Abdülmecid es Sivasi (k.s) - Pir Abdülmecid Sivasi Hazretleri
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
19 Mayıs 2012, 08:21:22
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Önemli Åžahsiyetler  |  Abdülmecid es Sivasi (k.s) - Pir Abdülmecid Sivasi Hazretleri 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Abdülmecid es Sivasi (k.s) - Pir Abdülmecid Sivasi Hazretleri  (Okunma Sayısı 996 defa)
ene_meczub
Ukab
Admin Yardımcısı
Aktif Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1127



« : 04 Kasım 2009, 13:12:16 »

Turuku Halvetiye'nin dördüncü kolu olan Şemsiyye'nin bir şubesi olan Sivasiyye'nin kurucusudur.

DoÄŸumu ve Ailesi
Pir ABDULMECİD SİVASİ Hazretleri M.1563 Yılında TOKAT İlinin ZİLE ilçesinde doğmuştur. Tam künyesi Ebül'l-Hayr Mecdü'd-Din Abdulmecid b. Muharrem b.Ebü'l Berakat b.Arif Hasan ez-Zili (Zile)es-Sivasi el Hanefidir.
ABDULMECİD SİVASİ Hazretlerinin babası Ebü'l Leys eş-şeyh Muharrem Zili'dir. Horasan'dan gelip Zileye yerleşen Hacı İlyas'ın dört oğlundan büyüğü olandır. Bu zat aynı zamanda Abdulmecid Şirvani Hz.Talebesi ve Halifesidir.

Çocukluğu, tahsili
Kaynakların ifade ettiÄŸine göre yedi yaşına geldiÄŸinde Kuran-ı Kerimi ezberleyen Abdulmecid Sivasi Hz., buluÄŸa erince babasından arapça ilimleri  tahsil etmeye baÅŸlamış, kısa zamanda talebeler arasında temayüz etmiÅŸtir. Bilahere Amcası Ahmed Åžemseddin Sivasiden zahiri ilimleri tedris eden Abdulmecid Sivasi, Yine kısa zamanda diÄŸer din ilimlerini, zamanın ulemasını kıskandıracak kadar iyi öğrenmiÅŸ yüksek derecede ilim sahibi olmuÅŸtur.
Otuz yaşına kadar zahiri ilimler ile meşgul olan Abdulmecid Sivasinin bu yaşa kadar geçirmiş olduğu tahsil devresindeki ilmi seviyesini değerlendiren amcası Şemseddin Sivasiye göre de O, zahiri ilimlerde emsalsiz birisidir demiştir.

Tarikata giriÅŸi
İlk tahsiline tasavufi cevrede başlayan ABDULMECİD SİVASİ otuz yaşına kadar zahiri ilimleri tahsil ettikten sonra gerek bulunduğu çevrenin tesiri gerekse öteden beri ders ve sohbetlerine iştirak ederek feyz aldığı amcası AHMED ŞEMSEDDİN SİVAS'i de gördüğü kemalata ulaşmak ve gönlündeki arayışa cevap bulmak için tasavvufa yönelmiştir.
Ancak ABDULMECİD SİVASİ amcasına biat etmek istediğinde o kendisine şöyle demiştir,"Abdulmecid sen zahiri ilimleri bilirsin bu ilimler sana vucud vermiştir İrşad ve tecelli sana geç gelecektir. Ama gayretli olursan bütün talebelerin önünde olur hepsini geçersin"
Fakat Abdülmecid Sivasi buna rağmen israrla biat etmek istemiş, biatını kabul eden ŞEMS o gece yeğenini halvete sokmuştur. Kısa zamanda bir yere gelmesine rağmen sofilerin zikir deki hallerini beğenmiyor ve tenkid ediyordu. Abdulmecid Sivasi sofilerin bu şekilde zikir tarzlarını da inkar halindeyken gördüğü bir rüya sonrası bu tür düşüncelerini terk etmiş sonra kendisinin de girdiği devranda çok büyük zevk ve şevk sahibi olmuştur.
Bundan sonra ABDULMECİD SİVASİ şeyhinin göstermiş olduğu yolda yürümüş, samimi bir müridin yapması gereken herşeyi yapmış, Şeyhe bağlılık ve hızmet anlayışında kusur etmemiş, bunu ikraren amcası ŞEMS "bizi tamamen yağmaladın"demek suretiyle taltifte bulunmuştur.
Bir ara MERZİFON'a milleti irÅŸada gitmiÅŸ dönüşlerinde EÄžRİ seferinden dönen amcası KaraÅŸems Hazretleri  yolda ölen Pir- zade Åžeyh Veliyüddin efendinin yerine ZİLE'deki Halveti dergahına M.1596 tarihinde halife tayin etmiÅŸtir. Bu arada vefat eden amcası ve MürÅŸidi AHMED ÅžEMSEDDİN SİVASİ efendinin yerine Åžeyh postuna oturan RECEP SİVASİ efendininde vefatından sonra halifelerin ve derviÅŸanın istekleri üzerine SİVAS'taki dergaha postniÅŸin olmuÅŸtur.

İstanbul'a davet ediliÅŸi   
ABDULMECİD SİVAS'inin şöhreti Sivas'a yerleÅŸmeden önce sivas civarlarında duyulmuÅŸtu. Bu ilim ve irfan sahibi ABDULMECİD SİVASİ hazretlerinin şöhretini duyan  devrin padiÅŸahı III Mehmed bir hattı hümayun ile İstanbula davet eder. Bu Hattı hümayunu alan ABDULMECİD Sivasi Hz. Åžeyhinin kabrini ziyaret ettikten sonra  yol tedarikinide yaparak yola koyulur. Bu gidiÅŸte, yanında eÅŸi vefat eden bacısı, Safa hatun ve yeÄŸeni ABDULEHAD NURİ ve diÄŸer iki kardeÅŸinide beraber götürmüştü.
III-Mehmed'in daveti üzerine İSTANBUL'a gelen ABDULMECİD SİVASİ Ayasofya yakınında bir eve yerleşmiş ve burada bir kaçgün istirahatten sonra Yine padışahın isteği üzerine Ayasofya camisinde vaaz ve nasihatte bulunup hadis ve tefsir dersleri vermeye başladı. Kısa zamanda İstanbul'da ünü duyularak halktan ve üst tabaka ile saraydan birçok kişi kendisine biat ettiler. Bunlardan Reis-ül Küttab La'li efendi kendisine EYÜP-Nışancada bahçe içinde hediye ettiği büyük bir eve taşındı.
Daha sonra Çarşamba'da bulunan darus-saade ağalarından Mehmed Ağa Tekkesi kendilerine tevci edilmiş, burada 3 sene hizmet verdikten sonra Selim camisi yakınlarındaki Yavsi Efendi Tekkesi'ne Şeyh olmuşlardır.
M.1628 yılında resmi kuşadı yapılan Sultan Ahmed camisinin açılışına katılmış, temel şeyhi olduğu gibi Cuma günleri olmak üzere Cuma vaazliği kendisine verilmiştir.(Ayrıntılı bilgi için Yrd.Doç.Dr.hazıladığı Kültürbakanlığı tarafından yayınlanan BİR TÜRK MUTASAVVIFI ABDULMECİD SİVAS'i kitabı)

Vefatı
ABDULMECİD SİVASİ Hazretleri yetmiş altı yıllık hareketli ve bereketli bir ömürden sonra Miladi-1639 yılı Ekim ayı içinde vefat etmişlerdir. Pek çok sevenleri bulunan sultan, zamanın bütün meşayih ve önde gelen ricalin katılımasıyla kılınan cenaze namazından sonra EYÜP-Nışanca mahallesinde bulunan evinin bahçesine defnedilmiştir. ABDULMECİD SİVASİ Hazretleri yaptığı evlilikten, bir oğlu ve 4 kızı dünyaya gelmiştir. 103 yaşına kadar yaşayan oğlu AZİZZADE ABDULBAKİ SİVASİ Hazretlerinin kabri de aynı türbede bulunmaktadır. Küçük kızı RAZİYE Sultan ise ABDULEHAD NURİ Hazretleriyle evlenmiş olup o da halk arasında küçük türbe diye bilinen eşinin bulunduğu türbeye defnedilmiştir.

Türbesi ve bugünkü durumu
IV-Mehmed'in annesi Mahpeyker Valide Sultan, ABDULMECİD SİVASİ'nin vefatından iki yıl sonra gördüğü bir rüya üzerine kahyası Behram Ağa nezaretiyle kabrinin üzerine bugünkü türbeyi yaptırmıştır. Zamanın tüm önde gelen zevatının katılmalarıyla türbe açılmış, uzun yıllar her iki bayramın son günlerinde meşayih ve halk aşıklarının toplanıp, sandukayı ortaya alarak etrafında devran ve zikir etmeye devam etmişlerdir.
R.Ekrem KOÇU türbe hakkında bilgi verirken kendi döneminde buranın çok harap bir halde olduğunu, tavanının çökmüş, içinin taş toprak ve pislik içinde olduğunu bahsetmektedir. Halihazırda Sivas ve Ankarada yaşayan bu aileden önde gelen kişilerin de müracatları sonucu vakıflar 1970 yılında aslına uygun bir tamirat yapmış isede, eski harap haline dönüşürken 1997 Yılında kurulan dernek kanalıyla bu engellenmiş, bakımlı tertemiz bir şekilde halihazırda her iki türbeye de hızmet verilmektedir.

Kaynak: halvetisivasi.com
Logged

Canım kurban olsun senin yoluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Gel şefaat eyle kemter kuluna, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sen Hak peygambersin şeksiz gümansız, Sana uymayanlar gider imansız.
Aşık yunus neyler dünyayı sensiz, Adı güzel kendi güzel Muhammed
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  İLİM MECLİSİ  |  Önemli Åžahsiyetler  |  Abdülmecid es Sivasi (k.s) - Pir Abdülmecid Sivasi Hazretleri « önceki sonraki »
    Gitmek istediÄŸiniz yer: