|
ece
Ziyaretçi
|
 |
« : 06 Mayıs 2008, 18:33:47 » |
|
Eshâb-ı kiramın üstünlüklerini bildiren âyet-i kerîme ve hadîs-i ÅŸerifler pek çoktur. Sûre-i Tevbede buyuruyor ki: (Mekke-i miikerreme ehâlisin-den olup, Medîne-i münevvereye hicret eden Sahâbe-i kiramdan ve iyilikte onların izinde gidenlerden Allahü teâlâ razıdır. Onlar da, Allahü teâlâdan razıdırlar. Allahü teâlâ onlara Cennetler hazırlamıştır). Sûre-i Enfâlde, Allahü teâlâ, sevgili Peygamberine "sallal-lahü aleyhi ve sellem" diyor ki; (Sana Allahü teâlâ yetiÅŸir ve sana tâbi olan mü'minler yetiÅŸir). O zaman Sahâbe-i kiram pek az idi. Fakat, Allahü teâlâ yanında dereceleri yüksek olduÄŸundan, dîni dünyâya yaymakta sana yetiÅŸirler buyuruldu. Mir'ât-i kâinat kitabının (326.) sâhîfesinde, Eshâb-ı kira­mın büyüklüğünü, derecelerinin yüksekliÄŸini bildiren hadîs-i ÅŸeriflerden ÅŸunlar yazılıdır. 1— (Eshabımın hiçbirine dil uzatmayınız. Onların şânlarına yakışmayan birÅŸey söylemeyiniz. Nefsim elinde olan Allahü teâ-lâya yemin ederim ki, sizin biriniz Uhud dağı kadar altun sadaka verse, esbabımdan birinin bir müd arpası kadar sevâb alamaz.) 2— (Esbabımın herbiri gökdeki yıldızlar gibidir. Herhangi­sine uyarsanız, Allahü teâlânın sevgisine kavuÅŸursunuz.) 3— (Esbabıma dil uzatmakda Allahü teâlâdan korkunuz. Benden sonra, onları kötü niyetlerinize hedef tutmayınız. Nefsi­nize uyup kin baÄŸlamayınız. Onları sevenler beni sevdikleri için severler. Onları sevmiyenler beni sevmedikleri için sevmezler. Onlara el ile, dil ile eziyet edenler, gücendirenler, Allahü teâlâya eziyyet etmiÅŸ olurlar ki, bunun da muâhazesi, ibret cezası gecik­mez, verilir.) 4— (Zamanlar, asırlar ehâlisinin en hayırlısı, en iyisi benim asrımın ehâlîsidir. "Ya'nî Sahâbe-i kiramın hepsidir." Ondan sonra ikinci asrın, ondan sonra üçüncü asrın müminleridir.) 5— (Beni gören veya beni görenleri gören bir Müslümanı Cehennem ateÅŸi yakmaz). Yine Mirât-i kâinatın (327) sahifesinde buyuruyor ki: Akâid kitâblarının hepsinde şöyle yazılıdır. Eshâb-ı kiramın hepsini büyük bilmek, hepsine hüsn-i zan etmek, hepsinin sâlih ve âdil olduÄŸuna inanmak, hiç birine dil uzatmamak, düşman­lık etmemek ve bir kısmını sevdiÄŸi için ötekileri fena bilmemek, kat'i deliller ile bütün müslümânlara vâcibdir. Savâ'ikul-muhrika kitabındaki hadîs-i ÅŸeriflerde buyurulu-yor ki: 6— (Allahü teâlâ, beni insanların en asilzadesi olan KureyÅŸ kabilesinden secdi ve bana insanlar arasından en iyileri arkadaÅŸ, sâhib olarak ayırdı. Bunlardan birkaçını bana vezirler olarak ve dîn-i islâmı, insanlara bildirmekde, yardımcı olarak seçdi. Bunlar­dan, ba'zılarını da, eshâr olarak ya'ni zevce tarafından akraba olarak ayırdı. Bunları seb edenlere, iftira edenlere, söğenlere, Allahü teâlâ-nın ve bütün meleklerin ve insanların laneti olsun! Allahü teâlâ, kıyamet günü, bunların farzlarını ve sünnetlerini kabul etmez). 7— Yine aynı kitâbda: (Esbabımın ve akrabamın ve bana yardım eden, gösterdiÄŸim yolda gidenlerin sevgisinde benim hakkımı koruyunuz! Onları sev­mek suretiyle benim Peygamberlik hakkımı koruyanları Allahü teâlâ, dünyâda ve âhıretde belâlardan, zararlardan korur. Benim peygamberlik hakkımı düşünmiyerek, onları incitenleri Allahü teâlâ sevmez. AHahü teâlânın sevmediÄŸi kimselere azâb etmesi yakındır). Mevâhib-i ledünniyyede: 8— (Esbabımın ismini iÅŸitince, susunuz! Şânlarına yakışmıyan sözleri söylemeyiniz). Eshâb-ı kiramın "radıyallahü anhüm" şânlarına lâyık olmı-yan sözleri söylemek, müslümânlara yakışmaz. Onların muha­rebeleri kötü sebeblerle, aÅŸağı düşüncelerle deÄŸildi. Onların ruhları ve nefsleri, insanların en iyisinin ve yükseÄŸinin (sallallahü aleyhi vesellem) huzurunda bulunarak, derslerini ve nasîhatla-nnı dinliyerek temizlenmiÅŸ, nûrlanmış, kalblerinde kin ve geçimsizlik kalmamıştı. Her biri ictihâd makamına yükselmiÅŸ olduÄŸundan, kendi ictihadlarına uygun hareket etmeleri vâcib idi. Ba'zı iÅŸlerde ictihâdları ayrılınca birbirlerine uymayıp, kendi ictihâdlarına uymaları doÄŸru yol idi. Onların birbirlerine uyma­maları da, uymaları gibi, hak üzere idi. Nefsin arzusu deÄŸildi. İmâm-ı Celâleddîn-i Süyûtî (Cami 'ussagîr) kitabında ÅŸu hadîs-i ÅŸerifleri bildiriyor: 9— (Esbabımdan, bundan sonra çıkacak hataları, Allahü teâlâ afv edecektir. Çünkü, onların dîn-i İslama hizmetini kimse yapmamışdır). 10— (Herkese ÅŸefâ'at edeceÄŸim. Fakat, esbabıma dil uzatan­lara, onları kötüliyenlere, hiç ÅŸefâ'at etmem).
|