|
_selma_
|
 |
« : 09 Ekim 2009, 19:30:47 » |
|
Ne Yapmalıyız?
Sevap kazanmak için yapabileceğimiz birçok hayırlı iş vardır, bunların içinden daima seçme yapmalı, faydası daha geniş olanı tercih etmeli; şu aziz ömrümüzü en verimli tarzda değerlendirmeye çalışmalıyız.
Hiç şüphesiz devam eden hayırlar, geçici hayırlardan; içtimaî çalışmalar mevzi, ferdî ve şahsî faaliyetlerden; dinî ve uhrevî gayeler, maddî ve dünyevî meşgalelerden daha üstün ve daha kârlıdır.
Bu tarzda düşünme sonucu tercih edilen en verimli, en hayırlı, en kârlı faaliyet türü ise irşat çalışmalarıdır. Bütün okuyucularımıza, bu yönde olağanüstü gayret göstermelerini hararetle tavsiye ederiz.
Daha önceki sayılarımızda okuyucularımıza kadın dernekleri kurmalarının önemini hatırlatmış idik. Anadolu’daki gezilerimizde bazı illerde bu yolda yeni güzel çalışmaların başlatılmış olduğunu sevinçle müşahede ettik. Ev hanımlarımız artık pasiflikten sıyrılıyor, sosyal faaliyetlere katkıda bulunuyor, toplantılar yapıyor, olumlu sonuçlar alıyorlar. Ne mutlu bize!
Sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah’ın senin aracılığınla bir kimseye hidayet nasip etmesi, senin için tüm dünyaya ve ondaki tüm zenginliklere sahip olmandan daha hayırlıdır.”23 buyurduğunu her zaman hatırlamalı; akrabamızı, komşularımızı, arkadaşlarımızı doğru yola çekmeye, uyandırmaya aydınlatmaya çalışmalıyız.
Hafta sonlarında ve tatil günlerinde civar kasaba ve köylere gruplar halinde gitmeli, ziyaretler yapmalı, ev toplantıları tertiplemeliyiz.
Hafta içinde yakın dost ve komşularla toplanmalı, kitaplarımızı, dergilerimizi okumalı, bantları dinlemeli, zikirler, tesbihler, hatimler yapmalı her konuda görgü ve bilgimizi genişletmeye gayret etmeliyiz.
Çocuklarımızın eğitim, öğretim ve terbiyesine özel itina göstermeli, onları da toplantılara götürmeli, sosyal faaliyetlere alıştırmalı, bizlerden sonra yerlerimizi doldurabilecek şekilde yetiştirmeye çabalamalıyız.
Ancak böylece aktif, şuurlu, kararlı ve devamlı çalışırsak nesillerimizi kurtarır, onlara aydınlık gelecekler hazırlamış oluruz. Aksi takdirde deniz sahillerinden, plaj yaşantısından, turist özentisinden başlayan korkunç inhitat ve dejenerasyon, tüm Anadolu şehirlerine bulaşıp –Allah etmesin– istiklal ve istikbalimizi mahva sürükleyecek diye korkuyorum.
Mahmud Esad COŞAN(Başmakaleler) Kasım 1987
Dipnotlar 23: Sehl b. Sa’d’dan (ra.) nakledilen hadis için bk. Ahmed b. Hanbel, V, 333, hadis no: 22872.
|