Ebu Bekir Şibli ks
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 12:29:12
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  Ebu Bekir Şibli ks 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Ebu Bekir Şibli ks  (Okunma Sayısı 994 defa)
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« : 08 Temmuz 2009, 12:18:44 »

Ebû Bekr-i Şiblî'yi sevmeyen ve sohbetlerine gitmek isteyenlere mâni olan bir zât vardı. Bir gün Ebû Bekr-i Şiblî'yi imtihân için yanına gelerek; "Beş devenin zekâtı nedir?" diye sordu. Ebû Bekr-i Şiblî cevâb vermek istemedi ise de, o zâtın ısrârı üzerine şöyle dedi: "Şer'î ölçülere göre bir koyun, bu vâcibdir. Fakat bizim gibiler için olan hüküm ise, hepsinivermektir." Bunun üzerine o zât; "Bu dediğinle kime uyuyorsun? İmâmın kim?" diye suâl edince, Ebû Bekr-i Şiblî hiç düşünmeden; "Hazret-i Ebû Bekr. Ona uyuyorum. O evine gidip neyi varsa, Peygamber efendimize getirdi. Çocuklarına ne bıraktın? sorusuna "Allah ve Resûlünü" diye cevâp verdi" dedi. O zât bu cevâbı beğendi ve hiçbir şey söylemeden gitti.
Bundan sonra da, Ebû Bekr-i Şiblî'nin sohbetine gidenlere mâni olmadı.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #1 : 08 Temmuz 2009, 12:20:29 »

Bir gün biri Şiblî hazretlerine gelip, geçim derdinden bahsetti ve şöyle söyledi: "Efendim!
Nafakası üzerime düşen evlâdım çoktur. Onların ihtiyaçlarını göremiyorum. Ne olur bana bir
çâre gösterin." Bunun üzerine Şiblî hazretleri; "Hemen evine git, kimin rızkını sana bağlı
görürsen kapı dışarı at. Kimin rızkını cenâb-ı Hakk'a bağlı görürsen, o da evde kalsın." dedi.
Bunun üzerine o zât; "Ben kitaplarda okudum, Allahü teâlâ her kulun rızkına kefîldir." dedi.
İmâm-ı Şiblî; "Öyleyse üzülmeye gerek yok. Allahü teâlâ her mahlûkun rızkına tek tek
kefildir." buyurdu.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
enuşa
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 257



« Yanıtla #2 : 08 Temmuz 2009, 13:07:04 »

Şiblî hazretleri birgün bir ceviz için kavga eden çocukların arasına girer. “Durun ben ikinize de pay edeyim” der. Cevizi kırar içi boş çıkar. Mübarek çocuklara döner “Biliyor musunuz” der, “uğruna dövüştüğümüz dünya bu işte!”
Logged

''nE gElmEk vArDıR Ne De gİtmEk ( M.ibn-i Arabi )''
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #3 : 08 Temmuz 2009, 15:02:13 »

Rabbim ebeden razı olsun..ben bu olayı ya okumadım yada hatırlamıyorum.. öğrenmiş oldum.. çok çok teşekkür ederim.. Gülümseme
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #4 : 08 Temmuz 2009, 18:05:28 »

Şibli ks a zühdden sorulunca "Allah Teala hariç herşeyden sırt çevirmektir." demiştir. Kuşeyri Risalesi,210
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
enuşa
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 257



« Yanıtla #5 : 08 Temmuz 2009, 21:56:23 »


Amin cümlemizden inş.
***
Şiblî hazretleri kendisi şöyle anlatır: “Bir gün kırık bir köprüden geçerken ayağım kaydı ve suya düştüm, su epey derindi. Bu sırada yabancı bir elin beni kenara götürmek üzere uzandığını gördüm. Dikkatlice ona baktığımda, huzurdan kovulan mel'un şeytan olduğunu gördüm. Ona: ‘Ey mel'un! Senin adaletin tekme atmaktır, el tutmak değildir. Böyle yapman neden icab ediyor?’ diye sordum. Şeytan: ‘Ben tekme yemeye müstehak olan insanlara tekme atarım. Adem (AS) ile yaptığım kavgada bir yara almışım, yaram iki olmasın diye diğer biriyle kavgaya girmem.’ dedi.”
***
Ebu Bekir Sibli (RA) Hz.leri günes batarken günesin sararmasina, söyle bir benzetme yapardi: “Tipki mü'min de böyledir. Dünyadan göçecegi zaman, varacagi makam sahibinden çekindigi için, nasil karislanacagini bilmeyip, böyle sararir.”
Logged

''nE gElmEk vArDıR Ne De gİtmEk ( M.ibn-i Arabi )''
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #6 : 08 Temmuz 2009, 22:02:23 »

Şiblî hazretleri buyurdu ki: "Dört yüz hocadan ders okudum. Bunlardan dört bin hadîs-i şerîf
öğrendim. Bütün bu hadîslerden bir tânesini seçip kendimi ona uydurdum, diğerlerini
bıraktım. Çünkü, kurtuluşu ve ebedî seâdete kavuşmayı bunda buldum ve bütün nasîhatleri
hep bunun içinde gördüm. Seçtiğim hadîs-i şerîf şudur: Peygamber efendimiz bir Sahâbîye
buyurdu ki: "Dünyâ için, dünyâda kalacağın kadar çalış! Âhiret için, orada sonsuz
kalacağına göre çalış! Allahü teâlâya muhtâç olduğun kadar itâat et! Cehennem'e
dayanabileceğin kadar günâh işle!"
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #7 : 09 Temmuz 2009, 20:16:34 »

"Tasavvuf; tam olarak beş duyu organını günahlardan korumak, her nefes veriş ve alışında
günah işlememeye dikkat etmektir."
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #8 : 22 Temmuz 2009, 18:39:27 »

Ebu Bekr-i Şibli ki, velilere tac idi.

Sözleri, hasta olan kalplere ilaç idi.



Önceden vali idi, çok çalışkan ve adil.

O, bu vazifesinde, çalıştı bir nice yıl.



Pek fazla seviyordu kendisini ahali.

Bağdat'ta, sultan dahi öğrendi işbu hali.



O, bu vazifesinde, gösterince liyakat,

Sultan da verdi ona, çok kıymetli bir hil’at.



Giyerdi o hil’atı, itina eyleyerek.

Kirletti lakin onu, bir gün istemeyerek.



Buna vakıf olunca, bazı kötü kimseler,

Valiyi, hükümdara şikayet eylediler.



Dediler: (Ey hükümdar, senin ona verdiğin,

Hil'atı hor kullanıp, eyledi pis ve çirkin.)



Hükümdar sinirlenip, verdi ki şöyle ferman:

(Azlettim valilikten, yanıma gelsin heman!)



O, bu emri alınca, eyledi çok taaccüp.

Hükümdardan ziyade, Rabbine oldu mahcup.



Düşündü ki: (Hükümdar, bir kuldur en nihayet.

Bu kıymetli hil'atı, o bana verdi, evet.



Ben ise ihmal edip, kirletince onu az,

Nasıl da sinirlenip, eyledi bana garaz.



Benim bu ihmalimin neticesi olarak,

Beni, bu vazifeden azle kıldı müstehak.



Cenab-ı Allah dahi, Sultanların Sultanı.

Giydirdi üstümüze, bu kulluk hil'atını.



Bu aziz hil'atı da kirletirsek eğer biz,

Elbette ki bu hale, razı olmaz Rabbimiz.



Allahü teâlânın kulu olmak, ne şeref.

Kıymetini bilmezsek, ceza verir malesef.



Ve lakin hiç benzemez, bu ceza diğerine.

Önceki, buna göre, pek hafif kalır yine.)



O, böyle düşünerek, ayrıldı valilikten.

Artık dünya işine karışmadı katiyen.



Derdi ki: (Bitti ömrüm, yapmadım kulluğumu.

Ey nefsim, yazık sana, halis kul olmak bu mu?



Sana, bunca nimeti lutfetti Hak teâlâ.

Sen ise gaflettesin, uyanamadın hala?



Bu günden tezi yoktur, Sahibine dön artık.

Yetmez mi, bunca zaman yaptığın günahkârlık?



Halbuki Rabbin sana, eyledi bunca ihsan.

Sen ise buna karşı, yapıyorsun hep isyan.



Bu kulluk hil'atını, kirlettin günah ile.

Geri kalan ömründe, ağla ah-ü vah ile.)



O, kendi kendisine, bunları söyleyerek,

Cüneyd-i Bağdadi’nin huzuruna giderek, 



Onun terbiyesiyle, yetişip oldu kâmil.

Tasavvufta, çok büyük nimete oldu nail.
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #9 : 23 Temmuz 2009, 09:56:12 »

Şiblî Hazretlerinin son anlarında, Bağdat nur yüzlü insanlarla dolar. Hal ehli “Ne şaşılacak şeydir” buyururlar, “ölüler, henüz yaşayan bir kimsenin cenâze namazına koştular.”
Sordular söyledi
* Şükür, nimeti değil, nimeti vereni bilmektir.
* Zühd, kalbi mal yerine, malı yaratana döndürmektir.
* Mürid nasıl mı olur? Yalnızken de başkalarının yanında olduğu gibi...
* Tasavvuf, beşduyuyu da günahlardan korumak ve her nefese dikkat etmektir.
* Eshâb-ı kirâma hürmet etmeyen kimse, Muhammed aleyhisselâma îmân etmiş olmaz.
* Cehennemlik olmanın alameti açıktır. Allah rızası için bir parça ekmek veremez ama dost ziyafetlerinde kese kese altın harcar.
Logged

Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  Ebu Bekir Şibli ks « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: