Rabıta-i Mevt (Ölümü Hatırlama)
 

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
19 Mayıs 2012, 07:58:55
12203 Mesaj 2639 Konu Gönderen: 1918 Üye
Son üye: isimbayz
Maneviyat.com  |  GENEL KÜLTÜR  |  Bilinçli Yaşam  |  Felsefe & Psikoloji  |  Rabıta-i Mevt (Ölümü Hatırlama) 0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte. « önceki sonraki »
Sayfa: [1]
Gönderen Konu: Rabıta-i Mevt (Ölümü Hatırlama)  (Okunma Sayısı 665 defa)
Semavi
Administrator
Aktif Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 996


Kimine göre forum, bize göre bir aile


WWW
« : 16 Aralık 2011, 18:58:19 »


Ölümü düşünmek bizi eski alışkanlıklarımız ve yaklaşımlarımızdan kurtaracak güçlü bir araç olabilir.
Ölümümüz hakkında düşünmek, şimdiki anımızın daha fazla idrakine varma eksersizi ve kişisel gelişim sürecini başlatmanın bir yoludur.

   Birkaç yıl önce, Istanbul’daki büyük bir hastanede iki hastaya ameliyat günü verilmişti. Birisi apandisiti bulunan genç bir adam, diğeri ise kanserli yaşlı bir adamdı. Aynı cerrah ikisini de ameliyat etti. Apandisit ameliyatı çok kolaydı ve çabucak bitti. Doktor kanserli adamın vücudunu açtığı zaman, kanserin her yere yayıldığını, bu nedenle ameliyatın bir yararı olmayacağını gördü. Yalnızca kesiği kapatmakla yetindi.

   Doktor genç adamın muhtemelen daha yaşayan uzun yılları olduğunu, yaşlı adamın ise çok az ömrü kaldığını düşündü. O gece genç adam öldü. Yaşlı adam işe bir kaç gün içinde hastaneden taburcu oldu. Aylar sonra, bahçesinden topladığı taze meyve ve sebzelerle, gayet sağlıklı bir görünüş içinde doktoru ziyarete geldi.

Ne kadar ömrümüzün kaldığını bilmiyoruz. Çok güçlü ve sağlıklı olduğumuzu, daha yaşayacak uzun yıllarımız bulunduğunu düşünebiliriz; ancak unutmamalıyız ki ölüm her an gelebilir. Öyleyse kanser gibi çok ciddi bir hastalığımız olsa bile, unutmamalıyız ki eğer Allah (c.c) dilerse, çok uzun yıllar yaşayabiliriz.

Ölüme yönelik iki yaklaşım geliştirmeye ihtiyacımız var. Birincisi; ölüm kaçınılmazdır. Eğer bunu hatırlarsak, daha bilinç ve sorumluluk duygusu içinde bir yaşam süreriz. İkinci yaklaşım ise; vaktimizin ne zaman geleceğini bilmiyoruz. Bir saniye sonra olabileceği gibi, yıllar sonra da olabilir. Bunu biz bilmiyoruz ve hiçbir garantimiz yok.

***

   Şeyh Muzaffer Efendi New York’u ziyaret ederken, genç bir kadın ona: “Sen ve Türk dervişler ziyarete geldiğinde çok etkileniyorum ve bu zamanlarda Allah (c.c)’ın gerçek olduğunu, dualarımız ve manevi çabalarımızın yaşamımızdaki en önemli şey olduğunu biliyorum. Ancak siz ayrıldığınızda, dünya yavaş yavaş geri geliyor ve bütün öğrettikleriniz gerçek dışı görünmeye başlıyor. Allah (c.c) sevgimi nasıl koruyabilirim ve siz gittiğiniz zaman dünyanın beni meşgul etmesini nasıl engelleybilirim?’’

   Şeyh Muzaffer Efendi güldü ve dedi ki: “Benden güç birşey istemediğine sevindim! Senin dünyaya düşkünlüğünün ilacı ölümü hatırlamakatır. Bir zamanlar, Hz. Peygamber’in, manevi bakımdan en fazla tekamül etmiş sahabelerinden birisi olan Ebu Derda’ya bir adam geldi ve ona benzer bir soru sordu. Ebu Derda, o adama hastanede ölüm döşeğinde olanları ve mezarlıkları ziyaret etmesini, cenaze törenlerine katılmasını tavsiye etti. Sen de aynısını yapmalısın.

   Hastaneyi ziyaret ettiğinde, kendini o yatakda gör ve kendine günü birinde o yatağa düşeceğini ve bir daha asla çıkamayacaşını hatırlat. Bir cenaze törenine katıldığın zaman, kendini o tabutun içinde gör ve günün birinde kaçınılmaz olarak senin içinde bir cenaze merasimi yapılacağını düşün. Mezarlığı ziyaret ettiğinde, kendi mezar taşını hayal et ve bil ki senin mezarın bedeninin son istirahat ettiği yeri olacak.

(Prof. Dr. Robert Frager –  Kalp, Nefs & Ruh – Sayfa: 175-177)
Gelenek yayinlari, ist. 2005


Ölümü Tefekkür Etme

   Ölüm meleğinin ziyareti
   Aşağıdaki eksersiz ölüm bilincinizi derinleştirmek için tasarlanmıştır:
Öldünüz. Ölüm meleği olan Hz. Azrail ruhunuzu bedeninizden ayırmak üzere karşınızda göründü. Hz. Azrail size derinden baktı ve dedi ki: “Yaşamınız boyunca yaptığınız iyi ameller nedeniyle, size biraz daha zaman vereceğim.’’ Sonra kayboldu. Hz. Azrail’in “biraz daha zaman’’ ile neyi kasdettiğini söylemediğini fark ettiniz. Hz. Azrail’in her an gelebileceğini bilerek yaşamınızın geri kalan kısmını nasıl yaşamaya başlarsınız?

Ölüm Murakebesi (Meditasyonu)

Yaşıtlarınızdan ahirete göçenleri düşünün. Onlar da bu dünyayı terk ettiklerinde sizin yaşınızda ya da daha genç idiler. Onların kazandıkları şerefi, ünü; sahip oldukları yüksek makamları ve ellerindeki zenginliği düşünün. Bunlardan şimdi ne kaldı? Arkalarında nasıl dullar ve yetimler bıraktıklarını hatırlayın. Onların şimdi yerin altında karanlık dehlizlerde yatan güçlü, aktif bedenlerini düşünün. Gördüğünüz gibi; yaşıtlarınız yaşayacak yalnızca bir günden daha az zamanları kaldığı halde, yirmi yıl yetecek hazırlık yapmak için ahmakça çalıştılar. Hiçbir zaman ölümün bu şekilde, beklenmedik bir zamanda geleceğini ummuyorlardı. Zenginliğinize, gücünüze ya da bilginize ümit bağlamayın. Ölümü, tıpkı doğum gibi, Yaşamın kaçınılmaz bir parçası olarak görün.

(Prof. Dr. Robert Frager – Kalp, Nefs & Ruh – Sayfa: 187-188)

Allah (c.c)’a Nasıl Hitap Edilir?

Bir şeyh dervişine Allah (c.c)’la konuşmak isteyip istemediğini sordu. Derviş istediğini söylediğinde, şeyhi ona ne zaman kendi kendine kalırsa şöyle yakarmasını öğretti:

    Ey Rabbim! Sen olmaksızın ben huzur bulamam. Senin bana gönderdiğin nimetlerini sayamam. Eğer saçımın her bir teli bir dil olsaydı, Sana borçlu olduğum şükrün binde birini bile eda etmeye yetmezdi.

(Prof. Dr. Robert Frager – Kalp, Nefs & Ruh Kitabin son cumleleri.)


‘SONUNU DÜŞÜNEREK İŞE BAŞLAMA’NIN ANLAMI

Bu göz önünde canlandırma deneyimine ciddi bir biçimde katıldıysanız, bir an için derinlerde yatan temel değerlerinizle temasa geçip, Etki Alanınız merkezindeki iç rehberlik sistemiyle kısa bir bağlantı kurdunuz demektir.

   Joseph Addison’un şu sözleri üzerinde düşünün:
   “Yüce insanların mezarlarına baktığım zaman, içimdeki her türlü kıskançlık duygusu ölüyor. Güzel insanların mezar taşlarını okuduğumda, her türlü aşırı arzu sönüyor. Bir mezar taşında anne-babanın yasıyla karşılaştığımda, merhametten içim eziliyor. Aynı anne-babanın mezar taşını gördüğümde, kısa bir süre sonra izleyeceğimiz kişiler için yas tutmanın yararsızlığını düşünüyorum.

    Kralların, kendilerini tahttan indirenlerle birlikte yattığını gördüğümde, yanyana gömülmüş, birbirinin rakibi olan dehaları, ya da yarışmaları ve tartışmalarıyla dünyayı bölen kutsal adamları düşündüğümde, insan türünün küçük rekabetleri, bölücülükleri ve tartışmaları bende hem hüzün hem de hayret uyandırıyor.
    Kimi dün, kimi de altı yüz yıl önce ölmüş insanların mezar taşlarındaki tarihleri okuduğumda, hepimizin çağdaş olacağı ve hep birlikte ortaya çıkacağımız o büyük Gün’ü düşünüyorum.” 
   
(Stephen R. Covey - Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı - Sayfa:110)
Logged


Huzur(u) bulmak için www.kuranvakti.com
Maneviyatınız için www.maneviyat.com
Gençleriniz için
www.hayatname.com
Çocuklarınz için
www.bizimpark.com
Dosyalar için
www.iyidosya.com  
-------------------------------------
Size göre, size özel, sizin için!..
Sayfa: [1]
Maneviyat.com  |  GENEL KÜLTÜR  |  Bilinçli Yaşam  |  Felsefe & Psikoloji  |  Rabıta-i Mevt (Ölümü Hatırlama) « önceki sonraki »
    Gitmek istediğiniz yer: