felsefe
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
10 Şubat 2012, 07:29:07
12196 Mesaj 2632 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Dini Sohbetler  |  Soru-Cevap  |  felsefe 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: felsefe  (Okunma Sayısı 658 defa)
faik 29
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


« : 29 Ekim 2009, 12:23:01 »

  1. islamıyette felsefenın yeri.2  felsefe adı altında  allahı tartışmak dogrumudur.
Logged
faik 29
Aktif Üye
**
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 169


« Yanıtla #1 : 12 Kasım 2009, 14:03:10 »

için kullanılmaktadır.
Felsefenin başlıca üç bölümü vardır:
1. Ontoloji (varlık)
2. Epistemoloji (bilgi)
3. Değerler Felsefesi. (Etik (ahlak) ve Estetik)

Varlık felsefesi, "Varlık var mıdır? Varlığın sebebi var mıdır? Eşyanın hakikati nedir?” gibi sorular üzerinde durur.

Bilgi felsefesi, "Bilgi nedir? Eşya hakkında kesin bilgiye ulaşılabilir mi? Bilginin kaynakları nelerdir? Bilginin değeri nedir?" gibi soruları ele alır.

Ahlak felsefesi, ahlakın menşeini, kurallarını araştırır. Estetik ise, sanatla ilgili meseleler üzerinde yorumlar yapar.

Dikkat edilirse, felsefenin araştırdığı konularla, dinin ele aldığı meselelerin çoğu aynıdır. Yani, bu konular, aynı zamanda dinin de konularıdır. Ancak, din bunları vahiy merkezli olarak cevaplandırırken, felsefe akıl merkezli olarak bunlara cevap arar.

İslam dini, menşeinde vahye dayanmakla beraber, akla çok büyük önem verir. Fakat aklı her şey olarak da görmez. Zira, akla dayanan felsefecilerin birbirinden farklı neticelere varmaları da gösteriyor ki, akıl kainatın bütün sırlarını çözmek için yeterli değildir. Görme olayında gören bir gözle beraber bir ışığa da ihtiyaç olduğu gibi, gerçekleri görmek için de akıl gözüyle beraber vahiy güneşine ihtiyaç vardır.

"Akıl mı, yoksa vahiy mi?" şeklindeki bir soru karşısında bir Müslüman "vahyin rehberliğinde akıl" formülünü nazara verir. Yani, ne akıldan vazgeçer, ne de vahiyden. Aklına sahip çıkar, fakat özellikle metafizik konularda mücerret akılla yola çıkmaz, vahyin ışığında aklını kullanır.

Metafizik konularda sadece akılla yol alanlar, gecenin karanlığında önünü aydınlatmaya çalışan ışık böceğine benzer. Vahyin ışığında gidenler ise, gündüz aydınlığında uçan arılar gibidir.

Aklın talebeleri olan felsefeciler tarih boyunca eksik olmamıştır. Günümüzde de, felsefi konuların cazibesi pek çok insanı kendine çekmiş, antik çağdan günümüze uzanan binlerce yıllık zaman dilimi içerisinde onları bir ışık aramaya sevk etmiştir.

Felsefecilerin bir kısmında gerçekten bazı hikmetli sözler, gerçeğe uzanan buluşlar olduğunu kabulle beraber, bu düşünen beyinlerin vahiy güneşine kapalı kalmamaları gerekir.. Yoksa, ömürleri ruhsuz, sönük, soğuk, hayatsız meseleleriyle geçip gidecektir.

Şu noktaya önemle vurgulamak gerekir: Felsefe üzerine yapılan konuşmalarda genellikle “felsefe”nin, yukarıda saydığımız üç koldan birinci ve üçüncü manaları nazara alınır. İkinci manada, yani tabiatla ilgili aklî ilimler şeklinde de kullanılması daha az görülür.. Bu inci konuda akla büyük iş düşer. Kainat kitabına İlahi ilim ve hikmetle yerleştirilen ince manaları araştıran bütün fenni ilimler felsefenin bu bölümüne girer. Biz yukarıdaki açıklamalarımızda daha çok birinci ve üçüncü anlayışlara hitap etmiş olduk.
Logged
önder
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 59


« Yanıtla #2 : 12 Kasım 2009, 18:21:28 »

Esselamu ALeyküm kardeşlerim..Allah razı olsun faik kardeşim...

Felsefenin temeli düşünmektir  bir olguyu düşünmek ona düşünce bakımından eleştirmek akli bakımdan o maddeye veya olguya en açık anlamı vermeye o anlamı akla mantığa uydurmaya çalışmaktır... Kardeşimin yukarıda söylediği gibi bu akıl ve mantık belli bir yere kadar insana yardımcı olablir iman olmadığı sürece bu akıl ve mantık çeşitli kötü niyetlerle dolar taşar günden güne hem kendine hem diğer insanlara zarar verir..o insan imanla dolduğu zaman ise kötülük yerini ışığa bırakır ve o ışığı söndürmeye ise kimsenin karanlığı yetmez.. İman ile felsefe bir arada olunca mevlana farabi gibi büyük düşünürler meydana çıkıyor diğer türlü olunca yani imanın eksik olduğu bir felsefe kafasında Allahıda öldürür(Haşa) Peygamberi de.. bu sebeple sadece felsefe bir işe yaramayacağı gibi çeşitli zararlarıda insan hayatına sokar.. Allah Teala Aklımızı İmanımızı diri saf tutsun... Selametle..
Logged
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Dini Sohbetler  |  Soru-Cevap  |  felsefe « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: