İmam-ı Gazali'den Hayati Öğütler...
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
19 Mayıs 2012, 09:00:34
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Önemli Åžahsiyetler  |  İmam-ı Gazali'den Hayati Öğütler... 0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: 1 [2]
Gönderen Konu: İmam-ı Gazali'den Hayati Öğütler...  (Okunma Sayısı 2318 defa)
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #15 : 18 Ekim 2009, 22:27:53 »

esteÄŸfirullah...
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #16 : 18 Ekim 2009, 22:41:57 »

teşekkür ederim Allah razı olsun.
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #17 : 19 Ekim 2009, 16:01:19 »

Kardeşinin ayıbını gizle

Ey oÄŸul!

Mü'min kardeşinin bir ayıp ve kusurunu görürsen onu gizle, ifşa edip yayma.

Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Kim bir mü'min kardeşinin kusurunu görür de, halkın yânında onu rüsvay etmezse, Allahü Taâla Kıyamet gününde onun ayıplarını örter, mahşerde halkın huzurunda rüsvay etmez."

Hayırlı işlerde devamlı ol

Ey oÄŸul!

Hayırlı amellerinde sebat et ve işlemede devamlı ol. Birgün yapıp birgün terk etme.

Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Allah katında en sevgili amel, daimi yapılan ameldir. Daimî yapılan amel kişiyi maksuduna ulaştırır."

Anne babana karşı gelme


Ey oÄŸul!

Anne-babana karşı gelme. Gönüllerini kırma. Kalblerini incitme.

Bir kimseden anne-babası razı olmazsa o kimse için Cehennemden iki kapı açılır.

Bir kimsenin anne-babası zâlim olsa bile onlara karşı âsi olmamalıdır.

Cenab-ı Hak, Musa Aleyhisselâma şöyle buyurmuştur: "Ya Musa bil ki, günahların içinde bir günah vardır ki, mizanda en ağır o gelir. O da anne-babası çağırdığı zaman, çocuğun onlara 'efendim' deyip cevap vermemesidir.

Anne babanı darıltma

Ey oÄŸul!

Anne-baban sana darılırsa, sen onlara karşı gelme. Bir köle efendisine nasıl hürmet ve itaat ederse, sen de ana-baban bir iş buyururlarsa o işi çabucak yap ki, sana beddua etmesinler. Eğer sana darılırlarsa onlara karşı kafa tutma. Ellerini öpüp hiddetlerini teskin et

İzzet-i nefsini koru

Ey oÄŸul!

Fakirlere karşı mütevazi ol. Zenginlere karşı zillet gösterme. İzzet-i nefsini koru.

Kimseyi incitme

Ey oÄŸul!

Âhirette selâmet istersen kimseyi incitme. Bir çocuk görünce, "Bu günâh işlememiş masumdur. Ben günahkârım, bu benden üstündür" de. Kendinden yaşlı birisini gördüğün zaman da, "Bu benden çok ibadet etmiştir. Benden efdaldir" de.
aldir"
Kendini herkesten aşağı gör

Ey oÄŸul!

Cahil birisini görürsen, "Bu bilmeyerek günah işler, ben ise bile bile günah işlerim, bu benden efdaldir" de.

Bir fakiri görürsen "Bu imân ve saadetle gider. Ben ise nasıl gideceğimi bilmiyorum. Bu benden efdaldir" diye düşün.

Eğer bu şekilde kendini herkesten aşağı görmezsen Allah katında yüce olamazsın.
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #18 : 20 Ekim 2009, 14:05:09 »

Mü'min kardeşini sevindir

Ey oÄŸul!

Mü'min kardeşini sevindir. Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Bir kimse dünyada bir mü'min kardeşim sevindirirse, Cenab-ı Hak kıyamet gününde onun kalbini ferahlatır."

Başka bir hadiste de şöyle buyurmuştur:

"Bir kimse bir çocuğu sevindirirse, Allah onu şirkten başka bütün geçmiş günahlarını bağışlar."

Mü'min kardeşinin ihtiyacını gör


Ey oÄŸul!

Elinden geldiği kadar mü'min kardeşinin ihtiyacını gör.

Peygamber Efendimiz (a.s.m) şöyle buyurmuştur:

"Kim dünyada bir mü'min kardeşinin ihtiyacını giderirse, Cenab-ı Hak, on'u dünyada, altmışı da âhirette olmak üzere yetmiş ihtiyacını giderir."

Küçük ve büyük kardeşine güzelce davran


Ey oÄŸul!

Eğer kardeşin senden küçük ise, ona edep ve terbiyeyi öğret. Okut ve tahsil yapmasını temin et. Tatlı sözlerle öğüt ver, fena hallere düşmesine mâni ol.

Şayet kardeşin senden büyükse, ona saygı ve hürmet göster, sözünü dinle, anlattıklarına kulak ver. Âhiret kardeşine ise tazimde kusur etme. Senden bir haceti varsa, çabuk yerine getir. Çünkü, ana-baba bir kardeşten âhiret kardeşin daha hayırlıdır.

Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Birbirleriyle Allah için âhiret kardeşi olanlara, Cenab-ı Hak âhirette bir derece ihsan eder ki, hiçbir amelle o manevî dereceye erişilemez."


Eğer âhiret kardeşin uzakta ise ara sıra ziyaret et, ihmal etme.

Oğlunu ve kızını iyi yetiştir

Ey oÄŸul!

. Oğluna ve kızına küçükken edep ve terbiye öğret. Onları iyi yetiştir. Büyüdükleri zaman öğretmen güç olur. Hanımının ve çocuklarının bir suçu olursa bağışla.
Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

"Çocuklarınızın, hanımınızın ve hizmetçinizin suçunu bağışlayınız."


Küçüklerin kabahatim affetmek, büyüklerin şanıdır.

En efdal sadaka ehline, evladına ve hizmetçisine verdiğin sadakadır. Bir hadiste şöyle buyurulmuştur:

"Bir kimse hanımına, çocuklarına ve hizmetçisine gönlünün istediği yemeği yedirirse, Allah Taalâ ona bin derece ihsan eder."

Oğlunu yabancı kadınlarla ülfet ettirme. Yedi yaşında namazı, dokuz yaşında orucu öğret. Günah ve haram olan şeyleri bellet.
Logged

Surseven
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #19 : 20 Ekim 2009, 20:54:40 »

Allah razı olsun. Bu paylaşımları bende diğer kendi arkadaşlarıma nasıl gönderebilirim.Bu çok güzel hizmettir hocam.
Logged

Her şey merkezinde kalsın.
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #20 : 21 Ekim 2009, 17:23:10 »

Misafire ikram et

Ey oÄŸul!

Evine misafir gelirse kapıda karşıla, selâmını al. İzzet ve ikram ile "Hoş geldiniz, safa geldiniz" diyerek önlerine düş.

Odada üst başa oturt. Sen de aşağıya otur. Yemek vaktinden önce gelmişse yemek çıkar. Yemek vaktinden sonra gelmişlerse tatlı birşey ikram et.

Kalkıp giderken "Rahatsız oldunuz, özür dilerim" diyerek kapıya kadar uğurla.

Gece kalmak için akşam üstü gelen misafire de bu şekilde ikram et, yemek yedirdikten sonra gece fazla oturma. Belki misafir yorgundur. Münasip bir yere yatağını yap, yanına su koy, tuvaleti de göster. "Allah rahatlık versin" diyerek kendi odana çekil. Sabah olunca kahvaltı çıkar. Eğer kalıcı misafir ise, kalıncaya kadar gönlünü hoş tut. Gideceği vakit yemek yedirmeden bırakma. Belli bir yere kadar yolcu et, "Allah selamet versin" diye dua et.

Yiyip içerken şunlara dikkat et


Ey oÄŸul!

1. Sofraya oturmadan önce ellerini yıka.

2. Sağ dizini dikip sol dizinin üzerine otur.

3. Tabağın ortasından değil, kendi önünden ye.

4. Sofrada sağa sola eğilerek yanındakileri rahatsız etme.

5. Ağzında lokma varken konuşma.

6. Ağzındaki lokmayı kimseye gösterme.

7. Etrafına çok bakma.

8. Ekmeği ısırıp yemeğe batırma.

9. Vücudunun rahatını istersen az ye ve az iç.

10. Sofradan kalkınca da az su iç.

11. Cemaat içinde sümkürüp tükürme.

12. Su içerken acele ile bardağı dikerek, hort hort içme. Vücuda zarardır. Yavaş yavaş arada nefes alarak iç.

13. Ayakta su içme. Sıhhate zarardır.

14. Bir kimse su isterken sen de isteme.

15. Terli iken su içme.

16. Gece uyanıp su içmek doğru değildir.

17. Eğer çok susamışsan önce ağzını çalkala, sonra az iç.

Çarşı pazarda şunlara dikkat et


Ey oÄŸul!

1. Çarşı pazarda yürürken kimseye omuz vurma, incitme.

2. Kimse ile alay etme.

3. Meydanda yere sümkürme ve tükürme.

4. Elle çekişip kavga etme.

5. Sattığı şeyi geri getirirlerse al.

6. Yalan söyleme

7. Kimseyi aldatma.

8. Dükkânını erken aç, geç kapa ve kaparken Besmele çek ve "La havle velâ kuvvete illâ billahi"l-aliyyilazîm"i oku.

9. Halkla tatlı konuş.

10. Yenecek birşey alırken sahibinin izni olmadan alıp tatma.

11. Aldığın yiyeceği evine açıktan götürme. "O nedir?" diyene tattır.
Logged

Surseven
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #21 : 22 Ekim 2009, 18:04:22 »

S.A
 Allah razı olsun.Bu güzel paylaşımlar için teÅŸekkür ederim.
Logged

Her şey merkezinde kalsın.
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #22 : 22 Ekim 2009, 18:17:59 »

a.s. rica ederim Allah sizdende razı olsun.
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #23 : 23 Ekim 2009, 11:04:33 »

Arkadaşlık hukukuna riayet et

Ey oÄŸul!

Bir kimseyle yol arkadaşlığı yaparsan onun ayağınca yürü, hızlı yürüme.

Öteye beriye sapma.

Yol arkadaşını bırakıp da bir tarafa savuşma. Bir işle meşgul olup da bekletme.

Arkadaşlık hakkını ve onun alışkanlıklarını gözet ki, senden hoşnut olsun.

Ondan ayrılacağın vakit helâlleşip veda et ve elini sık.

Hasta ziyaretine git

Ey oÄŸul!

Hastanın halini hatırını sormak görgü kuralıdır.

Hastayı ziyaret ettiğin zaman odasına habersiz girme.

İçeri girerken selâm ver, hastanın sağ yanına oturup elini okşa. "Neren ağrıyor, hastalığın nedir, şimdi nasılsın?" diye sor. "İnşâallah geçer" diye teselli et ve ümitlendir.

Hastanın yanında çok oturma.

İhtiyacı varsa elinden geldiği kadar yardım et.

Eğer hasta ağır ve kendini bilmiyor veya doktor, kimse ile görüşmesini yasaklamışsa odasına girme, ev halkından haber al veya bir adam gönderip sordur:

Hasta ziyareti insanî bir vazife olduğu gibi, sünnettir ve sevabı çoktur.

Cenazeye katıl

Ey oÄŸul!

Akrabandan, dostlarından veya memleketin ileri gelenlerinden biri vefat ederse cenazesine katıl.

Cenaze sahibine, evlat ve akrabasına orada hazır bulunanlara selâm ver.

Vefat eden fakir ise cenaze masraflarına yardım et. Cenazeyi yaya olarak takip, etmek sünnettir. Mazeretin yoksa mezara kadar yaya git.

Cenazeye katılamıyorsan ailesine mektup yazarak başsağlığı bildir.

Cenazede bulunmak ve cenaze namazını kılmak çok büyük sevaptır
Logged

Surseven
Aktif Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 76



« Yanıtla #24 : 23 Ekim 2009, 20:48:34 »

S.A
 Bu öğütler negüzel!Allah razı olsun size,paylaşımınızdan dolayı.Bu öğütlerin tamamını bizlere Rabbimin yardımıyla uygulamayı nasip etsin.
Logged

Her şey merkezinde kalsın.
_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #25 : 23 Ekim 2009, 21:13:34 »

amin.
Logged

_selma_
Editör
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1272



« Yanıtla #26 : 24 Ekim 2009, 14:23:24 »

ŞÂZELÎ HAZRETLERİ, GAZALÎ'YE AİD RÜ'YASINI ANLATIYOR

"Mescid-i Aksâ'da namaz kıldıktan sonra tefekküre dalmıştım. Uykuya dalar gibi olduğum bir sırada rüya gibi bir hâl ârız oldu. Gördüm ki, mescidin dışında büyük bir cemaat toplanmış, orta yerde üzerinde nurani bir zâtın bulunduğu bir kürsü, etrafında yerlere oturmuş diğer nuranî zâtlar..
.
Merak edip sordum: "Bu zât kimdir, bu cemaat ne için toplanmışlar buraya?"
Cevap verdiler:
"Bu kürsüde oturan Zât. Ahirzaman Nebîsi Hazret-i Muhammed Aleyhisselâm, etrafında yerlerde oturanlar da Mûsâ, İsâ, İbrahim ve Nûh aleyhimüsselâmlar... Diğerleri de Allah indinde makbul diğer mâneviyat büyükleri Hallâc-ı Mansur'u affetmesi için toplanmışlar. Resûlüllah'dan af diliyorlar."

Tam o sırada Mûsâ (as) bulunduğu yerden kalkıp kürsü üzerindeki Âhirzaman Nebisine yaklaşarak şöyle bir sual sordu:

"Yâ Resûlüllah, siz, ümmetimin âlimleri. İsrâiloğullarının peygamberleri gibidirler, buyurmuşsunuz, doğru mu?"

"Evet, doğrudur. Ümmetimden öyle âlimler gelecek ki, Benî İsrâil'in peygamberlerinin irşad ettiği insan kadar insan irşad edecektir."
"Yâ Resûlüllah, böyle bir âlim gösterebilir misiniz?"
"İşte bak İmam-ı Gazali'ye, çok insan irşad eden âlimlerden biridir. Yazdığı eserleriyle çok kimselerin dini hayat yaşamasına sebeb olmuştur."
Bu defa Mûsâ (a.s.), Gazaliye dönerek bir sual sordu. Gazalî Hazretleri, bu tek suale tam on tane cevap verdi. Mûsâ Aleyhisselâm: "Cevap, suale mutabık düşmedi, ben bir sual sordum, sen on tane cevap verdin, sözü uzattın" dedi.
Gazali buna şu cevabı verdi:

"İnsan hürmet duyduğu zatlarla konuşmayı uzatmak için sözü uzatır. Nitekim size de Allahü Azimüşşân
"Elindeki nedir yâ Mûsâ?" diye sorduğunda, siz de: "Âsamdır" demekle kalmamış, sözü uzatarak, "Ona dayanırım, otlattığım koyunları sürerim, daha birçok işler yaparım" diyerek sözü uzatmıştınız. Şayet uzun cevap yerinde olmasa, önce siz uzun cevap vermeyecektiniz. Sizin bu cevabınızı Kur'ân-ı Kerîm'den Tâhâ sûresinde okudum..."

Bunun üzerine Mûsâ Aleyhisselâm tebessüm ederek yerine oturdu..."

Meşhur tarikat büyüğü Şâzelî Hazretleri, bundan sonrasını da şöyle anlatır:
"Ben, diğer peygamberlerin yerde. Âhirzaman Nebisi'nin de kürsü üzerinde oturuşunu düşününce, Onun, diğerlerinden üstünlüğünün bir işareti de budur diye düşünmeye başladım.

Gerçi peygamberler, peygamber olarak birbirlerinden farklı olmazlar. Zira; hepsini de Rabbimiz seçmiş, İlâhi iradesiyle tercih buyurmuştur. Ancak Peygamberlik bakımındân eşit oldukları halde, gördükleri hizmetin umumîliği bakımından farklı olabilirler. Nitekim Âhirzaman Nebisi, diğerleri gibi muayyen millet ve mıntıkaya değil, bütün dünyaya gönderilmiştir. Bu bakımdan, diğerlerinden fazilet bakımından üstün olabilirler.

Böyle düşünürken biri yanımdan bana dürter gibi oldu. Gözlerimi açtığımda kimsenin bulunmadığını, ancak Mescid-i Aksâ'nın müezzininin kandilleri yakmakta olduğunu gördüm. Kandil yakma hizmetinde görünen bu zât, bana şöyle dedi:

"Hiç merak etme. Diğer peygamberlerin hepsi de Onun nûrundan yaratıldı."

Bu sözden sonra kaybolan o müezzini çok aradım, fakat bir daha göremedim."
Logged

Sayfa: 1 [2]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Önemli Åžahsiyetler  |  İmam-ı Gazali'den Hayati Öğütler... « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: