5 Akçelik Kumaşın Sırrı
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
09 Eylül 2010, 01:24:23
11605 Mesaj 2461 Konu Gönderen: 1753 Üye
Son üye: badimcan
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İslam Tarihi  |  Yazılar  |  5 Akçelik Kumaşın Sırrı 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: 5 Akçelik Kumaşın Sırrı  (Okunma Sayısı 2593 defa)
Semavi
Administrator
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 962


Kimine göre forum, bize göre bir aile


WWW
« : 12 Ocak 2010, 08:39:55 »

Kendi halinde bir tüccardı. Bir gün kumaşları gemiye yükledi. Endonezya'ya gitti, oraya yerleşti. İşini orada devam ettirdi. Kumaşları kaliteliydi. Tam da halkın aradığı cinstendi. Kendisi de kanaat sahibi bir insandı. Kazancı az olsun, temiz olsun düşüncesindeydi. Bir gün geç geldi iş yerine. Eleman iyi bir kâr elde etmişti sattığı mallardan. Merak etti, sordu:
- Hangi kumaştan sattın?
-Åžu kumaÅŸtan efendim.
-Metresini kaça verdin?
-On akçeye.
-Nasıl olur?" diye hayret etti,
-Beş akçelik kumaşı on akçeye nasıl satarsın? Bize hakkı geçmiş adamcağızın. Görsen tanır mısın onu?
Eleman gitti, müşteriyi buldu, getirdi. Dükkan sahibi müşteriyi karşısında görür görmez, helâllik istedi ve fazla parayı müşteriye uzattı. Müşteri şaşırmıştı. Böyle bir durumla ilk defa karşılaşıyordu.
-Ne demekti hakkını helâl et?
Olay kısa sürede dilden dile dolaştı. Çok geçmeden kralın kulağına kadar vardı. Sonunda kral kumaş tüccarını saraya çağırdı. Kral sordu:
-Sizin yaptığınız bu davranışı daha önce biz ne duyduk, ne de gördük. Bunun aslı nedir?
-Ben, dedi tüccar, bir Müslüman'ım. İslâm dini böyle emreder. Müşterinin bana hakkı geçmişti. Dolayısıyla kazancıma haram girmişti. Ben sadece bir yanlışı düzelttim.
Kral,
-İslâm nedir, Müslümanlık nedir? gibi peş peşe sorular sordu. Birer birer sorularını cevapladı. Kral ilk defa duyuyordu böyle bir dinin varlığını.
Fazla zaman geçirmeden İslâm'ı kabul etti. Daha sonra kısa süre içinde de halk Müslüman oldu.
250 milyonluk nüfusa sahip olan bugünkü Endonezya'nın Müslümanlığı kabul etmesindeki sır sadece beş akçelik kumaştı.

Yapılan tek şey vardı sadece: İnandığı gibi yaşamak, sahip olduğu güzellikleri çevresiyle paylaşmaktı. Efendimizin müjdesi herkese açık: "Doğru ve güvenilir tüccar, kıyamet gününde peygamberler, sıddıklar (doğrular) ve şehitlerle beraberdir."

Yani, asıl etkili olan söz dili değil, hal diliydi. Konuşmaktan çok yaşamaktı. Anlatmaktan ziyade davranış dilinin devreye girmesiydi.


Allahım! Yaşamımızın hiçbir doneminde, hiçbir işimize yalanı ve haramı dahil etmemize müsade etme ...

Ey affetmeyi seven Rabbim ;
Sil göz yaşlarımı..
Sen teselli et beni, serinlik sun şu bağrıma...
Vardır bunda da bir hayır dedirt bana ...
Hayırlı kederlerimi sen sevdir bana!..
Tıpkı geceye saçılan yıldızlar gibi,
Ömrüme ışık olsun, sıkıntı anlarımda ettiğim dualar..
Hüzünlerde olgunlaştır beni..
Cahilim çok cahilim..
Rabbim ... Rızan yolum , affın sonum olsun ...
Rabbim ... Sen yolum ol! Sen sonum ol! ...
Logged


Huzur(u) bulmak için www.kuranvakti.com
Maneviyatınız için www.maneviyat.com
Gençleriniz için
www.hayatname.com
Çocuklarınz için
www.bizimpark.com
Dosyalar için
www.iyidosya.com  
-------------------------------------
Size göre, size özel, sizin için!..
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  İslam Tarihi  |  Yazılar  |  5 Akçelik Kumaşın Sırrı « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: