Mezhepler Arasındaki Farklılıklar Üzerine. . .
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
11 Şubat 2012, 19:59:16
12196 Mesaj 2632 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Fıkıh, İlmihal  |  Soru-Cevap  |  Mezhepler Arasındaki Farklılıklar Üzerine. . . 0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2]
Gönderen Konu: Mezhepler Arasındaki Farklılıklar Üzerine. . .  (Okunma Sayısı 4912 defa)
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #15 : 08 Aralık 2009, 00:28:12 »


Kısaca bazı rivayetleri olduğu gibi aktarıyorum. En başta efendimizin birisine namaz tarifi, daha sonra sahabe neslinin nakilleri var. En sona konudan tamamen bağımsız bir hadisi koydum ve bence mutlaka okunması gereken bir hadis.

(2658)- Rifâa İbnu Râfi' (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Biz mescidde iken bedevî kılıklı bir adam çıkageldi. Namaza durup, hafif bir şekilde (yani rükunleri, tesbihleri kısa tutarak) namaz kıldı. Sonra namazı tamamlayıp Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'a selam verdi: Efendimiz:
"Üzerine olsun. Ancak git namaz kıl, sen namaz kılmadın!" buyurdu. Adam döndü (tekrar) namaz kılıp geldi, Resûlullah'a selam verdi. Aleyhissalâtu vesselâm selamına mukabele etti ve:
"Dön namaz kıl, zîra sen namaz kılmadın!" dedi. Adam bu şekilde iki veya üç sefer aynı şeyi yaptı, her seferinde Aleyhissalâtu vesselâm:
"Dön namaz kıl, zîra sen namaz kılmadın!" dedi. Halk korktu ve namazı hafif kılan kimsenin namaz kılmamış sayılması herkese pek ağır geldi.
Adam sonuncu sefer:
"Ben bir insanım isabet de ederim, hata da yaparım. Bana (hatamı) göster, doğruyu öğret!" dedi. Aleyhissalâtu vesselâm:
"Tamam. Namaza kalkınca önce Allah'ın sana emrettiği şekilde abdest al. Sonra (ezan okuyarak) şehadet getir. İkâmet getir (namaza dur). Ezberinde Kur'ân varsa oku, yoksa Allah'a hamdet, tekbir getir, tehlîl getir, sonra rükuya git. Rükû halinde itmi'nâna er (âzâların rükûda mûtedil halde bir müddet dursun). Sonra kalk ve kıyam halinde itidâle er, sonra secdeye git ve secde halinde itidale er, sonra otur ve bir müddet oturuş vaziyetinde dur, sonra kalk.
İşte bu söylenenleri yaparsan namazını mükemmel (kılmış olursun). (Bundan bir şey) eksik bırakırsan namazını eksilttin demektir."
Râvi der ki: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın bu sonuncu sözü Ashâb'a önceki: (Dön, namaz kıl, zîra sen namaz kılmadın!) sözünden daha kolay (ve rahatlatıcı) oldu. Zîra (bu söze göre), sayılanlardan bir eksiklik yapan kimsenin namazında eksiklik oluyor ve fakat tamamı hebâ olmuyordu."

(2490)- Alkame (rahimehullah) anlatıyor: "Size Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın namazıyla namaz kıldırayım mı?" dedi ve namaz kıldı. Bu namazda ellerini bir kere iftitah tekbiri sırasında kaldırdı, başka kaldırmadı

(2491)- Bir diğer rivayette şöyle demiştir: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) her eğilip doğrulmalarda, kıyâm ve oturmalarda tekbir getirirdi. Hz. Ebû Bekir ve Hz. Ömer (radıyallâhu anhümâ) de aynı şekilde tekbir getirirlerdi."

(2492)- Berâ (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ı iftitah tekbiri alırken gördüm. Ellerini kulaklarına yakın kaldırmıştı. Sonra (namazdan çkıncaya kadar) başka kaldırmadı."

(2505)- Nadr İbnu Kesîr es-Sa'dî anlatıyor: "Abdullah İbnu Tâvus, Mescidü'l-Hayf'da yanıbaşımda namaz kıldı. İlk secdeyi yapıp secdeden başını kaldırdığı zaman ellerini yüzünün hizasına kadar kaldırmıştı. Ben bunu hoş bulmadım ve Vüheyb İbnu Hâlid'e söyledim. Vüheyb ona:
"Sen hiç kimsede görmediğin birşey mi yapıyorsun?" dedi. Ancak Tâvus cevaben:
"Babamın onu yaptığını gördüm. Üstelik babam şunu da söylemişti:
"İbnu Abbâs (radıyallâhu anh) böyle yaptığını gördüm. Üstelik onun: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)  bunu yapıyordu" demiş olmasından başka bir şey de bilmiyorum."

(2585)- Gunder'in bir rivayetinde denir ki: "İbnu'l-Eş'as zamanında Kûfe'ye Mataru'bnu Nâciye (adında biri) galebe çaldı. (İbnu Abbâs'ın oğlu) Ebû Ubeyde İbnu Abdillah'a halk'ın önüne geçip namaz kıldırmasını emretti. Ebû Ubeyde, (namaz kıldırırken) başını rükûdan kaldırdığı zaman ben: "Allahümme Rabbenâ ve leke'lhamdü mil'e'ssemâvât ve mil'e'l-ardı ve mil'e mâ şi'te min şey'in ba'du. Ehle'ssenâi ve'lmecdi, Lâ mâni'a limâ a'tayte ve lâ mu'tiye limâ mena'te. Ve lâ yenfe'u zâ'lceddi minke'lceddü" duâsını okuyuncaya kadar kıyamda dururdu."el-Hakem der ki: "Bunu ben Abdurrahman İbnu Ebî Leylâ'ya zikrettim. Dedi ki: "Berâ İbnul-Âzib (radıyallâhu anh)'i işittim: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın kıldığı namazın rükûsu, secdesi, rükû ve secdeden başını kaldırdığı zamanki ve iki secde arasındaki (fâsılaları) birbirine yakın uzunlukta idi" demişti."

(2483)- İbnu Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) namaza kalktığı zaman, ellerini iki omuzunun hizasına kadar kaldırır sonra tekbir getirirdi. Rükû yapmak isteyince de (ellerini iki omuzu hizasına kaldırmak suretiyle) aynı şeyi yapardı. Rükûdan başını kaldırınca da aynı şeyi yapardı. Ancak bunu, secdeden başını kaldırırken yapmazdı."

(2486)- Muvatta ve Ebû Dâvud'da gelen bir rivayette de şöyle denmiştir: "İbnu Ömer (radıyallâhu anhümâ) namaz için iftitah tekbiri getirince (namaza başlayınca), ellerini iki omuzu hizasına kadar kaldırırdı, rükûdan kalkınca daha aşağı kaldırırdı."

(2506)- Meymûn el-Mekkî, Abdullah İbnu Zübeyr (radıyallâhu anh)'i gördüğünü ve kendilerine namaz kıldırdığını anlatmıştır. Devamla der ki: "Abdullah namazda kıyâm, rükû, secde ve secdeden kıyâma kalkma esnalarında elleriyle işaret yapıyordu (ellerini kaldırıyordu). İbnu Abbâs (radıyallâhu anhümâ)'a gittim. Ve:
"İbnu Zübeyr'i hiç kimsede görmediğim bir tarzda namaz kılıyor gördüm" deyip onun namazda yaptığı işareti anlattım. Bana:
"Eğer Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın namazını görmekten hoşlanırsan, Abdullah İbnu Zübeyr'in namazına uy!" dedi."

(2579)- Sâlim el-Berrâd anlatıyor: "Ebû Mes'ud'a gelerek:
"Bize Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın namazından anlat!" dedik. Hemen önümüzde kalktı, tekbir getirdi. Rükûya varınca ellerinin ayalarını dizlerinin üzerine koydu. Parmaklarını dizinin alt kısmına getirdi. Dirseklerini yan taraflarına uzattı. Bu halde her uzvu hareketsiz sâbit durdu. Sonra semi'allâhu limen hamideh dedi ve her uzvu düz oluncaya kadar doğruldu."

2657)- Ebû Humeyd es-Sâidî (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Kendisi, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın Ashâbından on kişilik bir grupla oturuyor idi. Resûlullah'ın namazını zikrettiler. Bunun üzerine:
"Ben içinizde Aleyhissalâtu vesselâm'ın namazını en iyi bilen kimseyim!" dedi. Yanındakiler:
"Nasıl olur. Allah'a yemin olsun, sen O'na bizden daha çok tâbi olmuş bizden önce onun sohbetine katılmış değilsin!" dediler. O:
"Herşeye rağmen!" deyip (ısrar edince):
"Peki (Efendimizin nasıl namaz kıldığını) arzet görelim" dediler. O da anlattı:
"Aleyhissalâtu vesselâm, namaza kalkınca kollarını omuzları hizasına kadar kaldırırdı. Bütün kemikleri mûtedil şekilde yerlerinde istikrarını bulunca tekbir getirir, sonra kırâatte bulunur, sonra tekrar tekbir getirir, ellerini omuzları hizasına kadar kaldırır, sonra rükûya gider ve el ayalarını dizlerinin üzerine koyar, sonra o durumda mûtedil bir vaziyet alır, başını ne aşağı kırar ne de yukarı kaldırır, sonra başını kaldırıp: "Semi'allâhu limen hamideh (Allah kendisine hamdedeni işitir)!" der, sonra ellerini tekrar omuzlarının hizasına kadar mutedil şekilde kaldırır, sonra: "Allahu ekber!" deyip yere eğilir, ellerini yanlarına açar, sonra başını kaldırır, sol ayağını büker, üzerine oturur, secde edince ayaklarının parmaklarını açar, sonra secde eder, sonra: "Allahu ekber!" der, başını kaldırır, sol ayağını büker, her kemik yerine gelinceye kadar sol ayağının üzerine oturur. Sonra aynı şeyleri diğer (rek'at)de yapardı.
Sonra iki rek'ati (tamamlayıp) kalkınca, iftitah tekbirinde olduğu gibi tekbir getirir, ellerini omuzlarının hizasına kadar kaldırır. Sonra aynı şeyleri namazın geri kalan kısmında da yapardı.
Selam vereceği son rek'atin secdesi olunca sol ayağını (mak'adının altından sağ tarafına) çıkarır ve sol tarafı üzerine yere çökerek otururdu."
(Onun bu açıklamasını dinleyince yanındakiler:) "Doğru söyledin, Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle namaz kılardı!" dediler."

Bu hadisi şerifi konudan tamamen bağımsız olarak, çocuk büyütenlere örnek olsun diye ekliyorum
(2748)- Ebû Katâde (radıyallâhu anh) anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm), kızı Zeyneb'in kerîmesi olan torunu Ümâme'yi omuzunda taşıdığı halde halka namaz kıldırırdı. Secdeye varınca çocuğu (yana) bırakır, kıyâm için doğrulunca tekrar omuzuna alırdı."
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #16 : 08 Aralık 2009, 17:26:52 »

öncelikle bu konu hakkında bilgilendirme yapanlar için çok teşekkür ederim.. çok istifade ettik.. bu konuyu görünce benim de aklıma bir soru geldi etrafımdaki insanlara da sordum kimse bilmiyor.. yeri burası olmayabilir değilse site yöneticileri taşıyabilir.

mesela şafi mezhebindeki biriyle hanefi mezhebindeki biri evlenirse, ne olur;? hanımın eşine uyması mı gerekir? yoksa herkes kendi mezhebine göre mi yaşamalı?  saçma bir soru olabilir Gülümseme  ama cevabını bilen varsa beni bilgilendirirse bahtiyar olurum.. selametle..

Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #17 : 08 Aralık 2009, 20:26:43 »


Gayet güzel olur diyesi geliyor insanın, nolacak hiç bir şey olmaz. Takım tutar gibi mezhebçilik olmazsa. Hanefi fıkhının meşhur imamlarından İmam Muhammed malum İmam Şafii'nin üvey babasıdır.
 
Yalnız acizane tavsiyem, birbirlerinin içtihatlarını biraz araştırıp öğrensinler, birazda dikkatli olsunlar tamam.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
halidi
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 850


hamuş


« Yanıtla #18 : 09 Aralık 2009, 13:31:53 »

Gülümseme çok teşekkür ederim cevabınız için..
Logged

“Madem ki Şam ve Mekke'de senin işinin düğümü açılmadı, o halde bundan sonra Hindistan yolunda sabahtan akşama kadar durmadan yürü.”

Hazreti Pir Zülcenaheyn Mevlana Halid-i Bağdadi kaddesallahu sırrahulaziz
lazyoner
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


100 yıl sonraki halim :)


« Yanıtla #19 : 09 Aralık 2009, 20:02:22 »

Bu rivayetlerde, İmam Şafii'nin yaptığı uygulamaların daha çoğunlukta olduğunu görüyorum.Bu hadislerin referanslarını da yazarsanız sevinirim.
Logged
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #20 : 09 Aralık 2009, 21:26:10 »


Bu hadislerin tamamı Kütüb-ü Sitte'de dir (prf dr ibrahim canan şerhli) hadis numaralarıda zaten metinde var.
 
En son hadis hakkında aslında sizlerden düşünceler bekliyorum. Bizler çocukları büyütürken, namaz kılanın önünden geçme falan diyerek (tamam bir noktada doğru) namazla arasına bir mesafe koymuş olmuyormuyuz. Oysaki hazreti peygamber namaz kılarken bir çocukla ne durumlarda, ona nasıl yakın, ne kadar şefkatli, şahsen ben böyle bir namazın çok daha kabule şayan olduğu düşüncesindeyim.
 
Allah'a (c.c) emanet olunuz.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
lazyoner
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 199


100 yıl sonraki halim :)


« Yanıtla #21 : 09 Aralık 2009, 22:21:43 »


Alıntı sahibi: Kemter
En son hadis hakkında aslında sizlerden düşünceler bekliyorum. Bizler çocukları büyütürken, namaz kılanın önünden geçme falan diyerek (tamam bir noktada doğru) namazla arasına bir mesafe koymuş olmuyormuyuz. Oysaki hazreti peygamber namaz kılarken bir çocukla ne durumlarda, ona nasıl yakın, ne kadar şefkatli, şahsen ben böyle bir namazın çok daha kabule şayan olduğu düşüncesindeyim.


Evet maalesef bu konuda büyüklerimiz çok yanlış yapmaktalar.Mesela ben kendi adıma konuşayım: Bir korku psikolojisi içerisinde namaza alıştırıldım bazen şiddette gördüm buna dayanak olarak babam şu hadisi söylerdi:"Çocuklarınızı yedi yaşında namaza başlatın, on yaşlarına geldiklerinde kılmazlarsa hafifçe tartaklayın."
Bizimkiler maşallah tartaklama olayını muazzam bir şiddete dönüştürüvermişler.Bu hadisin ise ne kadar sahih olup olmadığını bilmiyorum fakat benim hadisten anladığım şudur ki; çocuklarınızı erken yaşta namaza alıştırın eğer ergenliğe ermeye yakın namazlarını kılmıyorlarsa onların gözünü korkutun...
Ama ergenliğe ermiş bir çocuk yahut ergenlik çağından çıkarak on sekiz yaşını doldurmuş ve T.C yurttaşı olmuş bir genç ailesinden "din" adına şiddet görmemeli düşüncesindeyim.Çünkü bu tür aksi davranışlar kişiyi namazdan soğutur, kılacağı varsa da kılmaz.Ben açıkçası ebeveynlerimden çok azar işittim hala da işitiyorum çocukken çok dayak da yemiştim bu yüzden ... Tabii onlarda bizim iyiliğimizi istiyorlar ama uygulama çok yanlış maalesef çok eksik ve hatalı bilgileri var örneğin ana-baba hakkı konusunda hep şu ayeti önümüze getirir dururlar:"ana babaya öf bile deme..." Halbuki ayette şöyle yazar:"Anne ve babanız yanınızda ihtiyarlık çağına erişirse onlara "öf" bile demeyin." Anlatılmak istenen gayet basit çünkü insanlar yaşlandıkları zaman daha çok kırılgan olurlar normal davranışlar bile ters anlayabilirler aynı zamanda çok kırıcı da olabilirler.Allahu Teala bu yüzden onlar ihtiyarlayınca daha dikkatli davranın buyuruyor.Bizimkiler bu tembihi maşallah her yöne çekmişler Daha bunlar şuan aklıma gelenler oysa böyle yanlış çok uygulama var...
Logged
Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #22 : 09 Aralık 2009, 22:28:35 »


eyvallah bunlar toplumsal gerçekler maalesef. bizim ikizler var mesela, bazen arkadaşlar diyorki sen onlara ne kadar sabırlısın, tepene çıkıyorlar ısırıyorlar vs vs. diyorum evet bunları yapıyorlar ama, bir kere allah dedikleri zaman ben hepsini unutuyorum.
 
henüz 3 yaş 2 aylıklar, hamdolsun daha teheccüdü kaçırmazlar, ezan okununca ilk sordukları, ezan okunuyor abdest varmı, hadi kalk namaz.
 
biz bu hallerini muhafaza edelim bize yeter diyorum.
 
Yeni doğdukları zamandan itibaren ben birşey yaptım, sarılırdık bebeklerle, kalplerini kalbime getirir, içimden kuran okurdum, sonra dizime oturtur (6 aydan itibaren) birde sesli okurdum.
 
şimdi maşallah türkçe kelimelere yakın oranda arapça kelimede biliyorlar.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #23 : 09 Aralık 2009, 23:07:58 »

maşaallah Allah nazardan saklasın.ne güzel Rabbim herkese nasip etsin böyle çocuklar.sizide tebrik ederim kardeşim...
Alıntı
Yeni doğdukları zamandan itibaren ben birşey yaptım, sarılırdık bebeklerle, kalplerini kalbime getirir, içimden kuran okurdum, sonra dizime oturtur (6 aydan itibaren) birde sesli okurdum.
bu yaptığınızda aklımızda bulunsun çocuklar büyüdü geçtide artık torunlarımıza yaparız inş.
Logged

Ukab
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #24 : 09 Aralık 2009, 23:14:44 »


inşallah, şu an söyledikleri ilahileri (onların lisanıyla);
 
innilte yayi hassaba yevmen ilel ardıl hayam
belli selami ravdaten fihaaaa en nebiyyül muhteyaaam
ya yasulalah ya habiballah ya yasul ya habib ya nebiyallah Gülümseme
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #25 : 10 Aralık 2009, 00:15:16 »

maşaallah çok güzel.geçen yaz kısmet olmadı ...inş önümüzdeki yaz sivasa geldiğimizde ikizleri görmeyi çok isterim.kısmet olursa:)
Logged

Sayfa: 1 [2]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Fıkıh, İlmihal  |  Soru-Cevap  |  Mezhepler Arasındaki Farklılıklar Üzerine. . . « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: