Ehli Sünnet Akaidi (Mehmed Zahid Kotku R.Aleyh)
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 12:37:36
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  Ehli Sünnet Akaidi (Mehmed Zahid Kotku R.Aleyh) 0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2]
Gönderen Konu: Ehli Sünnet Akaidi (Mehmed Zahid Kotku R.Aleyh)  (Okunma Sayısı 3949 defa)
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #15 : 30 Temmuz 2009, 17:22:27 »


16.  MESELE:

Günahkârlar için Peygamberimizin şefaatini hak görmek lâzımdır.

Cenâb-ı Peygamber Sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri: «Benim şefaatim büyük günah işleyen kimseler içindir» buyurmuştur.

Binâenaleyh, şefaati inkâr edenlere mübtedi' denir. Vehhabîler gibi Kur'ân-ı Kerîm'deki şefaati; ancak Allah'ın izniyledir diye inkâra yeltenenler varsa da, şefaat hakkında Cenâb-ı Hak şöyle buyuruyor:

«Onun  izni   olmadıkça nezdinde   ÅŸefaat edecek kimmiÅŸ?»' el-Bakara: 255.

Yine Duhâ sûresinde:

«Muhakkak Rabbin sana verecek de hoşnut olacaksın» buyurulmuştur.

Cenâb-ı Peygamberin razı olacağı en mühim şey ise ümmetinin selâmetidir. Onun için gerek Cehenneme girmemek veya Cehennemden kurtulmak için bir çok şefaâtçılarla, başta Peygamberimizin, ulemanın, şühedanın, sulehanm, hakiki hafızların hattâ her mü'minin birbirlerine şefâatları muhakkaktır.

Hatta Hz. Âişe (Radıyallahu Anha) validemizin rivayet ettiği bir hadîs-i şerifte:

— «Bir akşam —ki gece demektir— O'nu (yani Resû-lullah sallallahu aleyhi ve sellem'i) namazda bulmuşlar. Müşarün ileyha diyor ki: Rükû ettiği vakit: Ya Rabbi! Ümmeti ümmeti, dediğini duydum. Sonra secdeye gittiler, secdelerinde de: Ya Rabbî! Ümmeti, ümmeti, dediler. Ve namazdan çıktıktan sonra da: Ya Rabbî! Ümmeti ümmeti dediler ve: Ya Âişe, buna taaccüp mü ettiniz? Ben dünyada sağ, hayatta kaldığım müddetçe: Ya Rabbî! Ümmeti ümmeti diyeceğim. Kabirde de bunun gibi yine: (ümmeti, ümmeti!) derim. Hatta sûr nefholununcaya kadar. Sûr'a nefh olunduğu zaman yine: Ümmeti, ümmeti derim. Bütün enbiyanın: Nefsi dedikleri o günde ben de: Ümmeti ümmeti, derim; Cenâb-ı Hak ta:

«Sen ve ümmetin ve benim vabdaniyyetime inanıp tasdik eden ve senin de peygamberliğini tasdik edenlere seni şefaatçi kıldım» buyurur.

Cenâb-ı Hak Peygamberimizin o büyük şefaatini hepimize müyesser kılsın. Âmin.

Tevrat'ta yazılıdır ki: «Ümmet-i Muhammed Cennete üç fırka üzerine gireceklerdir. Bir kısmı hesap görmeden, doğrudan doğruya. Bir kısmı ise kolay bir hesapla. Üçüncü kısmı da Cehenneme girdikten sonra Peygamberimizin şefâatıyla Cennete gireceklerdir.»

Bu hususta çok geniş tafsilât varsa da bu kadarıyla iktifa yeter zannederim
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #16 : 31 Temmuz 2009, 19:37:49 »


17. MESELE:

Peygamberimizin mi'racının hak olduğunu bilmektir.

Her kim bu mi'racı ve âyetleri reddederse kâfir olur. Âyetleriyle Beyt-i Makdis'e gidişini tasdik edip mi'racı, yani semavata urucunu inkâr eder veya semavata çıkıp çıkmadığını bilmem derse buna mübtedi' derler.

Mi'rac hakdır. İbn-i Mes'ud'dan rivayet edilen hadîs-i ÅŸerifte   Cenâb-ı   Peygamber   sallallahu   aleyhi ve sellem Efendimiz hazretleri   Ä°brahim   Aleyhisselâmı   gördüğünü ve onunla konuÅŸtuklarını ve mi'raçtan dönerken de:

«Ya Muhammed, ümmetine benden selâm söyle ve onlara de ki: Cennet çok güzel bir yerdir, ibadet ve hayırlarınızı süratli yapıp Allah Teâlâ'nın rızasını isteyiniz...» hadisini sonuna kadar rivayet eder.

Bunda düşünülecek hiçbir şey yoktur. Şu kadar mesafe, şu kadar ışık saati bunların hepsi kullara göredir. Allah'ını iyi bilen, bu işte hiç tereddüt etmeden âmenna deyip tasdik eder.

Cebrail Aleyhisselâm'ın getirdiği haberlerin de aynı mesafeden olduğunu unutma. İtiraza da kalkma ki ne bid'at sahibi olasın ne de küfre giresin.

18. MESELE:

Herkesin, kıyamet gününde yaptıklarını yazan kitabı okuyacağını hak bilmesi lâzımdır.

Her kim bunu inkâr ederse kâfir olur. Çünkü mevzu ile alâkalı âyet-i kerîmeler sarihtir, açıktır.

Allah Teâlâ buyurdu:

«Herkesin (dünyadaki) amel (ve hareket) ini kendi boynuna doladık. Kıyamet günü onun için bir kitap çıkaracağız ki neşredilmiş olarak kendisine kavuş (up şöyle çat) acak: Oku kitabını, bugün sana karşı, iyi hesap görücü olarak kendi nefsin yeter.»el-lsrâ: 13. 14.


Bir diğer âyette de şöyle buyuruluyor:

«(Hatırla) o gün (ü) ki   insan   sınıflarından  her  bi-| rini biz imamlanyla (rehberleriyle) çağıracağız. Artık kimin kitabı sağından verilirse onlar kitaplarını, en küçük haksızlığa uÄŸratılmaksızın (kendileri) okuyacaklardır.»el-isra: 71

Bu âyet-i kerîmelerin delaletiyle, kıyamette herkesin yaptığı ameller, kitap halinde yazilı olarak eline verilecek: ve böylece kendi hesabını kendisi görüp bilecektir ki bunlar aynen insanoğlunun gözleri önünden bir kere de ölürken geçirilecektir.

Cenâb-ı Hak cümlemize uyanıklık ihsan etsin de o gün okuyacağımız kitaba iyi hallerimiz geçsin. İbâdât ü tâatlarımızla dolu olup, bizi mahcub edecek kötü, çirkin, yazılardan muhafaza buyursun.

Bunun da en kolayı her gün sabah ve akşam istiğfara devamla seyyieleri sildirmek. Bahusus seyyidü'l-istiğfârı hiç unutma. O da şudur:


Zira istiğfarların faydası hem dünyada senin, her türlü sıkıntılardan kurtulmana ve hem de rızkının bol olmasına sebebtir. Onun için istiğfarı ganimet bil ve unutma
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #17 : 01 AÄŸustos 2009, 17:52:15 »


19. MESELE:

Kıyamet gününde herkesin hesab göreceğini hak bilmektir.

Her kim hesabı inkâr eder ve âyetleri de inkâr ederse kâfir olur. Çünkü âyet-i kerimeler açıktır. Her gün sûre-i Fatihada okuduğumuz: «Hesab gününün sahibidir (Allah).» mealindeki âyetle yine:


«Sana karşı, iyi hesab görücü olarak kendi nefsin yeter.» el-lsrâ : 14  âyeti ve yine:

«Kolayca bir hesap ile muhasebe edilecek o»2 el inşikak âyetleri hesab günü hakkında pek sarihtirler.

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem hazretleri de bir keresinde mal ve mülkten bahsolunduğunda şöyle buyurmuşlardır :

«Helâline hesab, haramına da azab vardır.»
20. MESELE:

Her mü'min, âhirete geçeceğimiz sırat köprüsünü hak bilmelidir.


Bu husustaki âyet-i kerimeler onu açıkça haber vermektedirler.

Allah Teâlâ buyurdu:


«Sizden hiçbiriniz müstesna olmamak üzere ille oraya (Cehenneme) uğrayacaktır. Bu, Rabbinin üzerine kat'i olarak aldığı, kaza ettiği (bir şey) dir. Sonra takvaya erenleri kurtaracağız. Zalimleri ise orada diz üstü düşmüş bir halde bırakacağız».meryem 71-72

Yine Allah Teâlâ buyurdu:

«Çünkü Rabbin şüphesiz ki rasat yerindedir.» fecr 14

Bu sırat köprüsünün üzerinde yedi köprü yani yedi] geçit vardır ki her birisi bin sene çıkış, bin sene iniş, bin sene de düzlük bir uzaklıktadır. Bu köprü kıldan ince, kı-j lıçtan keskin ve karanlık geceler gibi karanlıktır.

Her köprüde kul durdurulur ve sorguya çekilir. Cevap veren geçer, cevap veremeyenin vay haline!

Birinci köprüde sorgu imandandır. İmanı olmayanla-) tın vay haline!.

İkinci köprüde namazdan

Üçüncü köprüde zekâttan.

Dördüncü köprüde oruçtan.

Beşinci köprüde hacdan.

Altıncı köprüde cenabetten temizlenmekten.

Yedinci köprüde ana ve baba haklarından.

Bunların Amme Sûresi'nin içinde daha geniş tafsilâtı vardır. Bize düşen vazife, bu sırat köprüsüne inanmaktır. İmanın icabı da budur.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #18 : 02 AÄŸustos 2009, 12:58:32 »

21. MESELE:               

Cennet ve Cehennemin mahlûk olduklarına inanmak, hak ve gerçektir demek lâzımdır.

Bunun inkârı küfrü muciptir. Zira âyet-i kerîme ile sabittir. Bunların mevcudiyetini inkâr tabiatıyla âyetleri ve  Kur'an'a inkâr olur ki bu da küfrü icab ettirir ve bâtıl mezheblerden Cühemî mezhebine dahil olur.

Bizim imanımıza göre Cennet ve Cehennem hazır, yapılmış iki yerdir ve Âdem Aleyhisselâm girip orada sakin olmuştur ve oradaki ağaçtan yememesi de kendisine tavsiye edilmişti. Bu husus şu âyetlerle sabittir.

Allah Teâîâ buyurdu :

«Ve demiştik ki: Ey Âdem, sen eşinle beraber Cennette yerleş, ondan (Cennetin yiyeceklerinden), neresinden isterseniz ikiniz de bol bol yeyin. (Fakat) şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa ikiniz de (nefsine) zulmedenlerden olursunuz.

Bunun üzerine Şeytan onları (n ayağını) oradan kaydırıp içinde bulunduklarından (onun ni'metlerinden) onları çıkarıvermiş (mahrum edivermiş) di.»
' el-Bakara: 35, 36

Eğer Cennet olmasaydı Âdem Aleyhisselâm nerede sakin olurdu? Şeytanın da onun oradan çıkmasına sebeb olması onların varlığına başlıca delildir.

Cenâb-ı Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem hazretlerine de mi'rac gecesinde Cennet, Cehennem, huriler vesair lezzetler, nimetler ve azabların da çeşidi gösterilmiş idi.

Cenâb-ı Hak hepimize o cennet evini nasib etsin de Cehenneminden muhafaza buyursun. Âmin.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #19 : 04 AÄŸustos 2009, 11:46:28 »

22. MESELE:

Kulun kıyamet gününde Allah Teâlâ'nın, vasıtasız hesab edeceğini bilip, inanmasıdır.

Allah celle ve alâ kıyamet gününde kullarına, yaptıklarını vasıtasız olarak bir anda soracak ve kullar da Cenab-ı Hakk'a bir anda cevap verecektir. Bu husustaki âyet-i kerîmeler sarihtir.

Allah Teâlâ buyurdu:

«İşte Rabine andolsun ki onlara, topuna yapmakta oldukları şeyleri elbette soracağız.»el-Hicr : 92, 93

Allah Teâlâ buyurdu:

«Eyvah bize, derler. Bu kitaba ne olmuş, küçük, büyük hiçbir şey bırakmayıp onları saymış!»el-Kehf: 49


Allah Teâlâ buyurdu:

«O gün ağızlarının üstüne mühür basarız. Ne irtikib ediyorduysalar bize elleri söyler, ayakları (ve diÄŸer uzuvları) da ÅŸahidlik eder.»Yasin : 65 

Allah Teâlâ buyurdu:

«Derilerine, (Niçin aleyhimize şahitlik ettiniz?) derler. Onlar da, (Her şeyi konuşturan Allah bizi de konuşturdu. İlk defa sizi o yaratmıştır. Yine O'na döndürülüyorsunuz) derler.»Fusslet: 21

Hz. Allah o gün muinimiz olsun. Çok dehşetli bir gün. İnsan, bu sorguların cevabında hiç kaçamak yolu da bulamayacak, hepsini bir bir itiraf edecek, hatta ağızlar mühürlenip eller söyleyecek, ayaklar da yaptıklarına şehadet edecek ve insan, şaşkınlığından azalarına karşı: Neden böyle söyleyip bir de şehadet ediyorsunuz, bu bizim aleyhimize değil mi, diye azaları tenkîd etmeye kalkışınca, azalar da:

— Ne yapalım, elimizde ne var ki, her şeye gücü yeten ve her şeye istediğini konuşturmağa kadir olan Allah celle ve alâ bizi böyle söyletti, diyecekler.

Yani o gün saklayacağımız hiçbir şey yoktur. Zaten amel defterlerimizde hepsi olduğu gibi yazılı, neyi inkâr edebilirsin.

Onun için her gün ve her saat hemen istiğfarlardan başka çaremiz yoktur. Hak muinimiz olsun.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #20 : 06 AÄŸustos 2009, 11:36:36 »


23.  MESELE:

Cennet ile tebÅŸir olunan on sahabiyi tasdik etmek gerektir.

Bunları veya bunlardan birisini ta'n etmek bid'atcıların işidir, dâll ve mübtedi' olur. Bunların isimleri de şöyledir :

1  — Ebû Bekr,

2  — Ömer,

3  — Osman,

4  — Ali,

5  — Talha,

6  — Zübeyr b. Avvam,

7  — Sa'd b. Ebî Vakkas,

8  — Said b. Zeyd,

9  — Abdurrahman b. Avf,
10 — Ebû Ubeyde b. Cerrah.

Bu zevat-ı muhterem bizzat Allah Resulü tarafından Cennetle müjdelenmişlerdir. Cenab-ı Hak kendilerinden razı olsun.

Bunların menkıbelerini yazmağa gücümüz de yetmez, kâğıtlarımız da. Hepsi bu dine çok büyük hizmet ve fedâkârlıklar yapmışlardır ki bu devlete mazhar olabilmişler. Malûmdur ki bütün mükâfatlar, hep emeklerin mukabilidir. Kısaca Talha radıyallahu anh'ın bir menkıbesini yazayım da fedakârlık bakın nasıl oluyor:

Malûmdur ki Uhud muharebesinde bir aralık düşman, merkeze kadar sokulmuş, bütün güçleriyle Peygamberimizin üzerine saldırmaktaydılar. O anda mübarek Talha (R.A.) Peygamberimizin önünde siper olmuş, bir taraftan müdafaa yaparken, bir taraftan da düşmanın daha fazla yaklaşmasına mani olmak için mütemadiyen ok atıyordu. İşte böyle bir fırtına içerisinde bulunduğu zaman âdeta kendi varlığını unutmuş, Peygamberimizin muhafazasına çalışmakta iken aldığı yaraların (büyük - küçük) sekseni geçtiğini tarih rivayet eder.

Hele bir ikindi vakti, bahçesindeki o güzel manzaraları seyrederken ikindi namazında cemaata yetişemediğinden bahçesini derhal vakfetmiştir.

Cenâb-ı Hak cümlemizi onların şefâatlarma nail eylesin. Âmin.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #21 : 29 AÄŸustos 2009, 11:29:43 »


24. MESELE:

Peygamberlerden sonra ümmetin en efdali Ebu Bekr radıyallahu anh'dir.

Ebu Bekri's-Sıddîk hazretlerinin efdaliyyeti hakkında gerek Kur'ân âyetleri ve gerekse Resûllullah sallallahu aleyhi vesselem'in haberi kâfidir:
Bir kere, hicret esnasında mağarada Resûlullah Efendimizle başbaşa kalmışlardır.
İkincisi bütün varlığını Resûlullah uğrunda feda etmiştir.
Üçüncüsü de kızı Hz. Âişe'yi Resûlullah Efendimize nikâh etmişlerdir ve ümmetin ittfakıyla da halife olmuştur. Mağarada iken:

«Peygamber, o vakit arkadaşına (Ebu Bekri's-Sıd-dîk'a) : Tasalanma, Allah hiç şüphe yok, bizimle beraberdir diyordu. et-Tevbe: 40» mealindeki âyet-i kerime nazil olmuştur. Tabiî orada iken düşmanları onları bulsalardı yok edeceklerdi Bunun için Cenâb-ı Hak onları teselli makamında bu âyeti inzal buyurmuş ve Resûlullah Efendimiz de: Ne korkarsın ya Eba Bekr, eğer düşman bizi bulursa bak buradan Cenâb-ı Hak bizleri kurtarır, onlara teslim etmez diye ona mucizeler gösterdi.

Kureyş müşrikleri o gece Resûl-i Ekrem Efendimize suikast etmeğe niyet etmişlerdi. Bu haberi Cenâb-ı Hak melekleri vasıtasıyla kendisine duyurdu. O da yatağına Hz. Ali Efendimizi yatırıp kendisi Ebu Bekri's-Sıddîk hazretlerinin evine gitti ve beraberce gece vakti Mekke'den çıkıp saklandıkları mağaraya gelip orada gizlendiler.

Müşrikler Peygamberimizi bulabilmek için izini arayıp mağarayı buldular. Şeytan da aralarında mutlaka buradadır diyordu. Fakat Cenâb-ı Hak örümceklere ilham ederek mağaranın kapısının ağzını kaini bir şekilde ördüler. Güvercinler de yumurta yaptılar. Düşmanlar mağaranın etrafında dolaşıyorlar ve muhakkak buradalar diyorlar. Fakat örümcek yuvası ve kuşun yumurtası üzerinde oturması onlara burada kimse yoktur zannını verdi ve nihayet bırakıp gittiler. Halbuki şöyle eğilip bir baksalar onları orada göreceklerdi. Cenâb-ı Hak himaye edince bak nasıl koruyor. Onun için bizim de o Allah'a öylece sarılmamız lâzımdır.

Efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem buyururlar ki:

«Ben her kime İslâmiyeti arzetti isem hepsi biraz tereddüt edip tehir ettiler. İlla ki Ebû Bekr, hiç düşünmeden ve tereddüt etmeden hemen iman etti.»
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #22 : 30 AÄŸustos 2009, 10:39:19 »

25. MESELE:

Yine mü'minlerin bilmesi lâzımdır ki Ebu Bekr'den sonra halkın efdali Hz. Ömer radıyallahu anh'tir.

Müşarün - ileyh ikinci halifedir. Efdaliyyeti kitap ve sünnetle sabittir.

Şu âyet-i kerîmede ona işaret vardır:

«Ey Peygamber sana da, mü'minlerden senin izince gidenlere de Allah yeter.el-Enfal: 64»

Efendimiz salallahu aleyhi vesellem de:

«Benim gökte ve yerde iki vezirim vardır. Gökteki-ler Cibril ve Mikâil. Yerdekiler de Ebu Bekr ile Ömer'dir.»


Hz. Ömer'in iman edişi çok ilgi çekici : O da Mekke müşrikleri gibi müslüman olanlara ve Peygamberimize karşı, Cenâb-ı Peygamber de Hz. Allah'a duâ buyuruyorlar ki:

«Ya Rab bu dini Ebu Cehil veya Ömer'le teyid eyle, kuvvetlendir.»

Hz. Ömer bir gün kızkardeşinin evine gider. Halbuki kızkardeşi de müslüman olmuştu. Tâha sûresinden nazil olan bazı âyetleri okumakta iken Hz. Ömer içeri girdi ve ne okuduğunu sordu. O da okudu. Hz. Ömer'i derin bir düşünce aldı, o da iman etmeğe karar verdi ve Resûlullah'ın bulunduğu eve gitti. Resûlullah Efendimiz kendisini karşıladı ve kucakladı. Hz. Ömer de iman edip İslamların arasına karıştı. 36 erkek müslüman, 4 de kadın vardı ki hepsi henüz kırk kişi olmuşlardı ve bugüne kadar da namazlarını evlerde gizli o'arak' kılıyorlardı.

Hz. Ömer'in imanından sonra namaz, Kabe'de aşikâr olarak kılınmağa başladı. Sonra bütün müslümanlar, hicret ederken, Medine-i Münevvere'ye giderlerken gizlice yapıyorlardı. Fakat Hz. Ömer hicret sırasında kendini gösterdi ve şöyle dedi:

«Ben de Medine-i Münevvere'ye, Peygamberin yanına gidiyorum. Çocuklarını yetim bırakmak, karısını dul bırakmak isteyen peşimden gelsin!» Bu suretle serbestçe gelip Medine-i Münevvere'de Resûlullah Efendimize iltihak etmiştir.

11 küsur sene halifeliği vardır. Halifeliği esnasında Acemistan, Mısır, Suriye ve Irak İslâm ülkelerine katılmışlardır. Kendisi gayetle salabet-i diniyye sahibi olduğundan adaleti ile meşhurdur.

Devlet işi görürken devletin mumunu yakar, devlet işi bitince de kendi mumunu yakar. Sofrada ancak yedi lokma ile iktifa ederdi. Halifeliği esnasında bile giydiği elbisenin bir çok yerleri eskimiş ve yırtılmış olduğu halde onları diker öyle giyerdi.

Mevlâ şefâatına nail eylesin. Menakıbı çok uzundur, menkıbe kitaplarına müracaat oluna.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
fanidünya
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 154



« Yanıtla #23 : 12 Mayıs 2010, 16:01:08 »

Allah razı olsun...Ehli Sünnet yolundan ayırmasın...
Logged

Cehalet felakettir, amelsiz ilim ise vebal! Silkinelim, atalet ve cehaleti yenelim.

Prof. Dr. Mahmud Es'ad COÅžAN (Rh.A)
Sayfa: 1 [2]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İman, İtikad  |  Yazılar  |  Ehli Sünnet Akaidi (Mehmed Zahid Kotku R.Aleyh) « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: