kalıyor, bu sebeple namazını alelacele eda ediyordu. Bunu düşünerek kalktı yerinden, gözü saate kaydı. Yatsı ezanının okunmasına on beş dakika kalmıştı. Başını her iki yöne pişmanlıkla sallayarak, "Yine geciktirdim namazı." dedi kendi kendine. Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam kurulamadan kendisini odasına attı. Mecburen, hızlı hareketlerle namazı eda etti. Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana." dedi.
 Ã‡ok seviyordu onu... Hele öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuÅŸağı hayranlığıyla seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki... hicabından renkten renge girerdi. O gün akÅŸama kadar derse girmiÅŸti. MüthiÅŸ bir ağırlık vardı üzerinde. Duasını yaparken, başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu. Namazdan sonra bir süre bu ÅŸekil tefekkür etmeyi severdi. Gözleri kapanır gibi oldu. "Ne kadar da yorulmuÅŸum." dedi. Daldı gitti öylece.... Kıyamet kopmuÅŸtu. MahÅŸeri bir kalabalık vardı. Her yön insanlarla doluydu. Kimi dona kalmış, hareketsiz bir ÅŸekilde etrafı izliyor; Kimi saÄŸa sola koÅŸturuyor, kimisi de diz çökmüş, başı ellerinin arasında bekliyordu. YüreÄŸi yerinden fırlayacak gibi atıyor, adeta kafesinden kurtulmaya çalışıyor,soÄŸuk soÄŸuk terler döküyordu. Hayattayken kıyamet, sorgu sual ve mizan hakkında çok ÅŸey duymuÅŸ ve ahiret hayatı adına bu kavramlar kendisi için köşe taşı olmuÅŸlardı. Ama mahÅŸer meydanında ki ürperti, korku ve bekleyiÅŸin bu denli dehÅŸet vereceÄŸini düşünmemiÅŸti. Hesap ve sorgu devam ediyordu.
 Bu arada onun ismini de okudular. Hayretle bir saÄŸa, bir sola baktı. "Benim ismimi mi okudunuz?" dedi dudakları titreyerek..... Kalabalık birden yarılmış, bir yol olmuÅŸtu önünde. İki kiÅŸi kollarına girdi. MahÅŸer meydanının vazifelileri oldukları belliydi. Kalabalık arasından ÅŸaÅŸkın bakışlarla yürüdü. Merkezi bir yere gelmiÅŸlerdi. Melekler her iki yanından uzaklaÅŸtılar. Başı önündeydi. Bütün hayatı, bir film ÅŸeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden...." Şükürler olsun " dedi, kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya açtım, Hep hizmet eden insanları gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere koÅŸuyor, malını islam yolunda harcıyordu. Annem eve gelen misafirleri ağırlıyor, yemek sofralarının biri kalkıp, bir yenisi kuruluyordu. Ben ise, hep bu yolda oldum. İnsanlara hizmete çalıştım. Onlara Allah'ı anlattım. Namazımı kıldım. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine getirdim. Haramlardan kaçındım. "Kirpiklerinden aÅŸağı gözyaÅŸları dökülürken, "Rabbimi seviyorum, en azından sevdiÄŸimi zannediyorum." Diyordu. Ama bir yandan da "O'nun için ne yapsam az, Cennet'i kazanmama yetmez." Diye düşünüyordu.Tek sığınağı Allah'ın rahmetiydi.
 Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyordu. Sırılsıklam olmuÅŸ, zangır zangır titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi bekliyordu. Sonunda hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir kağıt, mahÅŸer meydanında ki kalabalığa döndüler. Önce ismi okundu. Artık ayakları tutmaz olmuÅŸtu. Neredeyse yığılıp kalacaktı. Heyecandan gözlerini kapamış, okunacak hükme kulak kesilmiÅŸti. MahÅŸeri kalabalıktan bir uÄŸultu yükseldi. Kulakları yanlış mı duyuyordu? İsmi cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne yığıldı. Hayretten dona kalmıştı." Olamaaaazzzz" diye bağırdı. SaÄŸa sola koÅŸturdu. "Ben nasıl Cehennemlik olurum? Hayatım boyunca hizmet eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber koÅŸturdum. Hep rabbimi anlattım." Diyordu.
 Gözleri saÄŸanak olmuÅŸ, titrek vücudunu ıslatıyordu. Vazifeli iki melek kollarından tuttu. Ayaklarını sürüyerek ve kalabalığı yararak alevleri göklere yükselen Cehennem'e doÄŸru yürümeye baÅŸladılar. Çırpınıyordu. Medet yok muydu? Bir yardım eden çıkmayacak mıydı? Dudaklarından kelimeler kırık dökük, yalvarmayla karışık döküldü.."Hizmetlerim... Oruçlarım.... OkuduÄŸum Kur'anlar... Namazım... Hiçbiri beni kurtarmayacak mı?" diyordu. Bağıra bağıra yalvarıyordu. Cehennem melekleri onu sürüklemeye devam ettiler. Alevlere çok yaklaÅŸmışlardı. Başını geriye çevirdi. Son çırpınışlarıydı. Resülullah, "Evinin önünde akan bir ırmak içinde günde beÅŸ defa yıkanan bir insanı o ırmak nasıl temizler, günde beÅŸ vakit namazda insanı günahlardan öyle temizler." Buyuruyordu. "Oysa ki benim namazlarım da mı beni kurtarmayacak?" diye düşünüyordu. "Namazlarım... Namazlarım... Namazlarım." diye diye hıçkırdı. Vazifeli melekler hiç durmadılar. Yürümeye devam ettiler; Cehennem çukurunun başına geldiler.

 Alevlerin harareti yüzünü yakıyordu. Son bir defa dönüp geriye baktı. Artık gözleri de kurumuÅŸtu. Ümitleri sönmüştü. Başını öne eÄŸdi. İki büklüm oldu. Kollarını sıkan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu itiverdi. Vücudunu birden bire havada buldu. Alevlere doÄŸru düşüyordu. Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu. Başını kaldırdı. Yukarıya baktı. Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu düşmekten kurtarmıştı. kendisini yukarıya çekti. Üstündeki başındaki tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı. "Siz de kimsiniz ?" dedi. İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım." "Neden bu kadar geç kaldınız ? Son anda yetiÅŸtiniz. Neredeyse düşüyordum\"dedi.... İhtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Başını salladı; " Sen beni hep son anda yetiÅŸtirirdin, hatırladın mı? Secdeye kapandığı yerden başını kaldırdı. Kan-ter içinde kalmıştı. Dışarıdan gelen sese kulak kabarttı. Yatsı ezanı okunuyordu.Bir ok gibi yerinden fırladı. Abdest almaya gidiyordu. [ Ya kılmayanlar..!?]
Logged

...ZaLimLer iciN YasasIN CehenNem...
ÅŸiÅŸa
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 158



« Yanıtla #1 : 27 Haziran 2008, 17:00:30 »

Allah cc razı olsun kardeş çok güzel bi paylaşım.Rabbim cc ibret almayı nasip etsin...
Logged

'yoldaki bir tepecik seni bunaltmış,oysa önünde yüzlerce dağ var' Hz Mevlana
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İbadet, Dua & Zikr  |  Yazılar  |  hersey zamnında yapılmalı « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: