gıybet,iftira,sözünde durmama
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 13:01:55
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  gıybet,iftira,sözünde durmama 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: gıybet,iftira,sözünde durmama  (Okunma Sayısı 818 defa)
crescent
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 329



« : 17 Temmuz 2007, 16:01:12 »


GIYBET
Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Zira zannın bazısı günahtır. Birbirinizin kusurunu araştırmayın ve bazınız bazınızı gıybet etmesin. Sizden biriniz ölü kardeşinin etini yemeyi sever mi? Bak hemen ondan tiksindiniz. Allah’tan korkun, şüphesiz Allah tövbeleri kabul edendir, çok merhametlidir.” [25][25] Hucurat, 49/12.
“….. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse komşusuna iyilik etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse misafirine ikram etsin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimse, ya hayır söylesin ya da sussun.”. [14] Müslim, İman 77.
“Mi’rac’a çıkarıldığımda ben bakırdan tırnaklarla yüzlerini ve göğüslerini tırmalayan bir topluluğun yanından geçtim.

- Ey Cebrail! Bunlar kimlerdir? diye sordum.

- Bunlar, (gıybet etmek suretiyle) insanların etlerini yiyenler ve onların şeref ve namuslarıyla oynayanlardır, cevabını verdi.[20][20] Ebu Davud, Edeb 35.

Resullullah (sav)

“Gıybet nedir?” denildiğinde “Kardeşinin hoşlanmadığı şekilde onu anmandır” [28] buyurdu.[28] Ebu Davud, Edeb 40, (Hadis no:4874).

hikaye:
Bir gün Abdullah-ı Dehlevî hazretlerinin huzurunda; zamanın sultanını kötülediler. O gün oruçlu idi. Kötüleyene dönerek;
-Eyvâh orucumuz gitti! buyurdu.
-Siz kimseyi kötülemediniz ki! dendiğinde;
-Evet, biz gıybet etmedik, ama dinledik. Gıybette söyleyen de dinleyen de aynıdır buyurdu.

‘’Düşmanıma gıybetle ceza vermekten nefsimi yüksek tutuyorum ve tenezzül etmiyorum. Çünkü gıybet, zayıf ve zelil ve aşağıların silâhıdır’’
Gıybetin tarifi:Gıybet odur ki, gıybet edilen adam hazır olsaydı ve işitseydi, kerahet edip darılacaktı. Eğer doğru dese, zaten gıybettir. Eğer yalan dese, hem gıybet, hem iftiradır; iki katlı çirkin bir günahtır(Said nursi)
gıybet, nasıl ateş odunu yer, bitirir; gıybet dahi a'mâl-i salihayı(Salih amelleri) yer, bitirir
Hikaye
Cuma günü mescide bir derviş girdi.Müslümanlardan birşeyler istedi.Cüneyd_i Bağdadi Hazretlerionu görünce içinden :"Bu yiğit ,sağ salim olduğu halde niçin kazanıp yemez?insanlar karşısında kendini hor ve hakir eder.?" diye geçirdi.

O gece rüyasında önüne üzeri örtülü bir tabak getirdiler ve "bunu ye!" dediler. Örtüyü açınca,gündüz mescidde birşeyler isteyen dervişin tabakta pişirilmiş halde durduğunu gördü.Dehşetle irkildi."Haramdır yiyemem!" dedi.O "yiyemem" dedikçe ısrar ettiler,"Dün mescitte nasıl yedin?" dediler ...
 



Allah(c.c) gıybetten hoşnut olmuyor,Cünyd_i Bağdadi Hazretleri gibi bir insanın bunun zerresine düşmesine değil,kalbinden geçirmesine müsaade edilmiyordu."Kardeşinin etini yemek
Yalan ve doğruluk
A'RÂF SÛRESİ
(37) Kim, Allah'a karşı yalan uyduran veya onun âyetlerini yalanlayanlardan daha zalimdir? İşte onlara kitaptan (kendileri için yazılmış ömür ve rızıklardan) payları erişir. Sonunda kendilerine melek elçilerimiz, canlarını almak için geldiğinde, "Hani Allah'ı bırakıp tapınmakta olduğunuz şeyler nerede?" derler. Onlar da, "Bizi yüzüstü bırakıp kayboldular" derler ve kâfir olduklarına dair kendi aleyhlerine şahitlik ederler. 
TEVBE SÛRESİ
(77) Allah'a verdikleri sözü tutmadıkları ve yalan söyledikleri için o da kalplerine, kendisiyle karşılaşacakları güne kadar (sürecek) bir nifak soktu.
münafiğin Belirtisi üçtür;
1-konuştuğunda Yalan Konuşur
2-söz Verdiğinde Sözünden Döner
3-kendisine Güvenildiğinde Ihanetlik Yapar [hadis-i şerif]
Zira doğruluk iyilikle beraberdir. Doğruluk ve iyilik ise, cennettedir. Yalandan kaçının. Zira yalan, günah ve kötülükle beraberdir. Kötülük ve yalancılık ise, cehennemdedir. (İbn-i Hibban)
Hikaye

Abdülkadir, Bağdat’a gitmeli, âlimleri, velileri görmelidir. Annesi ona çok düşkündür ama söz ilimden açıldı mı boynunu büker. Rahmetli babasından kalan altınların yarısını kardeşine ayırır, yarısını cepkenin astarına diker. Ve ondan tek bir şey ister: “Yalan söyleme!”

Altının var mı?
Minik aşık ilk kâfileye katılıp yola çıkar. Hemedan’ı geçince, altmış atlı çıka gelir, kervanı basarlar. Herkesi soyar ama onu ciddiye almazlar. Haydutlardan biri, laf ola beri gele cinsinden sorar.
-Senin de bir şeyin var mı?
-Var
-Hani şöyle çil çil altınlar
-Hem de kırk tane
-Astarına mı dikili?
-Evet
-Git işine, eğlenme benimle.
Olacak bu ya bir başka şaki de aynı soruları sorar. Aynı cevapları alır ama inanmaz. Eşkıyaların reisi haninin kurdudur. Abdülkadir’in tavrı gözünden kaçmaz. Bu kez o sorgular:
-Sahi altının var mı?
-Var.
-Kaç tane
-Kırk tane.
-Nerede?
-Elbisemin kolu içinde
-Göster bakayım
-İşte.
-İyi de bunu neden söylüyorsun?
-Anneme söz verdim. Üç beş altın için yalan konuşacak değilim ya.
iFTİRA
Beş günah vardır ki,keffâreti yoktur.Bunlar; Allâh'a şerik koşmak,bi-gayri hakkın adam öldürmak,mü’mine bühtan ve iftira etmek, muharebe günü kaçmak ve yalan yere yemin ile hakkı iptal etmek.(Hadis-i Şerif)
Kim bir hata veya günah kazanır da sonra bunu bir suçsuza yüklerse, gerçekten o, böyle bir yalan (bühtan)ı ve apaçık bir günahı yüklenmiştir. (Nisa Suresi, 112)
Doğrusu, uydurulmuş bir yalanla gelenler, sizin içinizden birlikte davranan bir topluluktur; siz onu kendiniz için bir şer saymayın, aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her bir kişiye kazandığı günahtan (bir ceza) vardır. Onlardan (iftiranın) büyüğünü yüklenene ise büyük bir azab vardır. (Nur Suresi, 11)
Ahde Vefâ(Sözde durma):
Sözünde durma, sözünü yerine getirme.
Verdiği sözde durmayıp cayan gaddâr (zâlim), hâin kimse için kıyâmet günü bir sancak dikilir ve; "Dikkat olunsun bu sancak falan oğlu falanın ahde vefâsızlık alâmetidir" denilerek teşhîr edilir (gösterilir) . (Hadîs-i şerîf-Sahîh-i Buhârî, Sahîh-i Müslim, Sünen-i Ebû Dâvûd, Sünen-i Tirmizî)
Ahde vefâsızlığın yaygın hâl aldığı bir millette cinâyet çok olur... (Hadîs-i şerîf-Müsned-i Ebû Ya'lâ, Beyhekî, El-Müstedrek)
Onlar, emanetlerini ve verdikleri sözü gözeten kimselerdir.(mearic süresi 32)
Hacı bayram veli'nin doğduğu Zülfadl (Sol-Fasol) köyünden bir genç askere çağrılmıştı. Yetim olan bu temiz genç, babasından kalma birkaç altınını, annesinden kalan hâtıra bilezik ve küpleri emânet edecek bir kimse bulamadı. Hepsini küçük bir çekmeceye koyup, Hacı Bayram-ı Velî'nin türbesine getirdi. Türbeyi ziyâret edip;
"Yâ hazret-i Hacı Bayram-ı Velî! Beni vatanî vazifemi yapmak için çağırdılar. Annemden ve babamdan kalma şu hâtıraları emânet edecek bir kimse bulamadım. Bu küçük çekmeceyi zâtı âlinize emânet bırakıyorum. Eğer askerden dönersem, gelir alırım. Şâyet dönemezsem, istediğiniz bir kimseye verebilirsiniz!" diye münâcaat etti.
Sonra çekmeceyi sandukanın kenarına koyarak ayrıldı.
Aradan yıllar geçti. Gencin askerliği bitti ve emânetini almak üzere Hacı Bayram-ı Velî'ye geldi. Ziyâretini yapıktan sonra, çekmeceyi koyduğu yerde buldu. Hiç dokunulmamıştı.
Orada türbeyi bekleyen türbedâra;
"Bu çekmece benimdir. Askere gitmeden önce emânet bırakmıştım. Şimdi alıyorum." dedi.
Türbedâr;
"Tabi, alabilirsen al. Çünkü ben, bir defâsında bu çekmecenin yerini değiştirmek istedim. Fakat bütün uğraşmalarıma rağmen yerinden bile oynatamadım. Bunda bir hikmet olduğunu düşünerek, bir daha elimi bile sürmedim."

Genç, çekmecenin yanına gelip, Hacı Bayram-ı Velî'ye teşekkür etti ve emânetini alarak köyüne döndü
KISKANÇLIK
BAKARA SÛRESİ
(213) İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler konusunda, aralarında hüküm vermek üzere kitapları hak olarak indirdi. Kendilerine apaçık âyetler geldikten sonra o konuda ancak; kitap verilenler, aralarındaki kıskançlık yüzünden anlaşmazlığa düştüler. Bunun üzerine Allah iman edenleri, kendi izniyle, onların hakkında ayrılığa düştükleri gerçeğe iletti. Allah dilediğini doğru yola iletir.
Logged

aysenur
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 920


--Her Nefis oLumu TadacaktIr--


« Yanıtla #1 : 18 Temmuz 2007, 07:26:39 »

eline saglik kardesim,,saolasin
Logged

¯¨´*·~-.¸¸,.-~*´Eğer Sizi Üzen Kişilere Halâ Selam
                                Verebiliyorsanız..
 Bu Vicdanınızın Sadaka'sıdır..¨-,.-~*´¨¯¨`*·~-.¸
crescent
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 329



« Yanıtla #2 : 18 Temmuz 2007, 19:19:49 »

sende saol kardeş
Logged

Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  gıybet,iftira,sözünde durmama « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: