İtikaf?
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
22 Mayıs 2012, 11:21:08
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Dini Sohbetler  |  Soru-Cevap  |  İtikaf? 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: İtikaf?  (Okunma Sayısı 1277 defa)
enuÅŸa
Aktif Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 257



« : 13 Temmuz 2009, 23:35:47 »

İtikaf nedir ne  deÄŸildir?
İtikafa girmek için bir mürşidin gözetimi altında olmak gerekli midir,
yoksa ben itikafa girdim deyip 10 gün ibadetle meşgul olmalı mı?
İtikafla alakalı  bayanlar nasıl  bir yol izlemeli? TeÅŸekkürler..
Logged

''nE gElmEk vArDıR Ne De gİtmEk ( M.ibn-i Arabi )''
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #1 : 14 Temmuz 2009, 16:42:30 »

İtikafla ilgili, ilmihal kitaplarında bilgiler mevcuddur. İtikafa girmek için, bir Mürşid-i Kamilin gözetiminde olmak şart değildir. Ancak, bu itikaf süresini iyi değerlendirmek için, işin ehli insanlardan, itikaf öncesi destek almakta fayda vardır. Nasılki, bazı oruçlar sahibine açlıktan başka bir şey vemezse, gerekli hazırlıklar yapılmadan olacak bir itikafdada sonuç benzeri olacaktır. Bayanların itikafına gelince, onlar evlerinde, evin uygun bir odasında itikaf edebilirler.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #2 : 15 Temmuz 2009, 13:27:30 »


Merhum "Üstad-ı Muhteremimiz" Mehmed Zahid KOTKU Rahmetullahi Aleyh Hoca Efendinin, son günlerinde, yani vefatından yaklaşık üç buçuk ay önce "İtikaf" ile ilgili yaptığı bazı sohbetlerinden, birlikte istifade edelim.

Åžimdi, Ramazanın 14. gecesini kılacağız bu akÅŸam. Yarın da onbeÅŸinci. Åžimdi bu ayda itikaf denen bir sünneti seniyye var. Bunu yapmak azimetle ameldir. Terkeder yapmazsanız, bir ÅŸey demezler.  Camide 3-5 kimse bu itikâfı yapar; hepimizden yük kalkar. Fakat, bizim bu iÅŸi yapmamıza azimet denir. Binaenaleyh, cesedi beslemek hüner deÄŸil; ruhu beslemektir hüner. Ruhun beslenmesi de azimetle amel ile olur. E, ÅŸimdi herkes camiye gelip kapanamaz amma, mümkün olduÄŸu müddetçe evinin bir odasına gider. Kapısını kapar. Ben burda itikaf yapacağım der. Ruhsat tarafı bu. Efendim, çorbayla iktifa eder. Sabah sahurunu da 21 üzümle yapabilirse; bir parçada ekmekle... "Ya Rabbi, ben sana misafir olarak bunu yapıyorum. Beni affet! Camide yapmam lazımdı amma, iÅŸte vaktim müsait deÄŸil; halim müsait deÄŸil." diye bir takım özürler beyan ederekten hiç olmazsa evcağızına kapan. Dünyadan kendini on gün ayır. Nasıl olsa ayıracaklar ya... İşi var diye bırakıyorlar mı insanı? Vakti gelince herkesi alıp götürüyorlar.
Binaenaleyh, ruhun beslenmesi için en büyük amel, bu ramazan-ı şerifin son on günü olan itikaf günlerini ki: Rasûlü Ekrem (S.A.V)'in işini bilirsiniz, ne kadar ağır idi. Milletin işi, devletin işi, düşmanlarla boğuşma işi... Fakat hiç bir zaman ramazanın 20 sinden sonraki itikafı bırakmadılar. Bir sene bozdular; ertesi şevvalde de iade ettiler. Binaenaleyh bunlara, adam nolacakmış, demiyelim. Bunların büyük faziletleri vardır.
Beni affet ya Rabbi diyerekten, Kuran oku. Kitaplar oku. Başka şeyler oku ama, Allaha gönlünü ver.
Bunun için, Abdulhalık-ı Gücdevani'nin sözünü de unutma! Ne dedi? Vukufi zamani: Zamanını iyi bil dedi. Zamanını boşa kaçırma. Zaman bir kılıçtır. Sen onun kıymetini bilmezsen, o seni keser atar

Onun için Cenab-ı Hak cümlemizi affetsin de, bu mübarek ayda bu itikaf sünnetini yapabilmeye gayret etmeyi cümlemize nasip etsin. Allahüm mağfir verham. Ve tecavez amma ta'lem. Inneke entel eazzül ekrem.
Ya Rabbi... Bu mübarek Ramazan hürmetine bizi affet... Bize hidayet eyle... Bize lütfeyle... Bize ikramını, ihsanını ziyade eyle... Bizi sevdiğin ve razı olduğun kulların arasına kabul eyle...
Zengin olmak hüner değil. Bilgin olmak hüner değil. Hüner, Allah'ın sevdiği bir kul olabilmektir. Onun için takvayı elinden bırakma... Azimet demek, takva ile amel demek. Allah korkusunu içinden çıkartma... Her halinde, Allahu Teala'nın bizimle beraber olduğunu da unutma...
Allah hepimizi affetsin de, bu mübarek Ramazanın son on gününü, itikafla geçirebilmek devletine cümlemizi eriştirsin...
Ben acizim şimdi tabii. Cemaate de gelemiyorum, üzülüyorum. Üzülüyorum ama elimden de birşey gelmiyor... Tabii, bunun sonu, sonluk. İlerisi yok ki... Onun için Allah hepimizi affetsin. Gençliğin kıymetini bilin de... Ben bu güne gelinceye kadar, hiç bir sene de bırakmadım ama, şimdi aczimiz vaki oldu. Tabii yapamıyoruz başka... Ama sizden rica ederim ki, siz yapın da; bize de dua edin de, Allah bize de o sevapları ihsan buyursun.
El fatiha!..
(25 Temmuz 1980 Cuma, 13 Ramazan 1400)
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #3 : 16 Temmuz 2009, 11:39:49 »


İTİKAF (2)
Eûzübillâhimineşşeytanirracîm. Bismillâhirrahma-nirrahîm. Elhamdülillahi rabbil âlemin. Vel akıbetü lil-müttakîn. Vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ Muham-medin ve alihi ve sahbihi ecmaîn.
Muhterem kardaÅŸlar...
En evvela; insanın misafir olduğu zata bakılır. Şimdi, bir bakana misafir olsanız, bir reisicumhur'a misafir olsanız; onu anlatmakla bitiremezsiniz. Ya, varlıkların sahibi Allahu Tealâ'nın evinde, Allah Celle ve Âlâya misafir oluyorsunuz... Bu on gün içerisinde, yemekte içmekte kısaltaraktan ibadetle vaktini geçirir. Lüzumsuz hiç bir hacet için dışarıya çıkamaz. Ancak zaruret miktarı, abdest almak için defi; hacet almak için gibi zaruretlerde dışarı çıkmaya izin verilmiştir. Bundan gayrı zamanda dışarıya da çıkamaz. Boş söz söyleyemez. Onun için, bu ayda ne var? -Kadir gecesi var bu on günde... Bizim bildiğimiz Kadir, işte Ramazan ayının 27. gecesini bellemişizdir. Fakat Cenab-ı Peygamber (s.a.v), 21. gecesinde, 23. gecesinde, 27. gecesinde, hatta 29- gecesinde de Kadir'in olma ihtimali var, diyor. Mutlaka 27 değil yani... 21 den 29'a kadar günlerde Kadri kaçırmamak için, itikaf sünneti seniyyesini bırakmışlar bize... Biz, bu sünneti seniyyeyi icra etmekle, hem memleketimize gelecek afetleri önlemiş oluruz, hem de kendimizi de Cenab-ı Hakk'a teslim etmek suretiyle, kötülüklerimizi iyiliğe çevirmeğe çalışırız.
Malum insan için her şey mümkün de; iyi bir insan olmak, yani Allahu Tealâ'nın istediği ve razı olduğu bir müslüman olma herkese nasib olmuyor. Zengin olmak, bilgin olmak, kuvvet kudret sahibi olmak hüner değil. Bunlar olabilen şeyler. Asıl hüner; Allahu Celle ve Alâ'nın sevdiği ve razı olduğu bir kul olabilmek!..
Bunun için insanlar, çeşitli çarelere başvurmuşlar. Bunun en iyisi de, işte bu ramazanı şerifin 20. gününden sonraki 21. gece ki, bu gece ikindiden sonra camisinde kalır. Ondan sonra, taa bayram gecesine kadar camisinde kalır. Bayram gecesinin akşamından sonra çıkar camisinden. Bunun sevabını söylemeğe gücümüz yetmez. Peygamberimizin sünnetidir. Hiç bir zaman, Peygamberimiz'in işi kadar, kimsede iş olmamıştır. Şimdi, herkes bir bahane bulur; işim çok diye... Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellemdeki işler kadar, kimde iş vardı?.. On sene zarfında, 27 tane muharebeye girmiş çıkmış. Şöyle böyle, demekki senede 3 defa muharebeye girmiş çıkmış. Milletin işi var.... Devletin işi var.... Fakirlik var, zaruretler var. Birçok ihtiyaçların karşısında. Yine öyleyken, Cenab-ı Peygamber, itikâfı bırakmamıştır.
Eshabı kiram da ona uyarak, onlar da itikâflarını yapmışlardır. Bize de sünnet olarak tavsiye edilmiştir... Peygamber Sallallahu Aleyhi Vesellemin ihtiyacı yok... O her zaman itikâf halinde. Fakat bize; "Sünnet olsun da, ümmetim de, bu sünneti icra etsinler; Hakk'ın rızasını kazansınlar; Allah'ın sevdiği iyi bir kul olarak yaşasınlar; iyi bir kul olaraktan da, dünyadan ahirete göçsünler!" diye...

Aziz kardaş!... Hepiniz bilirsiniz ki, insanın alıştığı şeyi terketmesi kadar zor şey yoktur. En basiti, sigara.....
Fakat alışagelmiştir. Herkes söyler. Zararını kendisi de bilir. Bildiği halde bırakması da çok zor. Onun için alışmamak lâzım. Alışılan bir şeyin terki için de, işte bu on günü belle!... Eve gir, Allah'ın evine.... Elini aç! Gönlünü de aç ama, elinle beraber. De ki, "Ya Rab!.. Beni affet.... Beni sana lâyık kul et! Senin sevdiğin bir kul olayım ben....." O bahtiyarlık oldu muydu; dünya da senin, ahiret de senin...
Dünyada cennete girmeyen, ahiret cennetine giremez, demişler. Ahiret cennetine girebilmek için, dünya cennetine girmek lâzım! Dünya cenneti; Hakk'ın rızasını kazanmak.... Hakkın rızasını kazandın mı, dünya da senin için cennet, ahiret de cennet.
Allah hepimizi affetsin de, bu mübarek günlerin kıymetlerini bilip; Hakk'ın rızasını kazanmaya çalışan bahtiyarların arasına, Cenab-ı Hak cümlemizi kabul etsin, inşaallah... Yapmış olduğumuz kusurlar çok. Beşeriz.... Beşeriyyetimiz dolayısıyla hatadan da salim olamayız. Hatadan salim olamadığımızdan dolayı da, Cenab-ı Hak bize istiğfarları bahşetmiş. Onun için, sabahda ve akşamda, her halinde istiğfarı bırakma!.. Gücdüvanî Hazretleri'nin dediği sözü de yabana atma!... Nefeslerini sakın boşa geçirme!.. Allah'ı hatırından zerre kadar çıkarma!.. Onun kulu ol! Onun emrine muti ol! Aldığın verdiğin nefeslerde de bil ki, onu sana aldıran verdiren Allah'tır.
Ashabı kiramın halini biliyorsunuz. Onların derecesine yetişmeğe bizim değil, hiç bir evliyanın gücü yetmez. Abdülkadiri Geylânî, Nakşıbend, Ahmed Rufaî... Bunların hiç birisinin sahabenin derecelerine ulaşmalarına imkân yok. Neden?.. Onlar Cenab-ı Peygamberi gördüler. O görmelerinin şerefiyle öyle yükseldiler ki, arşa kadar. Allahu Tealâ onların hürmetine bizi de affetsin de onlara olan hürmetlerimizi artırsın. Onların izinde gitmeyi cümlemize nasib etsin...
El fatiha!..
Esselâmü aleyküm verahmetullahi ve berakâtühü.
(1 AÄŸustos 1980 Cuma, 20 Ramazan 1400)
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #4 : 17 Temmuz 2009, 18:21:39 »


Mehmed Zahid Kotku (Rh.A)
SON HACLARINDAN DÖNERKEN MEDİNE-İ MÜNEVVERE'DE BİR GRUP İHVANA YAPTIKLARI KONUŞMADAN NOTLAR

(Vefatından 8 gün önce)


Elhamdü-lillâhi rabbil-àlemîn... Vel-âkıbetü lil-müttakîn... Ves-salâtü ves-selâmü alâ seyyidinâ muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn...

Buralarda bin sevap işleniyor, bin de günah...
Bir anlık cihad, kırk hacca bedeldir. Bir anlık büyük cihad, seksen hacca bedeldir...

Büyük cihad, halvetlerle olur. Mustafa Feyzî Hazretleri 24 kez halvet yapmış.

Allah demekten daha efdal ibadet yoktur. Her nefeste Allah'ı hatırla!..

Halvetler sayesinde daim zikir halinde bulunursun. Halvet, toplu da olur; yalnız başına evde de olur. Halvet usûlünü bildiren arapça kitaplar var; ordan alıp yapın!

Senede üç defa halvet yap:

1. Ramazanın son on günü.

2. Zilhiccenin Arafe dahil ilk on günü.

3. Muharremin ilk on günü.


Bir daha toplu halde bulunacağımızı zannetmiyorum!?..

Ne dervişlikte, ne şeyhlikte, ne imamlıkta iş yok... İş, Allah'ın rızasını kazanabilmekte!.. İş, Allah'ın rızasını kazanabilmekte!.. İş, Allah'a kul olabilmekte!..

Allah'ın rızası, az fakat devamlı ibadetle ve günahlardan kaçarak kazanılır. Büyüklerimiz, günahları bin defa okuturlarmış; siz de çok okuyun!..

Gönlünüze şeytanı sokmamağa çalışın; çıkarması çok zor!..

Çok bilmek hüner değil! Çok paranın da hesabı var... Kuvvete sahip olmak da hüner değil!.. Her ilmin üstünde ilim var. İlim, edep ve takvâyı beraber yürütün!..


5 Kasım 1980 - Medine
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #5 : 18 Temmuz 2009, 09:58:46 »

ne güzel konuşmuş M.Zahid KOTKU R.A hocamız.Rabbim onların derecelerini ala etsin.bizlerede onların feyiz ve bereketlerinden nasip etsin,tavsiyelerinide harfiyyen yerine getirmeyi nasip etsin.
 bu konuÅŸmayı buraya ekleyendende Allah razı olsun.
Logged

ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #6 : 20 Temmuz 2009, 11:20:31 »

Mehmed Zahid Kotku (Rh.A) - Cennet Yolları


İtikâf üç nev'idir:

1  — Vâcib,

2  — Sünnet,

3 __ Müstehab'dır.

Nezir ile yapılan itikâflar vâcibdir. Ramazan-ı Şerifi in yirmisinden sonra bayrama kadar yapılan itikâflar sünnettir. Sâir zamanlarda velev, bir saat dahi olsa i'tikâfa niyetle, yapılan halvetlerden i'tikâf sevabı alınır. Birgün, bir hafta, bir sene gibi itikâflar da müstehabdır. İtikâfla niyetle beraber oruçlu bulunmak da şarttır. İtikâfta olan kimse mescidinden zarûretsiz dışarı çıkamaz. Zaruretleri ise; abdest almak gusül, yemek getireni olmazsa, ekmek almaktır. Yemeğini en yakın yerden alıp yine mescidinde yer. Mümkün mertebe, kimse ile konuşmamağa dikkat eder. Kur'ân-ı Kerim ve fıkıh kitaplarını okur, ders, zikir ve evradını yerine getirir. Uykusu da mescidindedir. Mescidinde bulunduğu müddetçe Allah Teâlâ'nın misafiri sayılır. İtikâfın bitiminde mescidden çıkarken anadan doğmuş gibi günâhlardan arınmış olur. Bu itikâf Mekke-i Mü-kerreme'de yapılırsa 100.000, Medine-i Münevvere'de yapılırsa 10.000 ile 1.000 arasında Mescid-i aksâda, yani; Kudüs'deki Mescid-i Ömer'de ise, 500 misli sevabı vardır. Binâenaleyh; bizim mescidlerimiz ile Peygamberimizin mescidleri arasında en aşağı 1.000 itikâf sevabı vardır.

Bir gün İbn-i Abbas radıyallahü anh itikâfda iken, bir müslüman kardeşini, dargın olduğu diğer bir müslüman kardeşi ile barıştırmak için mescidden çıkarken, yine bir müslüman kardeşi ona nereye gidiyorsun? Sen itikâfta değil misin? diye ikaz etmek istemişse de İbn-i Abbas radıyallahü anh cevaben, —Peygamberimizin kabrini göstererek—, Burada yatan zât'dan işittim ki, derken dayanamadan ağlamağa başlamış ve şöyle demiştir. Resûl-i Ekrem Efendimiz:

«Her kim, kardeşinin herhangi bir işine yardımcı olmak için, yürür ve maksadına erişirse, bu hareketi onun on senelik itikâfından hayırlıdır.» buyurmuştur.

Kendi rızâsı için yapılan bir günlük itikâf için, Cenab-ı Hakk o zât ile cehennem arasında her biri arasında sark ile garb veya yer ile gök arası gibi uzaklık bulunan üç büyük hendek kurar, Bu, cehennemin yüzünü bile görmeyecek demektir. Cenab-ı Hakk cümlemize, butun işlerimizde faydalı olmayı nasîb ve muyesser eylesin, âmîn.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« Yanıtla #7 : 21 Temmuz 2009, 11:18:47 »

Prf Dr Mahmud Esad COÅžAN Hoca Efendi  ---  Ramazan ve Güzel Ameller

İtikaf

Temenni ediyoruz, Allah size de gayret, kuvvet versin... Yarışın sonuna doğru bir canlılık versin... Daha güzel kulluk yapmayı, daha güzel ibadetler yapmayı nasib eylesin... Artık tecrübe de kazandınız. Cenab-ı Hakka nasıl böyle ihlâsla kulluk yapılıyormuş oruçla gördünüz, teravihle gördünüz. Gece ibadetleriyle gördünüz. Camilerdeki nûrâniyet, o mükemmel ruhânî hava tabii tesir etti, tecrübeniz arttı. Ona göre Allah-u Teàlâ Hazretleri ramazanın son on gününü güzel geçirmeyi nasîb etsin...



Size önceden güzel şeyleri haber veriyoruz . "Önümüzde şöyle olacak, aman dikkat edin, fırsatı kaçırmayın!" diye âdetimiz bu, gayretimiz bu... Size faydalı olmaya çalışıyoruz, hizmet etmeye çalışıyoruz. Âcizâne, nâcizâne hizmetçiniziz, bendeniziz... Bu hafta size neyi hatırlatmamız lâzım, neyi ikaz etmemiz lâzım?.. Bu hafta i'tikâfı size hatırlatmalıyız. Biliyorsunuz, Peygamber Efendimiz Ramazanın son on gününü, yâni yirmisinden sonraki günlerini i'tikâfla geçirirdi.



O son on güne el-aşrül-evâhir denilir. Yâni âhirinde olan, Ramazanın sonunda olan son on... Ayı üçe ayırırlar, ilk on, ikinci on, üçüncü on. Üçüncü ona el-aşrül-evâhir denilir. Aşr on demek, son on gün. Peygamber Efendimiz son on günde i'tikâfa girerdi. Bu sahih hadis-i şeriflerde kesin olarak beyan edilmiş, kuvvetli bir sünnetidir Peygamber SAS Efendimiz'in.



Hz. Aişe anamız, vâlidemiz RA rivâyet eylemiş. Allah şefaatine nâil eylesin, buyurmuş ki:
(Ennen-nebiyye SAS kâne ya'tekifül-aşrel-evâhire min ramadàn, hattâ teveffâhullàhu teàlâ, sümme a'tekefe ezvâcühû ba'dehû.) buyurmuş. Arapça mübarek metnini okuduğumuz bu hadis-i şerif ne demek?.. Peygamber Efendimiz'in bu zevcesi, validemiz, Aişe anamız buyuruyor ki:



"Peygamber SAS Efendimiz Ramazanın son on gününde âdetiydi, i'tikâf ederdi." Ne zamana kadar?.. (Hattâ teveffâhullàhu teàlâ) "Aziz ve celîl olan Allah-u Teàlâ Hazretleri onun ömrünü bitirinceye kadar, ruhunu kabzedinceye kadar, huzuruna alıncaya kadar; ahirete irtihâl edinceye kadar, vefat edinceye kadar Efendimiz i'tikâf ederdi."

Sonra bir güzel cümle var hadis-i şerifin arkasında, Aişe anamızın ifadesi: (Sümme a'tekefe ezvâcühû ba'dehû.) "Ondan sonra, yâni ahirete irtihal ettikten sonra zevceleri i'tikâfa devam ettiler." diyor.
Başkalarından bahseder gibi konuşuyor ama, tabii kendisi de i'tikâf ederdi. Zaten Peygamber Efendimiz hayatındayken, bir keresinde mescide bir girdi ki, baktı çardırcıklar kurulmuş mescidin orasında, burasında...

"--Bunlar ne?.." dedi,

"--Valideler i'tikâfa niyetlenmişler, çadır kurmuşlar, bölme ayırmışlar mescidin içinde; i'tikâf edecekler." dediler.

Peygamber Efendimiz o zaman girmedi i'tikâfa, o sene şevvalde girdi. Yâni Pergamberimiz'in hayatı zamanında da hanımları i'tikâfa girerlerdi zaten. Yâni bu güzel âdeti Peygamber Efendimiz'den sonra devam ettirdiler demek istiyor Aişe anamız.
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Dini Sohbetler  |  Soru-Cevap  |  İtikaf? « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: