DÜRÜSTLÜK ZOR ZANAAT
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 12:27:09
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  DÜRÜSTLÜK ZOR ZANAAT 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: DÜRÜSTLÜK ZOR ZANAAT  (Okunma Sayısı 522 defa)
tayfuri
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 88


« : 04 Ekim 2009, 18:07:39 »

Merhaba Dostlar;
Eşler neden birbirine giriyor? Oğlumuz neden sözümüzü dinlemiyor?Çalıştırdığımız işçiye neden güvenemiyoruz? Mal alırken aldatılmakkorkusu niçin bu kadar çok kafamızı yoruyor?...

Bu sorulardan milyon tane sayabiliriz. Peki, nedir bugüvensizlik!... Madem müslüman güvenilir insandır, hani nerde bumüslümanlar?...


Bu yazımızda, her birimizin kolaylıkla dile dökebileceği bir konuyu ele aldık. Doğruluk, dürüstlük, güvenir müslüman olmak.

Müslüman, özü sözü bir adamdır…” diye, ağzımızı bir açtık mı, mangalda kül bırakmayabiliriz. Ama gelin görün ki mesele hiç de o kadar kolay değil.

Dürüstlüğü anlatmak kolaydır ama yaşamak hiç de öyle değil.

Dürüstolup olmadığımızı ortaya koyabilmek için kendimizi şöyle adamakıllı birhesaba çekmemiz, içimizi ve dışımızı tanıyıp aralarındaki uyumu tespitetmemiz gerekiyor. Daha ilk adımda, kendimizi hangi ölçülerledenetleyebileceğimizi iyi belirlememiz gerekiyor.

Tamam, iyi ve doğru bir insanız da kime göre, neye göre?...

İnsanın, modern popüler kültüre göre kendisini değerlendirmesi; kaçınılmaz olarak, yanlış sonuçlara ulaştıracaktır bizi.

Gençlik yıllarımda, adamın biri; “Benim kimseye zararım yok, içkimi içerim, namaz falan da kılmam ama ben iyi bir müslümanım.”Dediğinde, şeytanın insanın amellerini kendisine nasıl güzelgösterdiğini görmüş ve gözlerim fal taşı gibi açılmıştı. İnsan, ancakbu kadar kendini kandırır, değil mi?...

Peki, sağlam ve şaşmaz ölçüleri nereden bulacağız? Tabiki insan vicdanının yegâne ilacı olan Kur’anı Kerim ve onun tebliğcisiolan Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem)’den…

Kolaycılık yapmıyoruz. Bakınız, hepimiz bunlarıbiliyoruz ama hakkıyla uygulamadığımızın farkında mıyız acaba? Öyleyse,gerçekten kendimizi düzeltmek istiyorsak, yaşadığımız bin birsıkıntıdan çok büyük bir kısmının, sırf dinimizi yaşamadığımızdankaynaklandığını artık anlamamız gerekiyor.

Etrafınıza bir bakın lütfen, gerçekten güvenebileceğiniz kaç tane insan var?...

Peki,şimdi lütfen bir de kendinize bakın!... Sizin güvenilirliğiniz neölçüde ki diğer insanları buna göre değerlendiriyorsunuz?

Ahlaklar birleşik kaplar gibidir. Sizde varsa diğerinede dolar. “Amaan bende olmasa da olur, müşterim dürüst olsun yeter.”Diyebilir misiniz? Siz neyseniz, bir süre sonra çevrenizdekiler desizin gibi olmaya başlar.

Benim güzel dostlarım; söyler misiniz? Vicdan ve nefisölçüm bilimi de diyebileceğimiz, muhteşem bir hazine yanı başımızdadururken, biz niçin güzel ahlakla köşe kapmaca oynuyoruz? Tasavvuf ilmini biz ne zannediyoruz sahi?

İştebudur, bu işleri görmeye yarar. Kendimizi aldatıp aldatmadığımızıgörmeye yarar. Doğru, dürüst insan olma, kul olma sanatını ortayakoyar. İhlâsı ve samimiyeti, iliklerinize kadar yaşamanıza,hissetmenize yarar. Bir hataya düştüğünüzde, onu hemencecik farketmenize yarar. Nefsin arzularını tespit ve kontrol etmeye; iç-dışbütünlüğümüzü oluşturmaya, şahsiyet sahibi olmaya yarar.

Doğruluk misali Efendimiz (sallallahu aleyhi vesellem), bir hadisi şeriflerinde “Doğruluktanayrılmayınız. Doğruluk sizi iyiliğe, o da sizi cennete ulaştırır. Kişi,doğru olur ve daima doğru iş yaparsa Allah katında sıddıklardanyazılır.” Buyruluyor.

Hadisi şerifte‘Sıddıklık’ deniliyor, yani peygamberlerden sonra, insanoğlununyükselebileceğin en son makam! Buradan da bizden istenenin gerçektenzor bir görev olduğu anlaşılmıyor mu?

Ne var ki bu işin bir orta yolu yok. Ya iyisiniz veCennet’i hak edersiniz; ya da -Allah muhafaza- kötüsünüz ve Cehennem’iboylarsınız. Dolayısıyla, sınava girmiş öğrenciler gibi‘yapabileceğimizin en iyisi’ni yapmak için gayret göstermemizgerekiyor. “Bana şu kadar dindarlık yeter” diye bir ölçümüz yok yani.

Biz bir ‘sıddık’ olmayı hedef alalım da gücümüz neye yeterse, ne kadar yapabilirsek, neticede onu elde edeceğiz. “Takdirden öte yol yok.” Demişler.

Fakat“Bana bu kadar kulluk yeter” deyip en alt dereceyi hedef alırsak, sonrabir de bakarız ki onu da tutturamamışız! O zaman nice olur halimiz!...

Her devrin, her dönemin bir ‘yükselen değerler’ivardır. Bu zamanda neler yükselmekte; Her ne pahasına olursa olsun (!),gücü ve maddeyi ele geçirmek!... Yani dünya sevgisi.

Eskiye nazaran, dindarların sayısı toplumumuzda da dünyada da arttı ama Müslümanlık ‘kalite’mizde çok ciddi bir düşüş var, eski dönemlere nazaran.

Demekki tez elden bizim dindarlık ölçülerimizi gözden geçirmemiz gerekiyor.Âcizane gözlemlerimize göre; ‘kimlik Müslümanlığı’ndan, ‘ibadetMüslümanlığı’na geçtik sayılır. Fakat hakiki dindarlığa ulaşmak içindaha çok yol almamız gerekiyor galiba…

Dürüstlük, erdemlilik; bugünkü insana adeta fazlalıkolarak görülen, ‘lüks kavramlar’ haline geldi. Kimsenin bunları nearadığı var, ne sorduğu!

Kendisinde aramıyor ki başkasından da sorsun!

Eskiler der ki; “Marifet iltifata tabidir; iltifatsız marifet zayidir.”Bir şeyin değerini biraz da gördüğü ilgi belirler. Arz talep meselesiyani. Aranmayan, sorulmayan bir dürüstlüğü, bir güvenilir insan olmayıkim ne yapsın?

İdeal bu olunca da dürüstlük falan çok lüks kalıyor tabi.
Dürüstlüğe talipli olmak ise zor zanaat. Nefsin arzularına tabi olmak ise çok kolay.

Busöylediklerimizi, bundan 20 sene önce ortalama bir müslümanasöyleseydiniz; “Olur mu öyle şey canım!” der, tepkisini manevideğerlerimizi savunarak gösterirdi. Oysa şimdi…

Oysa şimdi; takva bir hayat için kırk takla atanmüslümanlar bile -maalesef- çıkarları söz konusu olduğunda, bırakıntakvayı, fetvanın bile gözünü oyuyorlar.

Manevi değerlerimizle ilgili hassasiyetlerimiz o kadar aşındı ki artık kendimizi tanımakta güçlük çekiyoruz. Çekmeliyiz de!...

Bu hamur çok su götürür, hepimiz kendimize bakalım, vesselam.
   

Süleyman KARAKAŞ
    karakassuleyman@gmail.com   

www.ilahiyathaber.com   
Logged
İbni Kayyım Cevziyye
Pasif Üye

Offline Offline

Mesaj Sayısı: 38



« Yanıtla #1 : 05 Ekim 2009, 17:14:46 »


Alıntı  Merhaba Dostlar;
Eşler neden birbirine giriyor? Oğlumuz neden sözümüzü dinlemiyor?Çalıştırdığımız işçiye neden güvenemiyoruz? Mal alırken aldatılmakkorkusu niçin bu kadar çok kafamızı yoruyor?...

Bu sorulardan milyon tane sayabiliriz. Peki, nedir bugüvensizlik!... Madem müslüman güvenilir insandır, hani nerde bumüslümanlar?...

 
 
 
Bahsettiğiniz sorulardan milyon adet sayamazsanız, sizde güvenilirsiz olmazmısınız?
Logged

bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. toprak uğrunda ölen varsa vatandır
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Tasavvuf  |  Yazılar  |  DÜRÜSTLÜK ZOR ZANAAT « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: