Çöle İnen Nur - N.F. Kısakürek
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
23 Mayıs 2012, 12:05:05
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Peygamberimiz (sav) ve Ashabı Kiram  |  Yazılar  |  Çöle İnen Nur - N.F. Kısakürek 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Çöle İnen Nur - N.F. Kısakürek  (Okunma Sayısı 1023 defa)
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« : 23 Temmuz 2009, 10:26:34 »

Çöle İnen Nur - başlangıç.

Sofra... Etrafında Allah Resullerinin dizildiği sofra... Ve bu sofrada başköşe... Sen!

İnsanın hakikati... Sır... Kâinatın en çetin sırrı... Bir de misilsiz insan ki, onun hakikatinde, mahlûk, artık, son haddine ulaşır. Onun hakikatinde, mahlûk tükenir. O da sen?...

Yaradan... Ve onun en güzel eseri... Zâtiyle tek olan Yaratıcı'nın, koskoca insan ehramında ve en

yüksek noktada halkettiği insan... Sen! Evet, sen!

Senin bana inandırdığın ve seni bana inandıran Allah, öz dilinle hitap etmiş sana ve demiş ki:

«SEN OLMASAYDIN, SEN OLMASAYDIN,

ÂLEMLERİ YARATMAZDIM!»

Sana, işte bu Allah kelâmının sonsuz kılavuzluğu içinde inanıyorum!

Sana inanmış, inanmakta ve inanacak olanlar, deniz kıyılarında kum misali... Ben de bu hudutsuz

yığında bir kum tanesiyim.

Sana inanan herkes, göz alabildiğine geniş bir sed üzerinden eşsiz bir manzara seyreder gibi, seni,

oldukları yerden, yerlerinin görmek ve bilmekte verdiği imkânların gözlüğünden seyrediyor. Bense

Allah'a hamdediyorum ki, o kum tanesine, uzun zaman çilesini çektiğim bir takım idrâk

mahremiyetlerinin «Yakın»a açılmış yakıcı penceresinden gösterdi.

Keşke sahiden, ipek topuğunu bir kere öpebilmiş bir kum tanesi olsaydım!..

Evet...

Ben seni Allah'ın yalnız habercisi ve ana yola çağırdı Resulü olarak değil; boşluğu ve yıldızları,

zamanı ve mekânı, mesafeleri ve istikametleri, canlı ve cansız, maddeleri ve maddesiz her şeyiyle

bütün kâinatın bu en güzel eser etrafında halkalanması ve onun yüzü suyu hürmetine yaratılmış

olması için yarattığına inanıyorum!
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ayseakkaya
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 50



« Yanıtla #1 : 23 Temmuz 2009, 10:36:26 »

Allah razı olsun, çok faydalı bir paylaşım maşaallah...
Logged
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #2 : 24 Temmuz 2009, 10:58:01 »

Sen; var oluşunun şerefine, Allah'ın topyekûn varlığı hediye ettiği ilk ve son Varlık Nuru!

İnanmak dedim de hatırıma geldi: Bu ne zor ve ne  kolay iÅŸ! Kim inanır ve kim inanmaz?

Tebeşirle kondurulmuş bir nokta kadar basit ve sefil bir köylü inanır.

Yük altında iki büklüm, akşama kadar solumaktan başka bir hayatiyeti olmayan bir hamal inanır.

Yahut...

Eline aldığı her lokma ekmeği, zikir ve tesbihini dinlemeden ağzına almayan o «Şeyh-i Ekber»

inanır
ki, müceret riyaziye cehdini, Âdem Baba'dan kıyamet gününe kadar gelecek bütün

insanların yüzlerini çizmeyedek götürmüştür.

Beyninin her atomu bir güneş kadar ışıklı o «İmam-ı Rabbani» inanır ki, Allah'ı bulmaya doğru her

atılışında gizli bir put diken aklın türettiği putlar ormanını, yine akıl baltasiyle devirmiş, böylece

yine aklın atabileceği en uzun adımı atmış ve baltasının parlak yüzüne, dünyanın en güzel sözü olan

«Allah ötelerin ötesi; ötelerin ötesinden de ötesi, ondan da ötesi, her ötenin ötesi...» düsturunu

yazmıştır.

Kerametler Sarayı'nın haşmetlisi o «Şah-ı Nakşibend» inanır ki, akşam üstü, at sırtında bir ovayı

geçerken, yanındaki müridi korkmasın diye güneşi sımsıkı ufka bağlamış, batmasına izin vermemiş

ve dehşetle titreyen müridine :

— Bunlar tarikatın oyunlarıdır; gaye bu değil!

Karşılığından fazla ipucu göstermemiştir.

Ve nihayet sen inanırsın...
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #3 : 25 Temmuz 2009, 12:27:02 »

Sen, mukaddes hedef; Haktan gelen aşkın hedefi!..

Sen, en ileri rütbe; Allah'ın Sevgilisi olmak mertebesi!..

Sen, en güzel insan; güzeller güzeli insanoğlunun en güzeli!..

Güzelliğinin büyüsüne mıhlanmak, sonra hummalılar gibi hep onu sayıklamak dururken, mukaddes

mevzuuna bâzı dâvalarımı ve öfkelerimi kattığım için beni hoşgör!.. Ben bir şâirim...

San'ata, yalnız Allah'ı aramak, onun mahrem ülkesi meçhuller eleminin karanlıkları içinde

rüyalardan daha zengin fener alayları tertiplemek ve eşyanın takındığı duvakları birer birer

kaldırmak gayesini biçtiğim gün, sanki boynumda «Mutlak hakikatten bir kement sezer gibi

oldum. Bu kement beni çekti ve senin önünde durdurdu: — Kapı burasıdır; başka her kapı kapalı!

Vaktâ ki, bu böyle oldu, sen benim herşeyim oldun. Ey, bütün mucizeleri içinde en hayran

olduğum mucizesi diye, ömründe bir defa bile kahkahayla gülmemiş olmasını gösterebileceğim

mahzun Peygamber!..

Ey, Allahın, Kur'ânda hâs ismiyle ve nida edatiy'e bir kerecik bile hitap etmediği haya ve edeb

kaynağı!..

Ey, Allah kelâmına mecra bir çift kudsî dudağın sahibi!..

Dedim ki, ben bir san'atkârım... Ve ne tarih yazmak, ne arz tabakalarını mikroskop altında

incelemek, ne de dört taÅŸ duvar arasmda istif edilmiÅŸ ve son yaldızcısı toz  toprak olmuÅŸ kitaplara

bekçilik etmek, benim vazifem...

Böyleyken, hayatını yazmayı murad edindim. Hayatını...
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #4 : 26 Temmuz 2009, 18:33:26 »

İzin ver; onu bir kere de ben anlatayım! İzin ver; herkesin, boyuna göre açıldığı bu ufuksuz

denizde, sana yaklaşabilmek değil, fakat kıyılardan, gerilerden yâni kendimden uzaklaşabilmek

mânasına bir kere de ben gücümü deneyeyim! Öyle ki, sahili kaybetsem, artık gerilere dönemesem

ve sende boğulsam, işte o zaman aradığım hayatın eşiğine ayak basmış olurum.

Niçin hayatını yazmak?..

1400 senelik bir emeğe yeni bir omuz vermek, güçlü güçsüz ve elverişli elverişsiz, pek çok insanın

her fırsat doğuşunda yaptığı bir işi, bir kere daha yapmak; kısacası tekrarlamak, sadece tekrarlamak

için mi?

Nasıl olur?

Tekrarlamak...

Tekrarlamak, bir şeyi tam mânâsiyle malûma irca ettikten, çepeçevre sardıktan ve kavradıktan, yâni

posalaştırdıktan ve cevhersizleştirdikten sonra ele almak demekse, sen, hiçbir surette

tekrarlanmazsın.

Yine tekrarlamak, denizin en derin noktasında boyuna göre sulara gömülen bir veya bin ölçü

şeridinin, her defa beraber veya ayrı ayrı gösterdiği mikyas, yâni bir veya bin kişinin her defa

beraber veya ayrı ayrı belirttiği duyuş ve anlayış seviyesi demekse, onlar seni değil, kendilerini

tekrarlamış olurlar.


Ve yine tekrarlamak, hiçbir sırrına erişilmiyeceğinden başka şuurumuz olmayan namütenahi derin

ve girift bir hâdisenin, sadece vecd ve aşk aynasında, durmadan, üst üste aksettirdiği pırıltıları

toplamak,
yâni gerçek san'ata gerçek mevzuunu vermek demekse, seni tekrarlamaktan büyük vazife

olmaz ve ona tekrarlamak denmez.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #5 : 27 Temmuz 2009, 10:05:52 »

Ey, dışından görüldüğü kadar görünen vücut, ve ey, içinde gizliliği bile gizleyen ruh!..

Hayatının dış çizgiler! senin, binbir kere, binbir kimse tarafından hendeseleştirilmiş ve hiçbir

noktası eksik bırakılmamış, harikulade bir petektir. Şekillerin en intizamlısı, çizgi terkiplerinin en

kemâllisine düğümleyen bir petek...

İşte ben, olanca ruhumun, ruhumdaki olanca şiir cevherinin, bu cevherdeki olanca aşk ve hassasiyet

özünün balını, bu peteğin hücrelerine dökmek, hücrelerin çerçevelediği esrar mahfazalarında eriyip

kaybolmak ve mukaddeslerin mukaddesi mevzuunda kendi teessüriyetimi bütün derecelerin üstüne

çıkarmak dâvasındayım.

Demek ki, ben, aşmak istediğim sınırla, huzurunda, hem istiklâlin ne kadar gülünç, kör benliğin ne

kadar sefil,
dış mantık ve müşahedenin ne kadar aptal hâle geldiğini gösteren bir teslimiyet

meydanı açmak istiyorum!


Bu meydanda, bakalım kim en çok ve en güzel kendi kendinden geçebildi?

İşte sınır, işte at, işte meydan!..
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #6 : 29 Temmuz 2009, 09:47:34 »

Ben, senin esirinim! Ve benim için hürriyetin son kemâl haddi, hakikate esarettir.

İnsan olarak, hürriyetini bulmak isteyen, hakikate esir olsun! Ve sen, benim için bizzat hakikatsin!

Ve onların istiklâli, boyunduruk altında, istediği gibi kuyruk sallayan, çifte atan ve dilediği yeri

pisleyen hayvanların istiklâlidir!

Nihayet, varılmaz olan sana, en çok yaklaşmanın, görülmez olan seni en aydınlık görmenin biricik

usûlü, şu noktada toplanıyor:

Tepeden inme aşk yıldırımları altında büsbütün mefluç, büsbütün kör hâle gelmek ve ondan sonra

her vücut zerresine bir çift kanat ve bir çift göz hediye eden bir hafiflik ve kolaylıkla uçmak ve

görmek..

Aklın son kertesini temsil eden melek «Sidre-tül-Mün-teha»da sana demedi mi:

— Bana buradan ileriye yol yoktur! Geçersem yanarım!

— Ya buradan ileriye nasıl geçilir?

— Aşkla!..


Ve sen uçtun ve ilâhî visalin en mahrem bucağına ulaştın.

Senin, ulaşılmaz olan Allah'a, yine onun izniyle ulaşmandaki usûlledir ki, biz sana, ulaşılmaz olan

sana, ulaşmaya çabalayabiliriz. Sana yaklaşmanın biricik şartı, bu!..

Sana imansız akılla sokulmak isteyenler, daha kapının eşiğine ayak atmadan yanarlar. Hep

yandılar!.

Sadece aşk ve imân rivayet ederek, yine akıldan başka bir vasıta bulamayanlar da, kabalaşırlar. Hep

kabalaştılar

Mevzuundaki kudsiyet ve namütenahi inceliğe lâyık olmanın çilesini çekmeyenler de çirkinleşirler.

Hep çirkinleştiler!.

Bense, kapında aşkla yanmış ve daha çok yanmaktan gayrı muradı kalmamış, senin inceliğin ve

güzelliğin karşısında, kendi kabalığımı ve çirkinliğimi görmüş, azad kabul etmez esirinim!.

Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #7 : 30 Temmuz 2009, 17:43:52 »

Hamdolsun, öbür türlü çirkinleşmek ve kabalaşmak ihtimaline, senden gelen ve her şeyi temizleyen

aşk ateşi sayesinde uzağım!.

Bu kadar...

Bütün kâinat ve bütün varlığın ana mevzuu olan mevzuunda, insanlığa düşen borç ve usûl, bu

kadar..

Herkes, borçların en ulvîsine ve usûllerin en san'atlısına götüren bu yolda, huzurunda sadece en

fazla yanıp kül olmak noktasından birbirine meydan okuyabilir ve bu meydan okuyuştan sonra, o

meydandan, hattâ mağlûp olmaktan büyük zafer olamaz!.

Bu meydanda zafer ihtimali de bu kadar..

Senin, herkesçe bilinen ve bildirilen dış hayat çizgilerini, ruhumun menşurundan toplayacağım... O

menşur içindeki tefsir ve teessür kuruntularını, küçük elmas zerreleri hâlinde donduracağım...

Sonra o esrarlı taşlan mendil üstüne serip üzerlerine abanacağım, tılsımına bağlanıp kalacağım ve

anlatacağım, anlatacağım..

Ben bunu yapmaya, çalışacağım!..

15
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #8 : 31 Temmuz 2009, 10:01:06 »

Sen, sen, sen; eskimeyen biricik yeni ve solmayan biricik renk!

Senin zâtındaki aslî sonsuzluk ve hudutsuzluğa, bir de bu, herkese kendi hassasiyet ve teessüriyet

istidadına göre tecelli edecek sonsuzluk ve hudutsuzluk binince, insanın en aşılmaz sınırlar içinde

yine bir sınır aşmak istemesinden daha ulvî bir belâ olabilir mi?..

Ben bu belâya fedayım!..

Senin, insanı kül eden nurunun karşısında her ân birbirinden yeni ve ileri olarak tecelli etmesi

gereken, sadece san'atkârdır, san'at ruhuna mâlik fikir adamı...

San'atkâr ki, seslerin ipekten vücudunu meshederek ve renklerin ateşten nabzını sayarak, büyük sır

kapısının önünde haber soruşturanların en çilekeşidir; ancak seni bulduğu zaman; memuriyetini

bulmuş ve yaradılışının hikmetine ermiş olur...

Sen; verâlann verâsının verâsısın, verâ ihtimalini bile çıldırtıcı nihaî verâsındaki sır hazinesi

anahtannı taşıyan en büyük esrar çözücüsü!..


Senin esrar âlemin içinde kendisini büsbütün kaybetmekten, yâni en büyük san'atkârlığın ne demek

olduğunu göstermekten başka gayesi olmayan bu san'at çilekeşinin duasını kabul etmesi için, sana

«Sevgilim!» diyen Allah'a yalvar!..


16
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #9 : 01 AÄŸustos 2009, 14:37:44 »

Sen; Allah'ın iradesiyle, bütün insanlığın şefaat tacını taşıyan ve kabul edenleri ve etmeyenleri bir
arada, bütün beşeriyet, ümmet topluluğu tahtında oturan!..
Senden şefaat dilenen bîçareler arasında en sefil dilenci, Abdülbaki Fazıl oğlu Ahmet Necib'e

En Evvel ve En Üstün

EVVEL
Nereden başlıyalım? Zamanın hangi ucundan ve mekânın hanngi köşesinden?..
•
Allah'ın, bütün zaman ve mekânı kuşatmak üzere yarattığı Gaye - İnsan ve Ufuk - Peygamber,
elbette bizzat başlangıcın, kâinat başlangıcının başı...
• Soralım:
— Söyle, ey sahabî (Aryâd bin-i Sâriye), Resul sana ne dedi?
— Dedi ki: «Ben Allah'ın indinde son peygamberim... Hem de Âdem'in balçığı yeryüzüne
uzatılmış yatarken ve henüz cismine ruh üflenmemişken...»
•
Ebu Hüreyre:
Sahabileri, Allah Resûlü'ne, ne vakit Peygamber olduğunu sordular. Buyruldu:
— Âdem, ruh ile cesed arasındayken...
*
Abdullah bin-i Ömer: «Allah'ın Resulü buyurdular:
— Allah, yerleri ve gökleri yaratmadan, Arş sular üzerindeyken, gelecek insanları yazdı. Ana
kitapta yazılı şeylerin başı: Muhammed, nebilerin sonuncusu ve tamamlayıcısı..»

Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #10 : 02 AÄŸustos 2009, 13:08:49 »

Akıl, bu zaman ve mekân dışı tecelliye, başını eğip teslim olur mu? Mutlaka karıştırmak,

kurcalamak, adi kıymet mantığından bir te'vil koparmak ister.

İmam-ı Gazali gibi, akılla aklı mat etmiş, aklı yırtacak kadar germiş ve genişletmiş bir idrâk bile,

bu noktada böyle bir te'vil peşinde:

«— Bütün zaman ve mekânın Peygamberi, zaman ölçüsüyle sonuncuyken, O'nun her şeyden ve

herkesten evvel nebilikle sıfatlandırılmış olması, takdir bakımındandır; icab bakımından değil...

Zira kimse dünyaya gelmedikçe mahlûk ve mevcut olmaz. Böyleyken, O, Allah'ın takdirinde bütün

peygamberlerin başı, vücuttaysa sonudur. Nasıl ki, bir saray bina etmek isteyen mimar, yapıyı daha

evvel kafasında çizgilendirir ve sonra onu dilediği vakit dış âleme ve maddeye aksettirir. Allah'ın

sevgilisine ait nebilik kıdemi de böyledir ve takdir yönündendir.»

Bütün tenzihciliği içinde bu görüş, aklın yine en ileri kavrayışı değil... Üstelik İmam-ı Gazalî

çapında bir büyüğün, yine akılla erdiği merhalelerden çok geri...

Bu inceliği Şeyh Takiyüddin (Sebekî) hemen seziyor

ve:

«— Hayır, hayır, diyor; Allah'ın takdirinde kadîm (evvel) olmanın yalnız en büyük Resûl'e has bir

tarafı yoktur. Allah'ın ilmi her şeyi sarar ve bu noktadan her şey takdirde ezelîdir. Böyle olunca.

Peygamberimizin ezelden nebilikle sıfatlandırılmış olmasında mutlaka başkalarında olmayan bir

imtiyaz ve üstünlük bulunmak icab eder. Doğrusu şu olabilir ki, ruhları cisimlerden evvel yaratan

Allah, Peygamberimizin mübarek cisimleri yaratılmadan. muazzez ruhlarına nebilîk vermiş olsun... Heyhat ki. haki-Kaün sırlarına ermedikçe kısır aklımızamecal yoktur. Onu ancak Yaradan bilir ve Yaradan'ın kalblerine nur verdiği büyükler...»
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #11 : 04 AÄŸustos 2009, 11:56:19 »

Aklı tükettim. Gördüm ki, büyük sırrı kavramaya. Peygambere ruh feyzine sığınmaktan, onun

içinde erimekten ve teslim olmaktan başka çare yok... Öyle yaptım ve kurtuldum.»


Akıl, ancak sırları fazla kurcalamamak, mıncıklamamak, örselememek, gizlinin ve kendisinin

hududunu tanımak hikmetine erince akıl...

Haz alır almaz her tarafından dumanlar ve kıvılcımla? fışkıran âciz mantık ve oyuncak hesap

makinesini zorlamaya ne lüzum var? Adet üstü adet yok, onun toplam hanelerinde..

Sadece bedahet duygusu, his idrâki ve tek cümle:

O, Gaye - İnsan ve Ufuk - Peygamber, dairenin başladığı ve bittiği nokta gibi, kul ve resul plânında

hem evvellerin evveli, hem de sonların sonu...

O, budur!

Mürşidim ve kurtarıcım Esseyyid Abdülhakim (Arvâsi) Hazretleri:

«— Hiç yemeğin tadı, tuzu, tek kelimeyle lezzeti, çatal ve bıçakla aranıp bulunabilir, kesilip ayıklanabilir mi? Ancak zevkle, zevk anlayışıyle bulunur.»

Evet, akıl, lezzeti çatal ve bıçakla yakalamaya çalışmanın âleti...
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #12 : 06 AÄŸustos 2009, 18:16:54 »

Kur'ânın bir âyetindeki işaretten çıkan kıssa: «Allah, Resulünün nuruna, öbür peygamberlerin

nurlarına nazar etmesini emretti. Ve Son Peygamber'in nuru. öbür peygamberlerin nurlarını kuşattı,

öbür peygamberlerin nurları sordu:

— Yârabbi... Nuru bizi kuşatan kimdir?

— Sevgilimdir! O'nun nuru! O'na iman ederseniz peygamber olursunuz.

Cevap verdiler:

— O'na ve Peygamberliğine iman ettik! Allah sordu:

— Ahdinize şahit olayım mı?

— Ol, dediler; şahit ol ey Rab!»

•

Kâab'ül-Ahbâr:

«Henüz Âdem Peygamber'den ne nam, ne nişan... Allah, Sevgilisini belirtmeği murad etti ve

Cebrail'e emir verdi:

— Arzın kalbi ve nuru olan topraktan al ve getir!

Cebrail, yükseklikler makamı ve Yüksek Cennet melekleriyle yeryüzüne indi. Allah Sevgilisinin

kabri olan yerden bir avuç toprak aldı. Toprağı cennet ırmaklarında yoğurdu. Toprak beyaz inci

gibi ağardı ve ışık saçmaya başladı. Melekler bu toprağı yerlerde ve göklerde gezdirdiler ve Allah

Resulünün üstünlüğünü anladılar.»
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
önder
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 59


« Yanıtla #13 : 08 AÄŸustos 2009, 15:12:53 »

Allah razı olsun kardeşim.. okudukça düşündük düşündükçe okuduk ve anladık ne güzel yol bizimki bu yolda hep beraber yürümeyi nasip etsin Allah Teala...
Selametle...
Logged
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Peygamberimiz (sav) ve Ashabı Kiram  |  Yazılar  |  Çöle İnen Nur - N.F. Kısakürek « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: